Danıştay12. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 12. Daire E.2024/2230 K.2024/4823
T.C. DANIŞTAY
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/2230
Karar No : 2024/4823
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Piyade uzman çavuş olarak görev yapmakta iken kendisinden istifade edilemediğinden bahisle sözleşmesi feshedilen davacı tarafından, anılan işlemin iptali talebiyle açtığı davanın reddine dair Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; davacının yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların somut tespitlere dayanmadığı, yargılamanın yenilenmesini gerektiren hallerin kanun koyucu tarafından sınırlı olarak belirlendiği, davacının iddialarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinde yer verilen yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin hiçbirisine uymadığı gerekçesiyle yargılanmanın yenilenmesi isteminin reddine, Avukatlık asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : FETÖ terör örgütü üyelerinin sinsi planı ile birçok arkadaşı gibi sözleşmesinin fesh edildiği, örgütün tüm hukuka aykırı işlemlerinin ortaya çıkması, ayrıca açtığı davanın reddinde etkili olan asker kurmay üyelerin terör örgütüne üye oldukları gerekçesiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiklerinin kesilmesi ve askeri yargıda örgütün yapılanmasının tüm çıplaklığı ile ortaya çıkması nedeniyle yargılamanın yenilenmesini talep edildiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin kısmının oybirliğiyle, vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlara Karşı Başvuru Yolları" başlıklı Üçüncü Bölümünde yer alan "Yargılamanın yenilenmesi" başlıklı 53. maddenin birinci fıkrasında; "Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir." kuralına yer verilmiş, "Yargılamanın yenilenmesi usulü" başlıklı 55. maddenin ikinci fıkrasında, "Karşı tarafın savunması alındıktan sonra istekler incelenir ve kanunda yazılı sebepler varsa davaya yeniden bakılarak karar verilir." kuralı, üçüncü fıkrasında da," Yargılamanın yenilenmesi (…) istemleri, kanunda yazılı sebeplere dayanmıyor ise, istemin reddine karar verilir." kuralı yer almaktadır.
Yargılamanın yenilenmesi müessesesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlara Karşı Başvuru Yolları" başlıklı Üçüncü Bölümünde düzenlenmiş olan ve kesinleşmiş hükmün, yine hükmü veren Mahkeme tarafından ortadan kaldırılmasına ve uyuşmazlığın esasının tekrar incelenmesine imkân tanıyan bir kanun yoludur.
Anılan Kanun'da bu kurum, bir dava olarak nitelendirilmemiş, bahsedildiği gibi, kesinleşmiş olan mahkeme kararlarının, Kanun'da sayılan şartlar gerçekleştiği zaman yeniden incelenmesine imkan tanıyan bir "olağanüstü kanun yolu" olarak düzenlenmiştir. Yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine Mahkemece öncelikle yeni bir yargılamaya gidilip gidilemeyeceğine dair bir inceleme/değerlendirme yapılarak ilgili uyuşmazlığın yeniden dava konusu edilebilmesine ilişkin koşulların varlığı veya yokluğu tespit edilmektedir.
Dolayısıyla, kesinleşmiş kararlara karşı bir başvuru yolu olan yargılamanın yenilenmesi başvurusu yeni bir dava olmayıp, başvuruya konu edilen kararın verildiği yargılamanın devamı niteliğindedir. Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi halinde başvuruya konu edilen kararın kesin hüküm niteliği devam etmektedir. Kesin hüküm niteliğindeki kararın değişmesi, bu istemin kabulü ile dava dosyasının yeniden ele alınıp uyuşmazlık hakkında eski karar kaldırılarak yeni bir karar verilmesi halinde mümkündür.
Bu kapsamda, Mahkemece, yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunan tarafça ileri sürülen sebepler yerinde bulunmayarak istemin reddedilmesi nedeniyle yeni bir yargılama sürecinin başlamasına gerek görülmediğinden, bir başka deyişle, bu aşamaya kadar olan süreç eski yargılamanın devamı niteliğinde olduğundan, karşı taraf lehine vekalet ücreti takdirine gerek bulunmamaktadır. Kanun hükmü gereği süresinde savunma sunulmuş olması da bu durumu değiştirmemektedir.
Bu duruma göre, idarî yargı yerince, koşulları oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesi halinde, vekil ile temsil edilen ve dosyaya süresinde savunma sunan taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, temyize konu kararının hüküm fıkrasında yer alan "...Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00-TL avukatlık ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine," yolundaki ibarenin "davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, temyize konu kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/2230
Karar No : 2024/4823
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Piyade uzman çavuş olarak görev yapmakta iken kendisinden istifade edilemediğinden bahisle sözleşmesi feshedilen davacı tarafından, anılan işlemin iptali talebiyle açtığı davanın reddine dair Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; davacının yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların somut tespitlere dayanmadığı, yargılamanın yenilenmesini gerektiren hallerin kanun koyucu tarafından sınırlı olarak belirlendiği, davacının iddialarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinde yer verilen yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin hiçbirisine uymadığı gerekçesiyle yargılanmanın yenilenmesi isteminin reddine, Avukatlık asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : FETÖ terör örgütü üyelerinin sinsi planı ile birçok arkadaşı gibi sözleşmesinin fesh edildiği, örgütün tüm hukuka aykırı işlemlerinin ortaya çıkması, ayrıca açtığı davanın reddinde etkili olan asker kurmay üyelerin terör örgütüne üye oldukları gerekçesiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiklerinin kesilmesi ve askeri yargıda örgütün yapılanmasının tüm çıplaklığı ile ortaya çıkması nedeniyle yargılamanın yenilenmesini talep edildiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin kısmının oybirliğiyle, vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlara Karşı Başvuru Yolları" başlıklı Üçüncü Bölümünde yer alan "Yargılamanın yenilenmesi" başlıklı 53. maddenin birinci fıkrasında; "Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir." kuralına yer verilmiş, "Yargılamanın yenilenmesi usulü" başlıklı 55. maddenin ikinci fıkrasında, "Karşı tarafın savunması alındıktan sonra istekler incelenir ve kanunda yazılı sebepler varsa davaya yeniden bakılarak karar verilir." kuralı, üçüncü fıkrasında da," Yargılamanın yenilenmesi (…) istemleri, kanunda yazılı sebeplere dayanmıyor ise, istemin reddine karar verilir." kuralı yer almaktadır.
Yargılamanın yenilenmesi müessesesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlara Karşı Başvuru Yolları" başlıklı Üçüncü Bölümünde düzenlenmiş olan ve kesinleşmiş hükmün, yine hükmü veren Mahkeme tarafından ortadan kaldırılmasına ve uyuşmazlığın esasının tekrar incelenmesine imkân tanıyan bir kanun yoludur.
Anılan Kanun'da bu kurum, bir dava olarak nitelendirilmemiş, bahsedildiği gibi, kesinleşmiş olan mahkeme kararlarının, Kanun'da sayılan şartlar gerçekleştiği zaman yeniden incelenmesine imkan tanıyan bir "olağanüstü kanun yolu" olarak düzenlenmiştir. Yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine Mahkemece öncelikle yeni bir yargılamaya gidilip gidilemeyeceğine dair bir inceleme/değerlendirme yapılarak ilgili uyuşmazlığın yeniden dava konusu edilebilmesine ilişkin koşulların varlığı veya yokluğu tespit edilmektedir.
Dolayısıyla, kesinleşmiş kararlara karşı bir başvuru yolu olan yargılamanın yenilenmesi başvurusu yeni bir dava olmayıp, başvuruya konu edilen kararın verildiği yargılamanın devamı niteliğindedir. Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi halinde başvuruya konu edilen kararın kesin hüküm niteliği devam etmektedir. Kesin hüküm niteliğindeki kararın değişmesi, bu istemin kabulü ile dava dosyasının yeniden ele alınıp uyuşmazlık hakkında eski karar kaldırılarak yeni bir karar verilmesi halinde mümkündür.
Bu kapsamda, Mahkemece, yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunan tarafça ileri sürülen sebepler yerinde bulunmayarak istemin reddedilmesi nedeniyle yeni bir yargılama sürecinin başlamasına gerek görülmediğinden, bir başka deyişle, bu aşamaya kadar olan süreç eski yargılamanın devamı niteliğinde olduğundan, karşı taraf lehine vekalet ücreti takdirine gerek bulunmamaktadır. Kanun hükmü gereği süresinde savunma sunulmuş olması da bu durumu değiştirmemektedir.
Bu duruma göre, idarî yargı yerince, koşulları oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesi halinde, vekil ile temsil edilen ve dosyaya süresinde savunma sunan taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, temyize konu kararının hüküm fıkrasında yer alan "...Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00-TL avukatlık ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine," yolundaki ibarenin "davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, temyize konu kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.