‹ Ana sayfa
Danıştay12. DaireAile Hukuku

Danıştay 12. Daire E.2018/8299 K.2023/3835

Esas No: 2018/8299 · Karar No: 2023/3835 · Karar Tarihi: 13.07.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/8299
Karar No : 2023/3835

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı

**VEKİLİ:** ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünde ambar memuru olarak görev yapan davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; kamu görevlilerinin gerçekleştirdikleri eylemlerin, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde yaratacağı olumsuzlukların ağırlığına göre disiplin cezası verilmesi, bir yandan kanunda suç tipi olarak belirlenmiş olan eylem ile buna karşılık verilecek ceza arasında adil bir dengenin olması, diğer yandan ise hukuksal değerlerin hiyerarşik özelliğinin zorunlu bir sonucu olarak farklı hukuksal değerleri koruyan suçlar için öngörülen cezalar arasında bir dengenin olması gerektiği, davacının fiiline karşılık gelen ceza ile cezalandırılması gerekirken eylemine karşılık gelmeyen "Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek" fiili nedeniyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden (22/02/2017) itibaren her bir aya ait parasal hakka müstahak olduğu tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendinde "..ve benzerleri" ifadesinin olduğu, dolayısıyla davacının eylemine uygulanabileceği, eğer uygulanamazsa sosyal medya paylaşımı aracılığıyla işlenen disiplin suçlarının cezasız kalabileceği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 21/04/2021 tarih ve 31461 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 73 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca davalı "Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı" yerine "Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı" hasım mevkiine alınmak suretiyle, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
MADDİ

**OLAY:**
Muğla Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünde ambar memuru olarak görev yapan davacının, facebook isimli sosyal paylaşım sitesi üzerinden yaptığı birtakım paylaşımlar nedeniyle disiplin soruşturması başlatıldığı, davacının 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, 29/08/2016 tarihli ilk savunma istemine cevaben yaptığı savunmasında disiplin kurulu önünde avukatı ile birlikte savunma yapma ve kurum çalışanlarından üç kişiyi tanık olarak dinletme isteminde bulunduğu, davacı hakkında önerilen cezanın 22/12/2016 tarihinde saat 14.00'da Yüksek Disiplin Kurulu tarafından değerlendirileceğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı davalı idare yazısının aynı tarihte (toplantıdan bir gün önce) davacıya tebliğ edildiği, Muğla ilinde bulunan davacı tarafından tebliğ tebellüğ belgesine bu kadar kısa sürede Ankara ilinde yapılan toplantıya katılmasının mümkün olmadığı ve savunma yapma hakkının elinden alındığına ilişkin olarak şerh düşüldüğü, Yüksek Disiplin Kurulunca yapılacak toplantıya ilişkin bildirimin davacının üyesi bulunduğu sendikaya da geç bildirildiği, sendikanın toplantının ertelenmesine karar verilmesini istediği, bu yazıya cevaben idare tarafından 21/12/2016 tarihli yazı ile sendikanın bu isteminin reddine karar verildiği görülmekle, Yüksek Disiplin Kurulunca yeni bir tarih belirlenmeden 21/12/2016 tarihinde yapılan toplantıda davacının sözlü savunma ve tanık dinletme talebi karşılanmadan eylemi sabit görülerek dava konusu cezanın tesis edildiği anlaşılmıştır.



**İLGİLİ MEVZUAT:**
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 129. maddesinde, ''Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin sicil dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, sicil dosyası hariç, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir." hükmüne, 130. maddesinde, "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu karar, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
Anayasa'nın 129. maddesinin ikinci fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Anılan Anayasa hükmünün gerekçesinde, "yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnad olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır" ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesinde diğer cezalar bakımından memura sadece 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmışken memuriyetten çıkarma cezası açısından 129. maddeyle, soruşturma ile ilgili evrakın incelenmesinden veya vekili vasıtasıyla sözlü savunma yapılmasına kadar, 130. maddeden farklı olarak geniş bir savunma hakkı tanınmış bulunmaktadır. Yasa koyucu ilgili açısından en ağır sonuçları doğuran Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilmesinde, bu şekilde bir savunma hakkının tanınmasını memur statüsü açısından önemli bir güvence olarak öngörmüştür.
Anayasa hükmü ve 657 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurunun veya diğer kamu görevlilerinin görevine son verilmesi sonucunu doğuran disiplin cezalarının verilebilmesi için, söz konusu disiplin cezalarını vermeye yetkili merciiler tarafından, ilgili kamu görevlisinin hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınmasının hukuken zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.
Yüksek Disiplin Kurulunca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilen ilgiliye 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak son savunma hakkı tanınması gerektiği açık olup, uyuşmazlık konusu olayda, davacıdan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Personel Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde yer alan haklarını kullanabileceği bildirilerek yazılı savunmasının istenildiği ve davacının da yazılı savunmasını sunarken Yüksek Disiplin Kurulunda avukatı ile birlikte sözlü savunma yapacağını ve tanık dinletmek istediğini beyan etmesine rağmen, Yüksek Disiplin Kurulunca yapılacak toplantıya ilişkin bildirimin toplantı tarihinden bir gün önce tebliğ edildiği, davacının bu toplantıya katılamadığı ve sözlü savunma yapamadığı, tanık dinletme talebinin ise karşılanmadığı görüldüğünden, 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde yer alan haklar kullandırılarak usulüne uygun son savunması alınmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu durumda; dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamış ise de, bu husus sonucu itibarıyla hukuka uygun olan temyize konu kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu karar, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
Davacı hakkında, 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde yer alan hakları hatırlatılmak suretiyle son savunması alınarak, usul eksikliğinin tamamlanmasının ardından yeniden işlem tesis edilebileceğinin açık olması nedeniyle, davacının parasal hak istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer bulunmadığından; kararın, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların, dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararın işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, tazminat isteminin kabulü ile davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların davanın açıldığı 22/02/2017 tarihinden itibaren her bir aya ait parasal hakka müstahak olduğu tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu kararın BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/07/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?