Danıştay 12. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 12. Daire E.2024/3303 K.2024/5106
Özet: (1) Davacının Jandarma Genel Komutanlığına göre 13. maddede belirlenen kadrosuzluk tazminatı kapsamında, 12/08/2022 Cumhurbaşkanlığı kararının iptali ile 15/09/2022 tarihinden itibaren reşen emekliye sevk edilmesine karar verilmesi için temyiz başvurduğu; (2) Mahkeme, ilk derece kararı ile hak ettiği tazminat ve yasal faizlerinin ödenmesini onaylayarak Cumhurbaşkanlığı kararının iptalini, temyiz giderlerini ise davacının üstüne bırakıp kararını kesinleştirerek dosyayı bölge idare mahkemesine gönderdi.
T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2024/3303
Karar No: 2024/5106
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ...
VEKİLİ: Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...
3- ... Genel Komutanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Jandarma Genel Komutanlığı ... Başkanlığında ... olarak görev yapan davacının, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesi gereğince kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle 15/09/2022 tarihinden geçerli olmak üzere re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin 12/08/2022 tarih ve 2022/412 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Mahkemelerinin 07/02/2023 tarihli ara kararı ile, davalı İçileri Bakanlığı ve davalı Jandarma Genel Komutanlığından; 30 Ağustos 2022 tarihi itibarıyla albay rütbesinde değerlendirmeye giren 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesindeki esaslara göre kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle re'sen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde hangi ölçütlerin belirlendiği ve bu konuda davalı idarlerce herhangi bir karar alınıp alınmadığına ilişkin açıklama yapılarak, savunma dilekçesinde belirtilen resen emekliye sevk edilmesine karar verilen personel belirlenirken; ihtiyaç, mevcut kadro durumu, sicil not ortalaması, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi ve beceri, personelin geçirdiği soruşturmalar ve aldığı cezalar gibi kriterlerin tüm personel yönünden eşit ve objektif bir biçimde uygulanıp uygulanmadığını ortaya koyan bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği, davalı Jandarma Genel Komutanlığı tarafından verilen 03/03/2023 tarihinde kayda giren dilekçede, savunma dilekçesinde yer alan hususlar dışında ilave bildirilecek bir husus olmadığının ve dilekçe ekinde de sadece sicil değerlendirme formlarının gönderildiğinin görüldüğü, davalı idarelerce; 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesindeki esaslara göre kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle re'sen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde hangi ölçütlerin uygulanacağı konusunda herhangi bir karar alınmadığı, 30 Ağustos 2018 tarihinde albay rütbesine nasıplı olan davacı gibi, jandarma albay/kıdemli albay rütbesinde görev yapıp, 30 Ağustos 2022 itibarıyla terfi değerlendirmesine girip de görev süresi uzatılan albay/kıdemli albaylara ait disiplin ceza sayısı, ödül sayısı ve adli/idari soruşturma durumunu gösterir evsaf bilgi kartlarının davacıyla mukayese edilebilmesi için Mahkemelerine gönderilmediği, dolayısıyla davalı idarelerce re'sen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde kullanıldığı belirtilen ölçütlerin (sicil, disiplin, verimlilik, soruşturma gibi) uygulanılmasında eşit ve objektif şekilde işlem tesis edildiğinin ortaya konulmadığı, öte yandan 2021 yılı sicil döneminde davacı hakkında olumsuz kanaat bildiren sıralı sicil amiri ... tarafından davacıya 09/02/2021, 07/02/2022 ve 03/03/2022 tarihinde verilmiş üç adet takdirnamenin bulunduğu, 01/08/2003 tarihinden itibaren davacı hakkında herhangi bir adli veya idari soruşturma, şikayet, ihbar, tutanağının da bulunmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde davacının görevinde başarısızlığı ya da yetersizliği noktasında somut tespitlere yer verilmediği gibi albay rütbesine terfi ettiği tarih öncesinde hakkında yürütülen kovuşturmaların da beraatle neticelendiği görüldüğünden, bu hususun da dava konusu işlem için gerekçe teşkil edemeyeceği birlikte değerlendirildiğinde, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile eşitlik ilkesine uygun kullanılıp kullanılmadığının tespitine imkan vermeyecek şekilde tesis olunan, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, davalı idarece, davacının re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda yukarıda yer verilen gerekçeler dikkate alınarak yeniden bir değerlendirme yapılacağından, bu karar, davacının doğrudan görevine başlatılması sonucunu da doğurmayacağı gibi re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda idare tarafından yeniden bir değerlendirme yapılmasını gerektirmesi nedeniyle, bu aşamada yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde idarenin takdir yetkisinin bulunduğu açık olup, idarenin re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde kamu yararı amacına aykırı ve hizmet gerekleri dışında subjektif sebeplerle hareket ettiğine ilişkin bir verinin bulunmadığı, hangi personelin emekliye sevk edileceğinin belirlenmesi konusunda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının da hukuken olanaklı olmadığı anlaşıldığından, davalı idarelere tanınan takdir yetkisi doğrultusunda, Jandarma Genel Komutanlığı emrinde albay olarak görev yapan davacının, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre Cumhurbaşkanı Onayı ile kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptali ile tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarelerin istinaf istemlerinin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin açıkça hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
Cumhurbaşkanlığı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usule ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
İçişleri Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından, davacının emekliye sevk edilme işleminin hizmetin en iyi şekilde yürütülmesi maksadıyla kamu yararı doğrultusunda hukuka uygun olarak tesis edildiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan
Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına dair İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 21/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2024/3303
Karar No: 2024/5106
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ...
VEKİLİ: Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...
3- ... Genel Komutanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Jandarma Genel Komutanlığı ... Başkanlığında ... olarak görev yapan davacının, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesi gereğince kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle 15/09/2022 tarihinden geçerli olmak üzere re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin 12/08/2022 tarih ve 2022/412 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Mahkemelerinin 07/02/2023 tarihli ara kararı ile, davalı İçileri Bakanlığı ve davalı Jandarma Genel Komutanlığından; 30 Ağustos 2022 tarihi itibarıyla albay rütbesinde değerlendirmeye giren 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesindeki esaslara göre kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle re'sen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde hangi ölçütlerin belirlendiği ve bu konuda davalı idarlerce herhangi bir karar alınıp alınmadığına ilişkin açıklama yapılarak, savunma dilekçesinde belirtilen resen emekliye sevk edilmesine karar verilen personel belirlenirken; ihtiyaç, mevcut kadro durumu, sicil not ortalaması, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi ve beceri, personelin geçirdiği soruşturmalar ve aldığı cezalar gibi kriterlerin tüm personel yönünden eşit ve objektif bir biçimde uygulanıp uygulanmadığını ortaya koyan bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği, davalı Jandarma Genel Komutanlığı tarafından verilen 03/03/2023 tarihinde kayda giren dilekçede, savunma dilekçesinde yer alan hususlar dışında ilave bildirilecek bir husus olmadığının ve dilekçe ekinde de sadece sicil değerlendirme formlarının gönderildiğinin görüldüğü, davalı idarelerce; 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesindeki esaslara göre kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle re'sen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde hangi ölçütlerin uygulanacağı konusunda herhangi bir karar alınmadığı, 30 Ağustos 2018 tarihinde albay rütbesine nasıplı olan davacı gibi, jandarma albay/kıdemli albay rütbesinde görev yapıp, 30 Ağustos 2022 itibarıyla terfi değerlendirmesine girip de görev süresi uzatılan albay/kıdemli albaylara ait disiplin ceza sayısı, ödül sayısı ve adli/idari soruşturma durumunu gösterir evsaf bilgi kartlarının davacıyla mukayese edilebilmesi için Mahkemelerine gönderilmediği, dolayısıyla davalı idarelerce re'sen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde kullanıldığı belirtilen ölçütlerin (sicil, disiplin, verimlilik, soruşturma gibi) uygulanılmasında eşit ve objektif şekilde işlem tesis edildiğinin ortaya konulmadığı, öte yandan 2021 yılı sicil döneminde davacı hakkında olumsuz kanaat bildiren sıralı sicil amiri ... tarafından davacıya 09/02/2021, 07/02/2022 ve 03/03/2022 tarihinde verilmiş üç adet takdirnamenin bulunduğu, 01/08/2003 tarihinden itibaren davacı hakkında herhangi bir adli veya idari soruşturma, şikayet, ihbar, tutanağının da bulunmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde davacının görevinde başarısızlığı ya da yetersizliği noktasında somut tespitlere yer verilmediği gibi albay rütbesine terfi ettiği tarih öncesinde hakkında yürütülen kovuşturmaların da beraatle neticelendiği görüldüğünden, bu hususun da dava konusu işlem için gerekçe teşkil edemeyeceği birlikte değerlendirildiğinde, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile eşitlik ilkesine uygun kullanılıp kullanılmadığının tespitine imkan vermeyecek şekilde tesis olunan, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, davalı idarece, davacının re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda yukarıda yer verilen gerekçeler dikkate alınarak yeniden bir değerlendirme yapılacağından, bu karar, davacının doğrudan görevine başlatılması sonucunu da doğurmayacağı gibi re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda idare tarafından yeniden bir değerlendirme yapılmasını gerektirmesi nedeniyle, bu aşamada yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde idarenin takdir yetkisinin bulunduğu açık olup, idarenin re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde kamu yararı amacına aykırı ve hizmet gerekleri dışında subjektif sebeplerle hareket ettiğine ilişkin bir verinin bulunmadığı, hangi personelin emekliye sevk edileceğinin belirlenmesi konusunda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının da hukuken olanaklı olmadığı anlaşıldığından, davalı idarelere tanınan takdir yetkisi doğrultusunda, Jandarma Genel Komutanlığı emrinde albay olarak görev yapan davacının, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre Cumhurbaşkanı Onayı ile kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptali ile tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarelerin istinaf istemlerinin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin açıkça hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
Cumhurbaşkanlığı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usule ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
İçişleri Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından, davacının emekliye sevk edilme işleminin hizmetin en iyi şekilde yürütülmesi maksadıyla kamu yararı doğrultusunda hukuka uygun olarak tesis edildiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan
Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına dair İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 21/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.