Danıştay12. Daireİdare Hukuku
Danıştay 12. Daire E.2024/4306 K.2024/5010
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/4306
Karar No : 2024/5010
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av....
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ...
**VEKİLİ:** Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü ...
2- ......Bakanlığı
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...
3- ... Komutanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Manisa İl Jandarma Komutanlığında jandarma albay olarak görev yapan davacının, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca 15/09/2023 tarihinden geçerli olmak üzere re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin ... tarih ve .../... sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarelerce işlem gerekçesi olarak ileri sürülen albay sayısının toplam sayı içindeki yüzdesinin, yönetici kademelendirmesini teşkil eden rütbe dağılımına uygun olarak branş bazında ve mahrut yapılanmada birikimi önleyecek seviyede tutulmaya gayret edildiği, insan kaynağı planlamasının doğrudan ve en sıkı şekilde uygulama alanı bulduğu işlem grubunun, diğer görevlere göre kritik addedilen ve üst düzey yönetici kadrosu olarak albay ve üstü rütbe şeklinde teşkil edilen İl Jandarma Komutanlığı, alay ve eşidi birlik komutanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı karargahındaki başkanlık/daire başkanlığı kadrolarına atanacak personelin belirlenmesi ve bununla bağlantılı sonraki atamalar olduğu, bu kadrolara atanan personel ile maiyeti olarak görev yapacak personelin hiyerarşik yapıya uygun belirlenmesinin zorunlu olduğu hususları kapsamında değerlendirme yapıldığında, dava konusu işlemin davalı idarece albay mevcudunun yüzde on bandında tutulmasına yönelik olduğu, davacının emsali personel ile arasında terfiye yönelik kriterlerde geride kaldığı, re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde; objektif kriterlere, kamu yararı amacına ve hizmet gereklerine aykırı işlem tesisine ilişkin bir veri bulunmadığı gibi, davacının aleyhine subjektif sebeplerle hareket edildiğine ilişkin somut bir verinin de bulunmadığı, davacı hakkında tesis edilen işlemin, davalı idarelere tanınan takdir yetkisi kapsamında olduğu anlaşıldığından, Jandarma Genel Komutanlığı emrinde albay olarak görev yapan davacının, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre bekleme süresi dolmadan kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Meslek hayatı boyunca birçok farklı ve kritik öneme haiz görevlerde bulunduğu, çok sayıda başarı ve üstün başarı belgelerinin bulunduğu, 2023 yılı Eylül ayı itibarıyla 1989-1998 nasıplı albaylıkta 5. yılını dolduran 262 albayın görev süresi uzatılırken, henüz görev süresi dolmamasına rağmen emekliye sevk edildiği, dava dosyasına sunulan bilgiler uyarınca çalıştırılabileceği boş kadro olduğunun anlaşıldığı, hakkında adli ve idari soruşturmanın bulunmadığı, amirlerince verilen düşük sicil ve ödül konusunda katkısının olmadığı, işlediği iddia edilen 8 disiplin cezasından 6'sının teğmen rütbesinde kursiyerlik dönemine ilişkin basit nitelikte cezalar olduğu, üzerlerinden 5 ve 10 yıllık süreler geçtiği için zaten idarece silindiği, dava konusu işlemde idareye tanınan takdir hakkının hukuka uygun ve ölçülü olarak kullanılmadığı, kişi ve kamu yararı arasındaki dengenin gözetilmediği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : ... tarafından; davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun talebinin reddinin gerektiği belirtilerek, temyize konu kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
... Bakanlığı tarafından; savunma verilmemiştir.
... Genel Komutanlığı tarafından; üst kadrolarda yer alan albay rütbesindeki personel sayısının azaltılmasının kaçınılmaz bir hal aldığı, iç güvenlik hizmeti sunan ve başta terörle mücadele olmak üzere suç önleme ve suçluyu yakalama maksatlı teşkil ve teçhiz edilen Jandarma Genel Komutanlığının icra etmekte olduğu hizmetlerin yerine getirilmesinde Devletin üst kademe yöneticileri ile daha koordineli ve uyumlu çalışacağı komuta kademesini atamak ve gerektiğinde değişikliğe gitmenin bu hususta idareye tanınmış bir yetki ve hak olduğu, davacı yönünden emsali albaylara göre sicil not ortalaması ve aldığı ödül ortalamasının daha düşük olup, disiplin cezası ortalamasının ise daha yüksek olduğu, hizmetin en iyi şekilde yürütülmesi maksadıyla kamu yararı doğrultusunda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın.... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 20/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; Manisa İl Jandarma Komutanlığında jandarma albay olarak görev yapan davacının, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca 15/09/2023 tarihinden geçerli olmak üzere re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin 23/08/2023 tarih ve 2023/385 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun 13. maddesinde "...Subaylığa ve astsubaylığa nasıp işlemleri, İçişleri Bakanlığının onayıyla yapılır. Rütbelerindeki bekleme süresinin dolması ya da kadrosuzluk nedenleri ile emekliliğe sevk edilme durumunda olan, ancak hizmetlerine ihtiyaç duyulan albaylar 60 yaşına, generaller ise 65 yaşına kadar İçişleri Bakanının onayıyla görevde bırakılabilirler. İlgili personel, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre albay ve üstü rütbelerde bekleme süreleri dolmadan kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilebilir..." kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükmü değerlendirildiğinde, Kanun'un amacının, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarının gerekli kıldığı hallerde ilgili personelin bekleme süreleri dolmadan re'sen emekli edilmelerine olanak sağlayarak, bu sayede emniyet ve asayiş hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan kadro sayılarının belirlenmesi ve belirlenen bu kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, re'sen emekliye sevk edilenler hakkında kadrosuzluk tazminatının ödenmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Anılan Kanun hükmü ile idareye, re'sen emekliye sevk edeceği personeli belirleme konusunda takdir yetkisi tanındığı açık olmakla birlikte, idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Öte yandan, dava konusu işlemin dayanağı olan 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesindeki düzenlemeye benzer bir kurala, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun geçici 27. maddesinde de yer verilerek, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf emniyet müdürü rütbesini haiz olan personelin re'sen emekliye sevk edilebileceği düzenlemesine yer verildiği, bahsedilen Kanun hükmünün iptali istemiyle açılan davada verilen Anayasa Mahkemesinin 04/05/2017 tarih ve E:2015/41, K:2017/98 sayılı kararında da; idareye tanınan takdir yetkisinin, keyfîlik anlamına gelmeyip kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla ve objektif kriterlere uygun olarak kullanılabileceği, idarenin bu yetkisini kullanırken kamu hizmetinin daha iyi işlemesi veya kamu yararı amacıyla işlem yapabileceği, bunun için ise söz konusu kadrolarda çalışanlar yönünden birtakım ayırt edici objektif kriterlerin kullanılmasının gerektiği hususlarına vurgu yapılmış ve anılan Kanun hükmünün Anayasa'ya aykırılık taşımadığı sonucuna varılarak iptal isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu bağlamda, İdare Hukukunun genel ilkeleri uyarınca, idarenin bu yetkisini kullanırken kamu hizmetinin daha iyi işlemesi veya kamu yararının gerçekleşmesi için işlem tesis etmek zorunda olduğu açıktır. Kamu hizmetinin daha iyi işlemesi veya kamu yararı amacıyla işlem yapılabilmesi için ise, söz konusu kadrolarda görev yapanlar yönünden bir takım ayırt edici objektif kriterlerin belirlenmesi gerekmektedir. Bunun yanında, söz konusu kriterlerin uygulanması sırasında eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması da hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir sonucudur.
Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarece emekliye sevk edilen personelin belirlenmesi aşamasında yapılan değerlendirmelerde, hangi kriterlerin esas alındığına dair dosyaya herhangi bir bilgi ve/veya belge sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, re'sen emekliye sevk edilmesine karar verilen personel belirlenirken; ihtiyaç, mevcut kadro durumu, sicil not ortalaması, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi ve beceri, personelin geçirdiği soruşturmalar ve aldığı cezalar gibi kriterlerin, aynı durumda olan tüm personel yönünden eşit ve objektif bir biçimde uygulanıp uygulanmadığını ortaya koyan bilgi ve belgelerin davalı idarelerden istenilmeksizin eksik inceleme ile verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Nitekim, benzer nitelikteki bir uyuşmazlıkta, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 25/12/2019 tarih ve YD İtiraz No:2019/1194 sayılı karar da bu yöndedir.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, karara katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/4306
Karar No : 2024/5010
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av....
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ...
**VEKİLİ:** Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü ...
2- ......Bakanlığı
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...
3- ... Komutanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Manisa İl Jandarma Komutanlığında jandarma albay olarak görev yapan davacının, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca 15/09/2023 tarihinden geçerli olmak üzere re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin ... tarih ve .../... sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarelerce işlem gerekçesi olarak ileri sürülen albay sayısının toplam sayı içindeki yüzdesinin, yönetici kademelendirmesini teşkil eden rütbe dağılımına uygun olarak branş bazında ve mahrut yapılanmada birikimi önleyecek seviyede tutulmaya gayret edildiği, insan kaynağı planlamasının doğrudan ve en sıkı şekilde uygulama alanı bulduğu işlem grubunun, diğer görevlere göre kritik addedilen ve üst düzey yönetici kadrosu olarak albay ve üstü rütbe şeklinde teşkil edilen İl Jandarma Komutanlığı, alay ve eşidi birlik komutanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı karargahındaki başkanlık/daire başkanlığı kadrolarına atanacak personelin belirlenmesi ve bununla bağlantılı sonraki atamalar olduğu, bu kadrolara atanan personel ile maiyeti olarak görev yapacak personelin hiyerarşik yapıya uygun belirlenmesinin zorunlu olduğu hususları kapsamında değerlendirme yapıldığında, dava konusu işlemin davalı idarece albay mevcudunun yüzde on bandında tutulmasına yönelik olduğu, davacının emsali personel ile arasında terfiye yönelik kriterlerde geride kaldığı, re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde; objektif kriterlere, kamu yararı amacına ve hizmet gereklerine aykırı işlem tesisine ilişkin bir veri bulunmadığı gibi, davacının aleyhine subjektif sebeplerle hareket edildiğine ilişkin somut bir verinin de bulunmadığı, davacı hakkında tesis edilen işlemin, davalı idarelere tanınan takdir yetkisi kapsamında olduğu anlaşıldığından, Jandarma Genel Komutanlığı emrinde albay olarak görev yapan davacının, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre bekleme süresi dolmadan kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Meslek hayatı boyunca birçok farklı ve kritik öneme haiz görevlerde bulunduğu, çok sayıda başarı ve üstün başarı belgelerinin bulunduğu, 2023 yılı Eylül ayı itibarıyla 1989-1998 nasıplı albaylıkta 5. yılını dolduran 262 albayın görev süresi uzatılırken, henüz görev süresi dolmamasına rağmen emekliye sevk edildiği, dava dosyasına sunulan bilgiler uyarınca çalıştırılabileceği boş kadro olduğunun anlaşıldığı, hakkında adli ve idari soruşturmanın bulunmadığı, amirlerince verilen düşük sicil ve ödül konusunda katkısının olmadığı, işlediği iddia edilen 8 disiplin cezasından 6'sının teğmen rütbesinde kursiyerlik dönemine ilişkin basit nitelikte cezalar olduğu, üzerlerinden 5 ve 10 yıllık süreler geçtiği için zaten idarece silindiği, dava konusu işlemde idareye tanınan takdir hakkının hukuka uygun ve ölçülü olarak kullanılmadığı, kişi ve kamu yararı arasındaki dengenin gözetilmediği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : ... tarafından; davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun talebinin reddinin gerektiği belirtilerek, temyize konu kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
... Bakanlığı tarafından; savunma verilmemiştir.
... Genel Komutanlığı tarafından; üst kadrolarda yer alan albay rütbesindeki personel sayısının azaltılmasının kaçınılmaz bir hal aldığı, iç güvenlik hizmeti sunan ve başta terörle mücadele olmak üzere suç önleme ve suçluyu yakalama maksatlı teşkil ve teçhiz edilen Jandarma Genel Komutanlığının icra etmekte olduğu hizmetlerin yerine getirilmesinde Devletin üst kademe yöneticileri ile daha koordineli ve uyumlu çalışacağı komuta kademesini atamak ve gerektiğinde değişikliğe gitmenin bu hususta idareye tanınmış bir yetki ve hak olduğu, davacı yönünden emsali albaylara göre sicil not ortalaması ve aldığı ödül ortalamasının daha düşük olup, disiplin cezası ortalamasının ise daha yüksek olduğu, hizmetin en iyi şekilde yürütülmesi maksadıyla kamu yararı doğrultusunda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın.... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 20/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; Manisa İl Jandarma Komutanlığında jandarma albay olarak görev yapan davacının, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca 15/09/2023 tarihinden geçerli olmak üzere re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin 23/08/2023 tarih ve 2023/385 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun 13. maddesinde "...Subaylığa ve astsubaylığa nasıp işlemleri, İçişleri Bakanlığının onayıyla yapılır. Rütbelerindeki bekleme süresinin dolması ya da kadrosuzluk nedenleri ile emekliliğe sevk edilme durumunda olan, ancak hizmetlerine ihtiyaç duyulan albaylar 60 yaşına, generaller ise 65 yaşına kadar İçişleri Bakanının onayıyla görevde bırakılabilirler. İlgili personel, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre albay ve üstü rütbelerde bekleme süreleri dolmadan kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilebilir..." kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükmü değerlendirildiğinde, Kanun'un amacının, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarının gerekli kıldığı hallerde ilgili personelin bekleme süreleri dolmadan re'sen emekli edilmelerine olanak sağlayarak, bu sayede emniyet ve asayiş hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan kadro sayılarının belirlenmesi ve belirlenen bu kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, re'sen emekliye sevk edilenler hakkında kadrosuzluk tazminatının ödenmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Anılan Kanun hükmü ile idareye, re'sen emekliye sevk edeceği personeli belirleme konusunda takdir yetkisi tanındığı açık olmakla birlikte, idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Öte yandan, dava konusu işlemin dayanağı olan 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesindeki düzenlemeye benzer bir kurala, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun geçici 27. maddesinde de yer verilerek, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf emniyet müdürü rütbesini haiz olan personelin re'sen emekliye sevk edilebileceği düzenlemesine yer verildiği, bahsedilen Kanun hükmünün iptali istemiyle açılan davada verilen Anayasa Mahkemesinin 04/05/2017 tarih ve E:2015/41, K:2017/98 sayılı kararında da; idareye tanınan takdir yetkisinin, keyfîlik anlamına gelmeyip kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla ve objektif kriterlere uygun olarak kullanılabileceği, idarenin bu yetkisini kullanırken kamu hizmetinin daha iyi işlemesi veya kamu yararı amacıyla işlem yapabileceği, bunun için ise söz konusu kadrolarda çalışanlar yönünden birtakım ayırt edici objektif kriterlerin kullanılmasının gerektiği hususlarına vurgu yapılmış ve anılan Kanun hükmünün Anayasa'ya aykırılık taşımadığı sonucuna varılarak iptal isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu bağlamda, İdare Hukukunun genel ilkeleri uyarınca, idarenin bu yetkisini kullanırken kamu hizmetinin daha iyi işlemesi veya kamu yararının gerçekleşmesi için işlem tesis etmek zorunda olduğu açıktır. Kamu hizmetinin daha iyi işlemesi veya kamu yararı amacıyla işlem yapılabilmesi için ise, söz konusu kadrolarda görev yapanlar yönünden bir takım ayırt edici objektif kriterlerin belirlenmesi gerekmektedir. Bunun yanında, söz konusu kriterlerin uygulanması sırasında eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması da hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir sonucudur.
Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarece emekliye sevk edilen personelin belirlenmesi aşamasında yapılan değerlendirmelerde, hangi kriterlerin esas alındığına dair dosyaya herhangi bir bilgi ve/veya belge sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, re'sen emekliye sevk edilmesine karar verilen personel belirlenirken; ihtiyaç, mevcut kadro durumu, sicil not ortalaması, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi ve beceri, personelin geçirdiği soruşturmalar ve aldığı cezalar gibi kriterlerin, aynı durumda olan tüm personel yönünden eşit ve objektif bir biçimde uygulanıp uygulanmadığını ortaya koyan bilgi ve belgelerin davalı idarelerden istenilmeksizin eksik inceleme ile verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Nitekim, benzer nitelikteki bir uyuşmazlıkta, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 25/12/2019 tarih ve YD İtiraz No:2019/1194 sayılı karar da bu yöndedir.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, karara katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.