Danıştay 12. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 12. Daire E.2021/447 K.2024/3167
Özet: İstek, Davacı’nın devleti memuru olarak görevten çıkarılmasına yönelik Disiplin Kurulu kararı ve eşliğinde talep edilen yoksun kalan parasal haklarının iadesi üzerine davalıdır. Mahkeme, Disiplin Kurulu kararını bozmuş, Devlet memurluğundan çıkarılma cezasını iptal etmiş ve Davacı’nın yoksun kalan parasal haklarını faiziyle birlikte ödenmesini kabul etmiştir.
T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/447
Karar No: 2024/3167
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... ili, ... Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; zabıt katibi olarak görev yapan davacının, icra müdürlüğünde görevli olduğu esnada tebligat evrakını teslim etmek üzere gelen posta dağıtım görevlisi H.U. ile tebligat evrakının arasında bir adet Cumhuriyet Savcılığına ait tebligat mazbatasının bulunması nedeniyle tartışma yaşadıkları, davacının, karışan evrakı buruşturarak masaya vurup "çık dışarı yeniden düzenle gel" diyerek H.U.'nun yüzüne tokat attığı hususunun olay esnasında orada bulunan icra müdürü, avukat katibi ve taksi şoförü ile olayın tarafı olan posta dağıtım görevlisinin alınan ifadelerinden açıkça anlaşılacağı üzere sabit olduğu, her ne kadar davacı tarafından posta dağıtım görevlisinin davacının evrakı sayarak teslim almasından ve beklemekten hoşlanmamasından dolayı kendisiyle münakaşaya girdiği ve bu esnada kendisini masanın önünde iki eliyle iteklemesi sonucunda davacının H.U.'yu uzaklaştırmak isterken tokat olayının meydana geldiği ileri sürülmekte ise de, disiplin soruşturması esnasında alınan ifadeler ve toplanan delillerden, davacının evrak sayısı hususunda çıkan tartışma üzerine posta dağıtım görevlisine tokat attığı ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendinde yer alan "amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak" fiilini işlediğinin açık olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının posta dağıtıcısı H.U. ile kavga ettiği ve H.U.'yu darp ettiği hususunda duraksamaya yer bulunmamakta ise de, H.U.'nun da davacıyı darp ettiği hususunun sabit olduğu, taraflar ilk kavgayı kimi başlattığına dair birbirine karşı suçlamada bulunsa da, evrakların teslimi sırasında her iki tarafın da kavganın başlamasında kusuru olduğunun anlaşıldığı; kaldı ki, ceza mahkemesi kararında, ilk haksız eylemin kimin tarafından başlatıldığı belli olmadığından, hem davacı hem de H.U. yönünden eylemin haksız tahrik altında işlendiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle TCK'nın 29. maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi uygulananarak cezalandırma yoluna gidilmesinin de bu durumu açıkça ortaya koyduğu; öte yandan, Daire içtihatlarına göre disiplin cezası işlemlerinde bir alt cezanın uygulanıp uygulanmadığı noktasında idarelerin takdir yetkisi bulunduğuna dair yerleşmiş kararlar bulunmasına rağmen, dava konusu işlemde, davacıya bir alt ceza uygulanmamasına dayanak gösterilen, önceden aldığı uyarma disiplin cezasının, istinaf incelemesi aşamasında iptaline karar verildiği hususları göz önüne alındığında, davacının, dava konusu cezaya konu olaydan sonra kendi isteğiyle emekli olan posta dağıtıcısı H.U.'ya yönelik darp fiilinden dolayı 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendinde yer alan "amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak" fiilini işlediği öne sürülerek Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde ölçülülük ilkesine ve hakkaniyete uyarlık, davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı; hukuka aykırılığı yargı mercilerince saptanan idari işlemler nedeniyle ilgililerin uğradığı zararların davalı idarelerce tazmini Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca zorunlu olduğundan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarınının dava açma tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların, dava tarihinden (09/09/2017) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında bahse konu eyleme istinaden kemik kırığına yol açacak şekilde kasten yaralama ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarından ... Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı, davada henüz karar verilmediği, davacının sabit görülen eylemine uyan disiplin cezası ile cezalandırılmasının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
... Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapan davacının, icra müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, 07/07/2015 tarihinde bir tomar tebligat alındısından oluşan evrakı icra müdürlüğü odasında teslim etmek isteyen posta dağıtıcısı ile aralarında çıkan tartışmanın devamında kavga başladığı, karşılıklı boğuşarak ve yumruklaşarak birbirlerini darp ettikleri, her ikisinin tedavi amaçlı ... Devlet Hastanesine başvurduğu, adı geçen Hastaneden davacıya 3 günlük; posta dağıtıcısına ise 21 günlük tek hekim raporu verildiğinin tespiti üzerine, davacı hakkında 08/07/2015 tarihinde disiplin soruşturması başlatıldığı, yapılan soruşturma sonucunda davacının, posta dağıtıcısını darp ettiği ve bu şekilde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendinde yer alan "amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, getirilen teklif doğrultusunda Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, davacının daha önce aldığı disiplin cezası da dikkate alınarak, bir alt ceza uygulanmasına yer olmadığı belirtilerek Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine, temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendinde; "Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış, aynı Kanun'un dördüncü fıkrasında ise, ''Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kanun koyucu, kamu hizmetlerinin uyum ve düzen içinde yürütülmesini sağlamak amacıyla, bu hizmeti sunan kamu görevlileri için bazı kurallar öngörebilir ve bu kurallara uyulmasını temin etmek amacıyla çeşitli disiplin yaptırımları da belirleyebilir. Memurlara disiplin cezası verilmesindeki amaç, kamu hizmetinin yerine getirilmesinde, mevzuat ile belirlenen kuralları eksiksiz bir şekilde yerine getirmekle yükümlü ve yine mevzuat ile getirilen yasaklı davranışlarından kaçınmak durumunda olan kamu görevlilerinin hizmeti aksatan veya disiplin düzenini bozan davranışlarının cezalandırılarak, bozulan kamu hizmeti düzeninin sağlanması ve kamu personelini disiplini bozacak davranışlardan caydırmaktır.
Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine karşı getirilen idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılmak gibi ağır sonuçlara neden olabilen disiplin cezaları, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasa'nın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulmuşlardır.
"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı açıktır.
Her ne kadar davacı hakkında, kemik kırığına yol açacak şekilde kasten yaralama ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret isnadıyla dava açılmış ise de, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile hakaret suçundan beraat, kemik kırığına yol açacak şekilde kasten yaralama suçundan ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığa konu olay; dosya kapsamı, soruşturma raporu, Ceza Mahkemesi kararı ve gerekçesi ile bir bütün halinde incelendiğinde; davacının fiili tecavüzde bulunduğu kişinin, davacıyla eşdeğer görevde çalışan diğer bir memur olmadığı, davacıyla aralarında amir-memur ilişkisinin bulunmadığı, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendinin ancak "amirine", "maiyetindekilere" ve "iş sahiplerine" karşı gerçekleştirilen fiili tecavüzün vuku bulmasında uygulanabileceği; bu haliyle davacının, kendisiyle aynı iş yerinde çalışmayan birine karşı gerçekleştirdiği eylemi ile hakkında uygulanan ceza maddesinin uyuşmadığı, dolayısıyla, cezalandırmadaki tipiklik şartının gerçekleşmediği; bu durumda, davacının fiilinin madde metninde açıkça sayılan kimselerden birine karşı işlenmiş olmamasına rağmen, ceza hukukunun disiplin cezaları bakımından da kabul gören "kıyas yasağı" ilkesine aykırı biçimde uygulanması suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde olmamakla birlikte, sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren (09/06/2017) yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 26/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2021/447
Karar No: 2024/3167
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... ili, ... Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; zabıt katibi olarak görev yapan davacının, icra müdürlüğünde görevli olduğu esnada tebligat evrakını teslim etmek üzere gelen posta dağıtım görevlisi H.U. ile tebligat evrakının arasında bir adet Cumhuriyet Savcılığına ait tebligat mazbatasının bulunması nedeniyle tartışma yaşadıkları, davacının, karışan evrakı buruşturarak masaya vurup "çık dışarı yeniden düzenle gel" diyerek H.U.'nun yüzüne tokat attığı hususunun olay esnasında orada bulunan icra müdürü, avukat katibi ve taksi şoförü ile olayın tarafı olan posta dağıtım görevlisinin alınan ifadelerinden açıkça anlaşılacağı üzere sabit olduğu, her ne kadar davacı tarafından posta dağıtım görevlisinin davacının evrakı sayarak teslim almasından ve beklemekten hoşlanmamasından dolayı kendisiyle münakaşaya girdiği ve bu esnada kendisini masanın önünde iki eliyle iteklemesi sonucunda davacının H.U.'yu uzaklaştırmak isterken tokat olayının meydana geldiği ileri sürülmekte ise de, disiplin soruşturması esnasında alınan ifadeler ve toplanan delillerden, davacının evrak sayısı hususunda çıkan tartışma üzerine posta dağıtım görevlisine tokat attığı ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendinde yer alan "amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak" fiilini işlediğinin açık olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının posta dağıtıcısı H.U. ile kavga ettiği ve H.U.'yu darp ettiği hususunda duraksamaya yer bulunmamakta ise de, H.U.'nun da davacıyı darp ettiği hususunun sabit olduğu, taraflar ilk kavgayı kimi başlattığına dair birbirine karşı suçlamada bulunsa da, evrakların teslimi sırasında her iki tarafın da kavganın başlamasında kusuru olduğunun anlaşıldığı; kaldı ki, ceza mahkemesi kararında, ilk haksız eylemin kimin tarafından başlatıldığı belli olmadığından, hem davacı hem de H.U. yönünden eylemin haksız tahrik altında işlendiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle TCK'nın 29. maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi uygulananarak cezalandırma yoluna gidilmesinin de bu durumu açıkça ortaya koyduğu; öte yandan, Daire içtihatlarına göre disiplin cezası işlemlerinde bir alt cezanın uygulanıp uygulanmadığı noktasında idarelerin takdir yetkisi bulunduğuna dair yerleşmiş kararlar bulunmasına rağmen, dava konusu işlemde, davacıya bir alt ceza uygulanmamasına dayanak gösterilen, önceden aldığı uyarma disiplin cezasının, istinaf incelemesi aşamasında iptaline karar verildiği hususları göz önüne alındığında, davacının, dava konusu cezaya konu olaydan sonra kendi isteğiyle emekli olan posta dağıtıcısı H.U.'ya yönelik darp fiilinden dolayı 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendinde yer alan "amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak" fiilini işlediği öne sürülerek Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde ölçülülük ilkesine ve hakkaniyete uyarlık, davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı; hukuka aykırılığı yargı mercilerince saptanan idari işlemler nedeniyle ilgililerin uğradığı zararların davalı idarelerce tazmini Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca zorunlu olduğundan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarınının dava açma tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların, dava tarihinden (09/09/2017) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında bahse konu eyleme istinaden kemik kırığına yol açacak şekilde kasten yaralama ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarından ... Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı, davada henüz karar verilmediği, davacının sabit görülen eylemine uyan disiplin cezası ile cezalandırılmasının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
... Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapan davacının, icra müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, 07/07/2015 tarihinde bir tomar tebligat alındısından oluşan evrakı icra müdürlüğü odasında teslim etmek isteyen posta dağıtıcısı ile aralarında çıkan tartışmanın devamında kavga başladığı, karşılıklı boğuşarak ve yumruklaşarak birbirlerini darp ettikleri, her ikisinin tedavi amaçlı ... Devlet Hastanesine başvurduğu, adı geçen Hastaneden davacıya 3 günlük; posta dağıtıcısına ise 21 günlük tek hekim raporu verildiğinin tespiti üzerine, davacı hakkında 08/07/2015 tarihinde disiplin soruşturması başlatıldığı, yapılan soruşturma sonucunda davacının, posta dağıtıcısını darp ettiği ve bu şekilde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendinde yer alan "amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, getirilen teklif doğrultusunda Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, davacının daha önce aldığı disiplin cezası da dikkate alınarak, bir alt ceza uygulanmasına yer olmadığı belirtilerek Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine, temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendinde; "Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış, aynı Kanun'un dördüncü fıkrasında ise, ''Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kanun koyucu, kamu hizmetlerinin uyum ve düzen içinde yürütülmesini sağlamak amacıyla, bu hizmeti sunan kamu görevlileri için bazı kurallar öngörebilir ve bu kurallara uyulmasını temin etmek amacıyla çeşitli disiplin yaptırımları da belirleyebilir. Memurlara disiplin cezası verilmesindeki amaç, kamu hizmetinin yerine getirilmesinde, mevzuat ile belirlenen kuralları eksiksiz bir şekilde yerine getirmekle yükümlü ve yine mevzuat ile getirilen yasaklı davranışlarından kaçınmak durumunda olan kamu görevlilerinin hizmeti aksatan veya disiplin düzenini bozan davranışlarının cezalandırılarak, bozulan kamu hizmeti düzeninin sağlanması ve kamu personelini disiplini bozacak davranışlardan caydırmaktır.
Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine karşı getirilen idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılmak gibi ağır sonuçlara neden olabilen disiplin cezaları, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasa'nın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulmuşlardır.
"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı açıktır.
Her ne kadar davacı hakkında, kemik kırığına yol açacak şekilde kasten yaralama ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret isnadıyla dava açılmış ise de, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile hakaret suçundan beraat, kemik kırığına yol açacak şekilde kasten yaralama suçundan ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığa konu olay; dosya kapsamı, soruşturma raporu, Ceza Mahkemesi kararı ve gerekçesi ile bir bütün halinde incelendiğinde; davacının fiili tecavüzde bulunduğu kişinin, davacıyla eşdeğer görevde çalışan diğer bir memur olmadığı, davacıyla aralarında amir-memur ilişkisinin bulunmadığı, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendinin ancak "amirine", "maiyetindekilere" ve "iş sahiplerine" karşı gerçekleştirilen fiili tecavüzün vuku bulmasında uygulanabileceği; bu haliyle davacının, kendisiyle aynı iş yerinde çalışmayan birine karşı gerçekleştirdiği eylemi ile hakkında uygulanan ceza maddesinin uyuşmadığı, dolayısıyla, cezalandırmadaki tipiklik şartının gerçekleşmediği; bu durumda, davacının fiilinin madde metninde açıkça sayılan kimselerden birine karşı işlenmiş olmamasına rağmen, ceza hukukunun disiplin cezaları bakımından da kabul gören "kıyas yasağı" ilkesine aykırı biçimde uygulanması suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde olmamakla birlikte, sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren (09/06/2017) yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 26/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.