Danıştay12. Daireİdare Hukuku
Danıştay 12. Daire E.2023/1523 K.2023/3579
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1523
Karar No : 2023/3579
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
… tarafından … Bakanlığına karşı açılan davada; Ankara 8. İdare Mahkemesinin 10/11/2021 tarih ve E:2021/2196, K:2021/1772 sayılı kararı ile İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 01/12/2022 tarih ve E:2021/2133, K:2022/2229 sayılı kararı üzerine çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki" başlıklı 33. maddesinin üçüncü fıkrasında; kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal haklarıyla ilgili davalarda yetkili mahkemenin, ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul Sektörel -1 Denetim Daire Başkanlığında vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davacının, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına atandığı 21/10/2014 tarihinden itibaren ödenmiş olan maaş ve sair parasal haklarının 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girmesinden önceki mevzuat hükümlerine göre ödenmesi için yaptığı 15/02/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; uyuşmazlığın, kamu personelinin özlük/parasal haklarına ilişkin olduğu ve davacının dava tarihi itibarıyla İstanbul İlinde görev yaptığı dikkate alındığında, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 33. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, davacının görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olan İstanbul İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davanın görüm ve çözümünde İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dava dosyasının İstanbul İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Ankara 8. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 20/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12. maddesinde, “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler." hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise; idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesi olduğu kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul Sektörel -1 Denetim Daire Başkanlığında vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davacının, vergi müfettişliği kadrosuna atanması ve özlük/parasal haklarının ödenmesi için yaptığı 01/05/2020 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının verilmesi istemiyle açılmış olan davada, Ankara 15. İdare Mahkemesinin 06/01/2021 tarih ve E:2020/1507, K:2021/3 sayılı kararıyla, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının ödenmesine karar verilmesi üzerine, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına atandığı 21/10/2014 tarihinden şu ana kadarki süreye ilişkin maaş ve parasal haklarının 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girmesinden önceki mevzuat hükümlerine göre ödenmesi için yaptığı 15/02/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; iptal kararına dayalı olarak açıldığı ve iptal edilen işlemden kaynaklandığı sonucuna varılan işbu davada, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkili mahkemenin; 2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde belirtildiği üzere, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesi olduğu görüşüyle karara katılmıyoruz.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1523
Karar No : 2023/3579
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
… tarafından … Bakanlığına karşı açılan davada; Ankara 8. İdare Mahkemesinin 10/11/2021 tarih ve E:2021/2196, K:2021/1772 sayılı kararı ile İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 01/12/2022 tarih ve E:2021/2133, K:2022/2229 sayılı kararı üzerine çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki" başlıklı 33. maddesinin üçüncü fıkrasında; kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal haklarıyla ilgili davalarda yetkili mahkemenin, ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul Sektörel -1 Denetim Daire Başkanlığında vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davacının, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına atandığı 21/10/2014 tarihinden itibaren ödenmiş olan maaş ve sair parasal haklarının 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girmesinden önceki mevzuat hükümlerine göre ödenmesi için yaptığı 15/02/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; uyuşmazlığın, kamu personelinin özlük/parasal haklarına ilişkin olduğu ve davacının dava tarihi itibarıyla İstanbul İlinde görev yaptığı dikkate alındığında, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 33. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, davacının görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olan İstanbul İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davanın görüm ve çözümünde İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dava dosyasının İstanbul İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Ankara 8. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 20/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12. maddesinde, “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler." hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise; idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesi olduğu kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul Sektörel -1 Denetim Daire Başkanlığında vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davacının, vergi müfettişliği kadrosuna atanması ve özlük/parasal haklarının ödenmesi için yaptığı 01/05/2020 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının verilmesi istemiyle açılmış olan davada, Ankara 15. İdare Mahkemesinin 06/01/2021 tarih ve E:2020/1507, K:2021/3 sayılı kararıyla, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının ödenmesine karar verilmesi üzerine, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına atandığı 21/10/2014 tarihinden şu ana kadarki süreye ilişkin maaş ve parasal haklarının 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girmesinden önceki mevzuat hükümlerine göre ödenmesi için yaptığı 15/02/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; iptal kararına dayalı olarak açıldığı ve iptal edilen işlemden kaynaklandığı sonucuna varılan işbu davada, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkili mahkemenin; 2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde belirtildiği üzere, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesi olduğu görüşüyle karara katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.