Danıştay 12. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 12. Daire E.2022/3753 K.2024/5112
Özet: 1) 2020 yılı için sözleşmeli personel olarak görev yapan davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işleme ilişkin beyanlı idari dava; 2) Mahkeme, sözleşmesinin yenilenmemesinin hukuka uygun olduğunu belirterek Bölge İdare Mahkemesi kararının doğruluğunu teyit etmiş ve davayı reddetmiştir.
T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/3753
Karar No: 2024/5112
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli personel olarak görev yapan davacının, 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının tesis sorumlusu olduğu kurumda kayıt dışı olarak bone satışına izin verdiği, kaybolan bone parasında da sorumlu bulunduğu, ilgili mevzuat hükümleri gereğince takdiren ve belirlenen sınırlar çerçevesinde personel istihdam eden davalı idarenin, takdir yetkisine ve belirtilen sebeplere dayanarak davacının sözleşmesinin yenilemeye zorlanamayacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı hakkında "Hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma, görevi kötüye kullanma" suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, "Belediye Başkanlığı'nın bağlı iştirakin şüpheli ... veya diğerlerine bone teslim ettiğine dair bir zimmet belgesi bulunmadığı, şüphelilerin görev içeriklerinde Belediye adına bone satışına dair bir yükümlülük veya görevlendirme olmadığı, hal böyleyken bone satışının fiili olarak görev dışı yapıldığı, şüphelilerin zimmet ve görevlerinde olmayan bir satışı yapmasının görevi kötüye kullanmak suçunu oluşturmayacağı gibi, "şüphelilere teslim edilmiş bir eşya" bulunmadığından hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak suçunun da Kanuni tipiklik unsurlarının oluşmadığı, şüphelilerin eylemi sabit kabul edilmesi halinde müşteki Belediye bakımından sebepsiz zenginleşme ve sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı tazminat hakkının ortaya çıkabileceği, ceza hukuku anlamında suç tanımına uygun bir eylemin bulunmadığı" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, sonuçta gerek davacı hakkında ceza soruşturması sonucu verilen "Kovuşturmaya Yer Olmadığına" ilişkin karar içeriği ve Belediye Başkanlığınca davacıya bone teslim edildiğine dair bir zimmet belgesi bulunmadığı, davacının bone satışı ile ilgili bir görevlendirmesinin bulunmadığı hususu da gözönüne alındığında; davacının dava konusu fiillerinin ancak görev yerinde belirtilen usul ve esaslara uymamaktan dolayı değerlendirilebileceği anlaşılmakta olup, davacının söz konusu fiilerinin fiili durum yaratmasının ise sözleşmenin feshini gerektirmeyeceği gerekçesiyle, davacının istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının tesis sorumlusu olduğu dönemde kayıt dışı olarak bone satışına izin verdiği, kaybolan bone parasından da sorumlu olduğu, ilgili mevzuat gereğince takdiren ve belirlenen sınırlar çerçevesinde personel istihdam eden idarenin, takdir yetkisine ve belirtilen sebeplere dayanarak davacının sözleşmesini yenilemeye zorlanamayacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan
Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 21/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Anayasanın 128. maddesinde “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” düzenlemesine yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinde ise; kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtildikten sonra 4/B bendinde; “Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir”, şeklinde tanımlanmış ve “…sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği” açıklanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir…”, “…Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır” hükmü öngörülmüştür.
Anayasa Mahkemesi'nin 10/03/2011 tarih ve E:2008/54, K:2011/45 sayılı kararıyla da; "... Anayasa’nın 128. maddesinde Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, ..., maddede sözü edilen “diğer kamu görevlileri” kavramının memurlar ve işçiler dışında, kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde, kamu hukuku ilişkisiyle çalışanları kapsadığı, ..., belirtilmek suretiyle, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında çalışanlar, Anayasa'nın 128. maddesinde belirtilen "diğer kamu görevlileri" kapsamında görülmüştür.
Tüm bu yasal mevzuat çerçevesinde; sözleşmeli personel düzenlemesi ile, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, mali yılla sınırlı olarak sözleşmeli personel çalıştırılabileceği düzenlenmek sureti ile memuriyet statüsünden farklı bir istihdam şekline yer verildiği ve bu suretle kamu yönetiminde sınırlı da olsa bir esneklik sağlanarak sözleşmeli personel sistemi ile, sözleşmeli personel açısından kamu hizmetinin gerekleri ile bağlantılı olarak memurlara tanınan yasal güvencelere kıyasla daha sınırlı güvencelere yer verilmiştir.
Buna göre, memurlarla aynı işi yapsalar da çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri memurlardan farklılık arz eden sözleşmeli personel; istihdam koşulları yönünden idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde ihtiyaç duyulan işlerde belli süre ile görev aldığından ihtiyaç duyulan hizmetin tamamlanması yada hizmetine gerek duyulmaması halinde sözleşmesinin bitiminde tekrar yenilenmesi hususunda idare yargı kararı ile zorlanamayacağından bu yolda personelde haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemeyecektir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının 01/01/2014 tarihinden itibaren davalı idarede 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli personel (ekonomist) olarak çalıştığı, davacının hizmetine ihtiyaç bulunmadığından bahisle 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin bildirilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacının davalı ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca 01/01/2014 tarihinden itibaren sözleşmeli personel (ekonomist) olarak görev yaptığı, sözleşmesinin 31/12/2019 tarihinde sona erdiği, davacının davalı Belediyede sözleşmeli personel olarak çalıştığı süre de dikkate alındığında sözleşmesinin yenileneceğine yönelik haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemeyeceği gibi sözleşmesinin yenilenmemesi hususunda (kamu personeli istihdamı konusunda) takdir yetkisine sahip bulunan davalı idarenin bu yetkiyi kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı bir şekilde kullandığının da ortaya konulamadığı görülmektedir.
Bu durumda, sözleşmenin yenilenmemesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile Daire kararına katılmıyorum.
Esas No: 2022/3753
Karar No: 2024/5112
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli personel olarak görev yapan davacının, 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının tesis sorumlusu olduğu kurumda kayıt dışı olarak bone satışına izin verdiği, kaybolan bone parasında da sorumlu bulunduğu, ilgili mevzuat hükümleri gereğince takdiren ve belirlenen sınırlar çerçevesinde personel istihdam eden davalı idarenin, takdir yetkisine ve belirtilen sebeplere dayanarak davacının sözleşmesinin yenilemeye zorlanamayacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı hakkında "Hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma, görevi kötüye kullanma" suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, "Belediye Başkanlığı'nın bağlı iştirakin şüpheli ... veya diğerlerine bone teslim ettiğine dair bir zimmet belgesi bulunmadığı, şüphelilerin görev içeriklerinde Belediye adına bone satışına dair bir yükümlülük veya görevlendirme olmadığı, hal böyleyken bone satışının fiili olarak görev dışı yapıldığı, şüphelilerin zimmet ve görevlerinde olmayan bir satışı yapmasının görevi kötüye kullanmak suçunu oluşturmayacağı gibi, "şüphelilere teslim edilmiş bir eşya" bulunmadığından hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak suçunun da Kanuni tipiklik unsurlarının oluşmadığı, şüphelilerin eylemi sabit kabul edilmesi halinde müşteki Belediye bakımından sebepsiz zenginleşme ve sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı tazminat hakkının ortaya çıkabileceği, ceza hukuku anlamında suç tanımına uygun bir eylemin bulunmadığı" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, sonuçta gerek davacı hakkında ceza soruşturması sonucu verilen "Kovuşturmaya Yer Olmadığına" ilişkin karar içeriği ve Belediye Başkanlığınca davacıya bone teslim edildiğine dair bir zimmet belgesi bulunmadığı, davacının bone satışı ile ilgili bir görevlendirmesinin bulunmadığı hususu da gözönüne alındığında; davacının dava konusu fiillerinin ancak görev yerinde belirtilen usul ve esaslara uymamaktan dolayı değerlendirilebileceği anlaşılmakta olup, davacının söz konusu fiilerinin fiili durum yaratmasının ise sözleşmenin feshini gerektirmeyeceği gerekçesiyle, davacının istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının tesis sorumlusu olduğu dönemde kayıt dışı olarak bone satışına izin verdiği, kaybolan bone parasından da sorumlu olduğu, ilgili mevzuat gereğince takdiren ve belirlenen sınırlar çerçevesinde personel istihdam eden idarenin, takdir yetkisine ve belirtilen sebeplere dayanarak davacının sözleşmesini yenilemeye zorlanamayacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan
Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 21/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Anayasanın 128. maddesinde “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” düzenlemesine yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinde ise; kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtildikten sonra 4/B bendinde; “Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir”, şeklinde tanımlanmış ve “…sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği” açıklanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir…”, “…Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır” hükmü öngörülmüştür.
Anayasa Mahkemesi'nin 10/03/2011 tarih ve E:2008/54, K:2011/45 sayılı kararıyla da; "... Anayasa’nın 128. maddesinde Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, ..., maddede sözü edilen “diğer kamu görevlileri” kavramının memurlar ve işçiler dışında, kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde, kamu hukuku ilişkisiyle çalışanları kapsadığı, ..., belirtilmek suretiyle, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında çalışanlar, Anayasa'nın 128. maddesinde belirtilen "diğer kamu görevlileri" kapsamında görülmüştür.
Tüm bu yasal mevzuat çerçevesinde; sözleşmeli personel düzenlemesi ile, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, mali yılla sınırlı olarak sözleşmeli personel çalıştırılabileceği düzenlenmek sureti ile memuriyet statüsünden farklı bir istihdam şekline yer verildiği ve bu suretle kamu yönetiminde sınırlı da olsa bir esneklik sağlanarak sözleşmeli personel sistemi ile, sözleşmeli personel açısından kamu hizmetinin gerekleri ile bağlantılı olarak memurlara tanınan yasal güvencelere kıyasla daha sınırlı güvencelere yer verilmiştir.
Buna göre, memurlarla aynı işi yapsalar da çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri memurlardan farklılık arz eden sözleşmeli personel; istihdam koşulları yönünden idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde ihtiyaç duyulan işlerde belli süre ile görev aldığından ihtiyaç duyulan hizmetin tamamlanması yada hizmetine gerek duyulmaması halinde sözleşmesinin bitiminde tekrar yenilenmesi hususunda idare yargı kararı ile zorlanamayacağından bu yolda personelde haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemeyecektir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının 01/01/2014 tarihinden itibaren davalı idarede 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli personel (ekonomist) olarak çalıştığı, davacının hizmetine ihtiyaç bulunmadığından bahisle 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin bildirilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacının davalı ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca 01/01/2014 tarihinden itibaren sözleşmeli personel (ekonomist) olarak görev yaptığı, sözleşmesinin 31/12/2019 tarihinde sona erdiği, davacının davalı Belediyede sözleşmeli personel olarak çalıştığı süre de dikkate alındığında sözleşmesinin yenileneceğine yönelik haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemeyeceği gibi sözleşmesinin yenilenmemesi hususunda (kamu personeli istihdamı konusunda) takdir yetkisine sahip bulunan davalı idarenin bu yetkiyi kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı bir şekilde kullandığının da ortaya konulamadığı görülmektedir.
Bu durumda, sözleşmenin yenilenmemesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile Daire kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.