Danıştay12. Daireİş Hukuku
Danıştay 12. Daire E.2019/4303 K.2023/3468
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4303
Karar No : 2023/3468
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında iş başmüfettişi olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve E.... , K.... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler soruşturma raporu ve ekleri ile ceza mahkemesi kararının birlikte incelenmesinden, davacının denetim görevini ifa ederken sahip olduğu memuriyet nüfuzunu kullanmak suretiyle işverenden menfaat elde ederek memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici harekette bulunduğu, bu fiilinin ağır ceza mahkemesince de ''rüşvet almak'' kapsamında olduğu sonucuna varılarak hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşıldığından, davacının devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, ceza davasında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Düzce ilinde faaliyet gösteren ... Sosyal Hizmetler Temizlik Turizm San. ve. Tic. Ltd. Şti. unvalı işyerinde işçi ücretlerinin bankadan ödenmesi gerekirken elden ödendiği yönünde gelen ihbar üzerine konunun incelenmesine yönelik görevlendirilen iş baş müfettişi davacı tarafından adı geçen işyerinde yapılan denetim sonrasında ... tarih ve ... sayılı raporun tanzim edilerek İş Teftiş Ankara Grup Başkanlığına sunulduğu, bilahare yazılı ve görsel basında davacının denetim görevi için gittiği Düzce ilinde rüşvet almak suçundan emniyet yetkililerince suçüstü yakalanmasının ardından adliyeye sevk edilerek 20/12/2016 tarihinde tutuklandığı yönünde haberin çıkması üzerine, davacının 20/12/2016 tarihi itibariyle görevinden uzaklaştırılmasına karar verilerek konunu soruşturulmasının ... tarih ve ... sayılı olur ile uygun görülerek, muhakkikler tarafından davacının soruşturmaya konu eyleminin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan "Memuriyet sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiiline uyduğu belirtilerek "Devlet Memurluğundan Çıkarma" cezası ile cezalandırılması teklifiyle hazırlanan raporun Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığına sunulduğu olaya ilişkin davacı tarafından verilen savunmada; hiç bir şekilde işveren yetkilisi karşısında tarafına menfaat sağlamaya yönelik olarak nüfuzunu kötüye kullanmaya çalışmadığı, işvereni kendisine menfaat temin etmesi için yönlendirmediği, şirket yetkilisinin beyanlarının gerçeği yansıtamadığının ifade edildiği ancak ileri sürülen bu iddiaların önerilen cezanın reddini gerektirmediği ve isnat edilen suçun sübuta erdiğinden bahisle Yüksek Disiplin Kurulu tarafından davacının devlet memurluğundan çıkarılmasına karar verilmesi üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 129. maddesinde, ''Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir."; 130. maddesinde ise, "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." hükümleri öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 129. maddesinin ikinci fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği belirtilmiş, gerekçesinde ise, "yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnad olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır" ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak Anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği açıklığa kavuşturulmuştur.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesinde diğer disiplin cezaları bakımından memura sadece 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmışken memuriyetten çıkarma cezası açısından 129. maddeyle, soruşturma ile ilgili evrakın incelenmesinden veya vekili vasıtasıyla sözlü savunma yapılmasına kadar, 130. maddeden farklı olarak geniş bir savunma hakkı tanınmış bulunmaktadır. Yasa koyucu ilgili açısından en ağır sonuçları doğuran Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilmesinde, bu şekilde bir savunma hakkı tanımak suretiyle memur statüsü açısından önemli bir güvence sağlanmıştır.
Anayasa hükmü ve 657 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurluğundan çıkarma cezasını vermeye yetkili makam tarafından, davacının hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fiillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınması hukuken zorunlu olup, olayda belirtilen zorunluluğa aykırı olarak 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde yer alan soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma haklarının bulunduğunun hatırlatılmadığı ve bu suretle davacının savunma hakkının kısıtlandığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 129. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulüne uygun son savunma alınmadan, sadece Yüksek Disiplin Kurulunun 15/05/2017 tarihli yazısı ile davacıdan 657 sayılı Kanun'un 130. maddesi uyarınca savunma istenmek suretiyle disiplin cezasının verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davacı hakkında Yüksek Disiplin Kurulunca 657 sayılı Kanun'un 129. maddesine göre son savunması alınmadan tesis edildiği görülen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, bu hususu göz ardı etmek suretiyle işin esasına girilerek verilen davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4303
Karar No : 2023/3468
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında iş başmüfettişi olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve E.... , K.... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler soruşturma raporu ve ekleri ile ceza mahkemesi kararının birlikte incelenmesinden, davacının denetim görevini ifa ederken sahip olduğu memuriyet nüfuzunu kullanmak suretiyle işverenden menfaat elde ederek memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici harekette bulunduğu, bu fiilinin ağır ceza mahkemesince de ''rüşvet almak'' kapsamında olduğu sonucuna varılarak hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşıldığından, davacının devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, ceza davasında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Düzce ilinde faaliyet gösteren ... Sosyal Hizmetler Temizlik Turizm San. ve. Tic. Ltd. Şti. unvalı işyerinde işçi ücretlerinin bankadan ödenmesi gerekirken elden ödendiği yönünde gelen ihbar üzerine konunun incelenmesine yönelik görevlendirilen iş baş müfettişi davacı tarafından adı geçen işyerinde yapılan denetim sonrasında ... tarih ve ... sayılı raporun tanzim edilerek İş Teftiş Ankara Grup Başkanlığına sunulduğu, bilahare yazılı ve görsel basında davacının denetim görevi için gittiği Düzce ilinde rüşvet almak suçundan emniyet yetkililerince suçüstü yakalanmasının ardından adliyeye sevk edilerek 20/12/2016 tarihinde tutuklandığı yönünde haberin çıkması üzerine, davacının 20/12/2016 tarihi itibariyle görevinden uzaklaştırılmasına karar verilerek konunu soruşturulmasının ... tarih ve ... sayılı olur ile uygun görülerek, muhakkikler tarafından davacının soruşturmaya konu eyleminin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan "Memuriyet sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiiline uyduğu belirtilerek "Devlet Memurluğundan Çıkarma" cezası ile cezalandırılması teklifiyle hazırlanan raporun Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığına sunulduğu olaya ilişkin davacı tarafından verilen savunmada; hiç bir şekilde işveren yetkilisi karşısında tarafına menfaat sağlamaya yönelik olarak nüfuzunu kötüye kullanmaya çalışmadığı, işvereni kendisine menfaat temin etmesi için yönlendirmediği, şirket yetkilisinin beyanlarının gerçeği yansıtamadığının ifade edildiği ancak ileri sürülen bu iddiaların önerilen cezanın reddini gerektirmediği ve isnat edilen suçun sübuta erdiğinden bahisle Yüksek Disiplin Kurulu tarafından davacının devlet memurluğundan çıkarılmasına karar verilmesi üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 129. maddesinde, ''Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir."; 130. maddesinde ise, "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." hükümleri öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 129. maddesinin ikinci fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği belirtilmiş, gerekçesinde ise, "yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnad olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır" ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak Anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği açıklığa kavuşturulmuştur.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesinde diğer disiplin cezaları bakımından memura sadece 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmışken memuriyetten çıkarma cezası açısından 129. maddeyle, soruşturma ile ilgili evrakın incelenmesinden veya vekili vasıtasıyla sözlü savunma yapılmasına kadar, 130. maddeden farklı olarak geniş bir savunma hakkı tanınmış bulunmaktadır. Yasa koyucu ilgili açısından en ağır sonuçları doğuran Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilmesinde, bu şekilde bir savunma hakkı tanımak suretiyle memur statüsü açısından önemli bir güvence sağlanmıştır.
Anayasa hükmü ve 657 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurluğundan çıkarma cezasını vermeye yetkili makam tarafından, davacının hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fiillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınması hukuken zorunlu olup, olayda belirtilen zorunluluğa aykırı olarak 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde yer alan soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma haklarının bulunduğunun hatırlatılmadığı ve bu suretle davacının savunma hakkının kısıtlandığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 129. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulüne uygun son savunma alınmadan, sadece Yüksek Disiplin Kurulunun 15/05/2017 tarihli yazısı ile davacıdan 657 sayılı Kanun'un 130. maddesi uyarınca savunma istenmek suretiyle disiplin cezasının verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davacı hakkında Yüksek Disiplin Kurulunca 657 sayılı Kanun'un 129. maddesine göre son savunması alınmadan tesis edildiği görülen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, bu hususu göz ardı etmek suretiyle işin esasına girilerek verilen davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.