Danıştay12. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 12. Daire E.2022/400 K.2023/5779
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/400
Karar No : 2023/5779
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davalı idare aleyhine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara İli, ... Okulu Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshine ilişkin 16/08/2018 tarihli işlemin iptali ile yoksun kaldığı maddi haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz kabul edilmesine dayanak alınan bilgi notunda, kendisinin, "2013 yılında FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir ... Spor ve Sağlık Hiz. İnş. Trz. S. Tic. Ltd. Şti.'de memur olarak SGK kaydının bulunduğu şeklinde istihbari mahiyette bilgiler elde edildiği" belirtilmiş ise de; dosyada bulunan sigorta kayıtlarına göre davacının, bu çalışmasının sadece üç ay sürdüğü, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının da aralarında bulunduğu kişiler hakkında FETÖ mensubu oldukları yönünde 2017 yılında başlatılan soruşturma sonucunda, örgütle herhangi bir bağlantıları olduğu yönünde delil elde edilemediği gerekçesiyle soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği; ... tarih ve ... sayılı bu kararda, davacının, Bank Asya'da hesap kaydının olmadığı, örgütle ilgili herhangi bir sivil toplum kuruluşu üyeliği bulunmadığı, Bylock kullanıcısı olmadığı, bir süre SGK priminin örgütle irtibatlı kurumca ödenmiş olmasının örgütle irtibatlı olduğu yönünde yeterli delil teşkil etmediği; bu durumda, davacı ile ilgili bilgi notunun, başkaca bilgi ya da belgeler ile desteklenmediği sürece tek başına davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak sonuçlandırılmasına dayanak teşkil edemeyeceği, bu sebeple davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilmesi suretiyle adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuki isabet görülmediği; öte yandan, davacının hukuka aykırılığı bu kararla saptanan işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı özlük ve maddi haklarının dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi'nin 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından; Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay'ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk Devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararı üzerine, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe konulduğu; bu duruma göre, 17/04/2021 tarihinde 7315 sayılı Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulduğu, Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği; uyuşmazlıkta, davacı hakkında verilecek iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra, davalı idarece davacının durumu yeniden değerlendirileceğinden, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin, dava konusu işlemin iptali yönünden yapmış olduğu istinaf isteminin gerekçeli olarak reddine; kararın, tazminat isteminin kabulü ile davacının özlük haklarının iadesi ve yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 04/09/2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmına yönelik istinaf isteminin ise kabulüne, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılmasına, bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının, ... (C) Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinine göre yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması üzerine sözleşmesinin sonlandırıldığı, 4045 sayılı Kanun'un işlem tarihinde yürürlükte olduğu ve buna göre tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, harçtan muaf idareleri aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ve dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve maddi haklarının ödenmesi isteminin kabulü ile yoksun kaldığı özlük ve maddi haklarının dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idarenin, dava konusu işlemin iptali yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi; tazminat isteminin kabulü ile davacının özlük haklarının iadesi ve yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 04/09/2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun ise kabulü, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılması, bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyize konu dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/400
Karar No : 2023/5779
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davalı idare aleyhine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara İli, ... Okulu Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshine ilişkin 16/08/2018 tarihli işlemin iptali ile yoksun kaldığı maddi haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz kabul edilmesine dayanak alınan bilgi notunda, kendisinin, "2013 yılında FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir ... Spor ve Sağlık Hiz. İnş. Trz. S. Tic. Ltd. Şti.'de memur olarak SGK kaydının bulunduğu şeklinde istihbari mahiyette bilgiler elde edildiği" belirtilmiş ise de; dosyada bulunan sigorta kayıtlarına göre davacının, bu çalışmasının sadece üç ay sürdüğü, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının da aralarında bulunduğu kişiler hakkında FETÖ mensubu oldukları yönünde 2017 yılında başlatılan soruşturma sonucunda, örgütle herhangi bir bağlantıları olduğu yönünde delil elde edilemediği gerekçesiyle soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği; ... tarih ve ... sayılı bu kararda, davacının, Bank Asya'da hesap kaydının olmadığı, örgütle ilgili herhangi bir sivil toplum kuruluşu üyeliği bulunmadığı, Bylock kullanıcısı olmadığı, bir süre SGK priminin örgütle irtibatlı kurumca ödenmiş olmasının örgütle irtibatlı olduğu yönünde yeterli delil teşkil etmediği; bu durumda, davacı ile ilgili bilgi notunun, başkaca bilgi ya da belgeler ile desteklenmediği sürece tek başına davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak sonuçlandırılmasına dayanak teşkil edemeyeceği, bu sebeple davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilmesi suretiyle adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuki isabet görülmediği; öte yandan, davacının hukuka aykırılığı bu kararla saptanan işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı özlük ve maddi haklarının dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi'nin 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından; Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay'ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk Devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararı üzerine, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe konulduğu; bu duruma göre, 17/04/2021 tarihinde 7315 sayılı Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulduğu, Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği; uyuşmazlıkta, davacı hakkında verilecek iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra, davalı idarece davacının durumu yeniden değerlendirileceğinden, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin, dava konusu işlemin iptali yönünden yapmış olduğu istinaf isteminin gerekçeli olarak reddine; kararın, tazminat isteminin kabulü ile davacının özlük haklarının iadesi ve yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 04/09/2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmına yönelik istinaf isteminin ise kabulüne, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılmasına, bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının, ... (C) Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinine göre yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması üzerine sözleşmesinin sonlandırıldığı, 4045 sayılı Kanun'un işlem tarihinde yürürlükte olduğu ve buna göre tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, harçtan muaf idareleri aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ve dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve maddi haklarının ödenmesi isteminin kabulü ile yoksun kaldığı özlük ve maddi haklarının dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idarenin, dava konusu işlemin iptali yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi; tazminat isteminin kabulü ile davacının özlük haklarının iadesi ve yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 04/09/2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun ise kabulü, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılması, bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyize konu dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.