Danıştay12. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 12. Daire E.2023/2708 K.2024/230
T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/2708
Karar No: 2024/230
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Komutanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen temyiz isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 2017/10. Dönem Sözleşmeli Uzman Erbaş Temini sınavına başvuran davacının, 13/02/2018 tarihinde yapılan yazılı ve sözlü sınavları başarı ile tamamlamasına rağmen sözleşmeli er olarak görev yaptığı ve anılan sınavının başvuru tarihi olan 31/10/2017 tarihi itibariyle üç yıllık sözleşme süresini bitirmediğinden bahisle atamasının yapılmayarak adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 09/11/2015 tarihinde sözleşmeli er olarak göreve başladığı, sözleşme bitiş tarihinin ise 29/01/2019 tarihi olduğu, dava konusu uzman erbaşlığa başvuru sürecinde 3 yıllık sözleşme süresinin bitirmediği, dolayısıyla gerekli şartları haiz olmadığı gerekçesiyle adaylık işlemlerinin sonlandırıldığı açık olmakla birlikte, ilgili mevzuat hükümleri birlikte yorumlandığında, önceden TSK bünyesinde istihdam edilen sözleşmeli er veya erbaşın uzman erbaşlığa başvuru yapmasında bir sakınca bulunmadığı, kendi istekleri üzerine sözleşmelerini feshedenlerin başvuru yapabileceği, 3 yıl görev yapanlar açısından ise sözleşmelerinin feshine gerek olmadığı, sözleşmeleri devam ederken müteakip sözleşme süreleri içerisinde uzman erbaşlığa başvuru yapmaları halinde sözleşmelerinin kendiliğinden son bulacağı hükmünün getirildiği, dolayısıyla 3 yıllık çalışma süresine ilişkin koşulun ağırlaştırıcı değil, kolaylaştırıcı bir hüküm olduğu gözetildiğinde, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının da yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 01/06/2021 tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu uyuşmazlıkta, sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından açılan 2017/10 dönem sözleşmeli uzman erbaş temin faaliyeti kapsamında yapılan sınavlarda başarılı olmasını müteakip, davalı idare tarafından yapılan araştırmada, davacının 9/11/2015 tarihinde sözleşme imzalayarak sözleşmeli er olarak göreve başladığı, mevzuata göre 3 yıllık süre dolmadan 2017/10 dönem sözleşmeli uzman erbaş temini faaliyeti kapsamında 31/10/2017 tarihinde sınava başvuruda bulunduğu, bu tarih itibariyle 3 yıllık sözleşme süresi bitmediğinden davalı idare tarafından adaylık işlemlerinin sonlandırıldığı; İdare Mahkemesince, ilgili mevzuat hükümleri yorumlanmak suretiyle, kendi istekleri ile sözleşmesini feshedenlerin de başvuru yapabileceği, 3 yıl görev yapanlar açısından, sözleşmenin feshine gerek olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; gerek uzman Erbaş Kanunu ve gerekse de Sözleşmeli Er ve Erbaş Kanunu hükümlerine göre, sözleşmeli er ve erbaşların, uzman erbaşlık sınavına başvuru için 3 yıl görev yapmış olma şartının bulunduğu, Sözleşmeli Er ve Erbaş Kanunu'nun 5. maddesine göre, sözleşmeli er ve erbaşların sözleşme süresi sona ermeden tek taraflı sözleşmelerini feshedemeyecekleri, ancak fesih taleplerinin hizmet gerekleri ve koşulları gözetilerek uygun görülmesi halinde idare tarafından fesih yapılabileceği, dolayısıyla bu durumda olup da sözleşmesi idare tarafından feshedilenlerin uzman erbaşlığa başvuruda bulunabilecekleri açık olmakla birlikte, bu hususa ilişkin olarak İdare Mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde görülmemiş olup, uzman erbaş sınavı için başvuru tarihi itibariyle en az üç yıl sözleşmeli er olarak görev yapma koşulunu taşımadığı anlaşılan davacı hakkında davalı idare tarafından tesis olunan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyize tabi uyuşmazlıklardan olmadığı, istinaf başvurusu üzerine verilen kararın kesin olduğu anlaşıldığından, kesin olarak verilmiş karara karşı temyiz başvurusunda bulunulamayacağı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle temyiz isteminin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle alınmamış olan temyiz giderlerinin davacıdan tahsili için İdare Mahkemesince vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/01/2024 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2023/2708
Karar No: 2024/230
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Komutanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen temyiz isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 2017/10. Dönem Sözleşmeli Uzman Erbaş Temini sınavına başvuran davacının, 13/02/2018 tarihinde yapılan yazılı ve sözlü sınavları başarı ile tamamlamasına rağmen sözleşmeli er olarak görev yaptığı ve anılan sınavının başvuru tarihi olan 31/10/2017 tarihi itibariyle üç yıllık sözleşme süresini bitirmediğinden bahisle atamasının yapılmayarak adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 09/11/2015 tarihinde sözleşmeli er olarak göreve başladığı, sözleşme bitiş tarihinin ise 29/01/2019 tarihi olduğu, dava konusu uzman erbaşlığa başvuru sürecinde 3 yıllık sözleşme süresinin bitirmediği, dolayısıyla gerekli şartları haiz olmadığı gerekçesiyle adaylık işlemlerinin sonlandırıldığı açık olmakla birlikte, ilgili mevzuat hükümleri birlikte yorumlandığında, önceden TSK bünyesinde istihdam edilen sözleşmeli er veya erbaşın uzman erbaşlığa başvuru yapmasında bir sakınca bulunmadığı, kendi istekleri üzerine sözleşmelerini feshedenlerin başvuru yapabileceği, 3 yıl görev yapanlar açısından ise sözleşmelerinin feshine gerek olmadığı, sözleşmeleri devam ederken müteakip sözleşme süreleri içerisinde uzman erbaşlığa başvuru yapmaları halinde sözleşmelerinin kendiliğinden son bulacağı hükmünün getirildiği, dolayısıyla 3 yıllık çalışma süresine ilişkin koşulun ağırlaştırıcı değil, kolaylaştırıcı bir hüküm olduğu gözetildiğinde, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının da yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 01/06/2021 tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu uyuşmazlıkta, sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından açılan 2017/10 dönem sözleşmeli uzman erbaş temin faaliyeti kapsamında yapılan sınavlarda başarılı olmasını müteakip, davalı idare tarafından yapılan araştırmada, davacının 9/11/2015 tarihinde sözleşme imzalayarak sözleşmeli er olarak göreve başladığı, mevzuata göre 3 yıllık süre dolmadan 2017/10 dönem sözleşmeli uzman erbaş temini faaliyeti kapsamında 31/10/2017 tarihinde sınava başvuruda bulunduğu, bu tarih itibariyle 3 yıllık sözleşme süresi bitmediğinden davalı idare tarafından adaylık işlemlerinin sonlandırıldığı; İdare Mahkemesince, ilgili mevzuat hükümleri yorumlanmak suretiyle, kendi istekleri ile sözleşmesini feshedenlerin de başvuru yapabileceği, 3 yıl görev yapanlar açısından, sözleşmenin feshine gerek olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; gerek uzman Erbaş Kanunu ve gerekse de Sözleşmeli Er ve Erbaş Kanunu hükümlerine göre, sözleşmeli er ve erbaşların, uzman erbaşlık sınavına başvuru için 3 yıl görev yapmış olma şartının bulunduğu, Sözleşmeli Er ve Erbaş Kanunu'nun 5. maddesine göre, sözleşmeli er ve erbaşların sözleşme süresi sona ermeden tek taraflı sözleşmelerini feshedemeyecekleri, ancak fesih taleplerinin hizmet gerekleri ve koşulları gözetilerek uygun görülmesi halinde idare tarafından fesih yapılabileceği, dolayısıyla bu durumda olup da sözleşmesi idare tarafından feshedilenlerin uzman erbaşlığa başvuruda bulunabilecekleri açık olmakla birlikte, bu hususa ilişkin olarak İdare Mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde görülmemiş olup, uzman erbaş sınavı için başvuru tarihi itibariyle en az üç yıl sözleşmeli er olarak görev yapma koşulunu taşımadığı anlaşılan davacı hakkında davalı idare tarafından tesis olunan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyize tabi uyuşmazlıklardan olmadığı, istinaf başvurusu üzerine verilen kararın kesin olduğu anlaşıldığından, kesin olarak verilmiş karara karşı temyiz başvurusunda bulunulamayacağı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle temyiz isteminin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle alınmamış olan temyiz giderlerinin davacıdan tahsili için İdare Mahkemesince vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/01/2024 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.