Danıştay 12. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 12. Daire E.2020/909 K.2024/1587
Özet: (1) Davacı, Ağrı ili Doğubayazıt Gümrük Müdürlüğü memuru olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasına maruz kaldığında, bu karardan doğan yoksunluk hakları ve faizi talep etti. (2) Danıştay, Yüksek Disiplin Kurulunun kararının hukuka uygun olduğunu kabul eder, memurlukten çıkarma işlemini onaylar ve davacının yoksunluk haklarını faiziyle birlikte ödemesini emrederek temyiz kararını bozmandı.
T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/909
Karar No: 2024/1587
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ağrı ili, Doğubayazıt Gümrük Müdürlüğünde gümrük memuru olarak görev yapan davacı tarafından; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıya isnat edilen fiilin, usulüne uygun olarak yürütülen disiplin soruşturması neticesinde sübuta erdiği görülmekte olup, vazifesi ve bu vazifenin taşıdığı ehemmiyet gereği ilgili mevzuat çerçevesinde kendisine yüklenen sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirerek her türlü gümrük kaçakçılığını tespit ettiği anda önlemekle yükümlü olduğu halde, tam tersine davranışla "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işleyen davacının, bu eylemine uyan Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacı tarafından bir alt ceza verilmesine ilişkin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin üçüncü fıkrasında yazılı hükmün uygulanmadığı ileri sürülmüş ise de; bir derece alt ceza verme konusunda davalı idarenin takdir yetkisi bulunduğu açık olduğundan, bu iddiaya itibar edilmediği; diğer taraftan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, anılan işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesi yönündeki talebin de reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kaçakçılık fiiline kasten göz yummanın sözkonusu olmadığı, ne soruşturma raporunda ne de Yüksek Disiplin Kurulu kararında kaçakçılığa konu bir tespitin bulunmadığı, hakkında kaçakçılık suçundan değil görevi kötüye kullanma suçundan iddianame düzenlendiği, meslekten çıkarma cezasının ölçüsüz olduğu, idarenin takdir yetkisinin eşitlik ilkesine ve hukuka aykırı kullanıldığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 27/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2020/909
Karar No: 2024/1587
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ağrı ili, Doğubayazıt Gümrük Müdürlüğünde gümrük memuru olarak görev yapan davacı tarafından; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıya isnat edilen fiilin, usulüne uygun olarak yürütülen disiplin soruşturması neticesinde sübuta erdiği görülmekte olup, vazifesi ve bu vazifenin taşıdığı ehemmiyet gereği ilgili mevzuat çerçevesinde kendisine yüklenen sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirerek her türlü gümrük kaçakçılığını tespit ettiği anda önlemekle yükümlü olduğu halde, tam tersine davranışla "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işleyen davacının, bu eylemine uyan Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacı tarafından bir alt ceza verilmesine ilişkin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin üçüncü fıkrasında yazılı hükmün uygulanmadığı ileri sürülmüş ise de; bir derece alt ceza verme konusunda davalı idarenin takdir yetkisi bulunduğu açık olduğundan, bu iddiaya itibar edilmediği; diğer taraftan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, anılan işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesi yönündeki talebin de reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kaçakçılık fiiline kasten göz yummanın sözkonusu olmadığı, ne soruşturma raporunda ne de Yüksek Disiplin Kurulu kararında kaçakçılığa konu bir tespitin bulunmadığı, hakkında kaçakçılık suçundan değil görevi kötüye kullanma suçundan iddianame düzenlendiği, meslekten çıkarma cezasının ölçüsüz olduğu, idarenin takdir yetkisinin eşitlik ilkesine ve hukuka aykırı kullanıldığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 27/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.