Danıştay11. Daireİdare Hukuku
Danıştay 11. Daire E.1998/1395 K.1998/4325
Özet: Uyuşmazlık, yükümlü şirketin grup içi firmalara vade farkı olarak ödediği giderlerin örtülü sermaye aktarımı olup olmadığı ve bu nedenle katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağı iddiası üzerine ortaya çıkmıştır. Danıştay, vergi mahkemesinin kararını onaylayarak temyiz talebini reddetmiş ve giderlerin ticari nitelikte olduğu gerekçesiyle cezalı katma değer vergisi tarhiyatını terkin etmiştir.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONBİRİNCİ DAİRE
Esas No : 1998/1395
Karar No: 1998/4325
Temyiz İsteminde Bulunan :Dış Ticaret Vergi Dairesi Başkanlığı - İSTANBUL
Karşı Taraf : …
Vekili : …
İstemin Özeti : Yükümlü şirketin 1993 yılında, ortaklarının çoğu aynı kişilerden oluşan şirketlerden yüksek miktarlarda borçlanmasının örtülü sermaye aktarımı olduğu, dolayısıyla bu şirketlere ödenen ve vade farkı olarak kayıtlara yansıtılan gidere ilişkin katma değer vergisinin 3065 sayılı Yasanın 30/d maddesine göre indirim konusu yapılamayacağı belirtilerek kaçakçılık cezalı katma değer vergisi tarh edilmiştir. … Vergi mahkemesi … gün ve E:…, K:… sayılı kararıyla; yükümlü şirkette aynı grup içinde yer alan firmalara vade farkı olarak ödenen giderin tamamının borç para alınmasından kaynaklanmadığı, bu giderin bir kısmının emtia alımıyla ilgili olduğu, ayrıca mal satın alınan grup dışı firmalara da vade farkı ödendiği, öte yandan gruba bağlı şirketlerden alınan borcun, bu şirketlerin öz kaynağı olmadığı, bankalardan aldıkları kredinin bir kısmını yükümlü şirkete aktardıkları, vade farkı faturası düzenleyen firmaların ayrı tüzel kişiliğe sahip olduğu, bu firmaların vade farkı gelirlerini kayıtlarına yansıttığı, yükümlü şirketin borç ve mal aldığı firmalara vade farkla ödemesinin ticari icaplara uygun olduğu, dolayısıyla olayda örtülü sermaye dağıtımı sayılabilecek bir borçlanma ilişkisi bulunmadığından, söz konusu gidere ilişkin katma değer vergisinin 3065 sayılı Yasanın 30/d maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle cezalı tarhiyatı terkin etmiştir. Vergi dairesi başkanlığı, kanunen kabul edilmeyen giderlere ilişkin katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağını ileri sürerek, tarhiyatı terkin eden mahkeme kararının bozulmasını istemektedir.
Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Savcısı …'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Tetkik Hakimi …'nin Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince 2577 sayılı Yasanın 17. Maddesi uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Bu nedenle temyiz isteminin reddine, … Vergi Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının onanmasına 8.12.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONBİRİNCİ DAİRE
Esas No : 1998/1395
Karar No: 1998/4325
Temyiz İsteminde Bulunan :Dış Ticaret Vergi Dairesi Başkanlığı - İSTANBUL
Karşı Taraf : …
Vekili : …
İstemin Özeti : Yükümlü şirketin 1993 yılında, ortaklarının çoğu aynı kişilerden oluşan şirketlerden yüksek miktarlarda borçlanmasının örtülü sermaye aktarımı olduğu, dolayısıyla bu şirketlere ödenen ve vade farkı olarak kayıtlara yansıtılan gidere ilişkin katma değer vergisinin 3065 sayılı Yasanın 30/d maddesine göre indirim konusu yapılamayacağı belirtilerek kaçakçılık cezalı katma değer vergisi tarh edilmiştir. … Vergi mahkemesi … gün ve E:…, K:… sayılı kararıyla; yükümlü şirkette aynı grup içinde yer alan firmalara vade farkı olarak ödenen giderin tamamının borç para alınmasından kaynaklanmadığı, bu giderin bir kısmının emtia alımıyla ilgili olduğu, ayrıca mal satın alınan grup dışı firmalara da vade farkı ödendiği, öte yandan gruba bağlı şirketlerden alınan borcun, bu şirketlerin öz kaynağı olmadığı, bankalardan aldıkları kredinin bir kısmını yükümlü şirkete aktardıkları, vade farkı faturası düzenleyen firmaların ayrı tüzel kişiliğe sahip olduğu, bu firmaların vade farkı gelirlerini kayıtlarına yansıttığı, yükümlü şirketin borç ve mal aldığı firmalara vade farkla ödemesinin ticari icaplara uygun olduğu, dolayısıyla olayda örtülü sermaye dağıtımı sayılabilecek bir borçlanma ilişkisi bulunmadığından, söz konusu gidere ilişkin katma değer vergisinin 3065 sayılı Yasanın 30/d maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle cezalı tarhiyatı terkin etmiştir. Vergi dairesi başkanlığı, kanunen kabul edilmeyen giderlere ilişkin katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağını ileri sürerek, tarhiyatı terkin eden mahkeme kararının bozulmasını istemektedir.
Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Savcısı …'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Tetkik Hakimi …'nin Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince 2577 sayılı Yasanın 17. Maddesi uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Bu nedenle temyiz isteminin reddine, … Vergi Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının onanmasına 8.12.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.