Danıştay10. Daireİdare Hukuku
Danıştay 10. Daire E.2024/828 K.2024/983
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2024/828
Karar No : 2024/983
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
Davacı ... vekili Av.... tarafından, müvekkilinin İstanbul ili, Kadıköy ilçesinde bulunan muayenehanesinde İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü görevlilerince yapılan denetim sonucunda yetkisiz bir şekilde sağlık hizmet sunumu yapıldığının tespit edildiğinden bahisle Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik'in 31. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinin ihlali nedeniyle anılan Yönetmeliğin eki "Ek-6 Müeyyide Formu"nun 27. sırasında yer alan düzenleme ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 11. maddesinin 6. fıkrası uyarınca yetkisiz sağlık hizmeti sunumunun gerçekleştirildiği ilgili birimin faaliyetinin 1 (bir) ay süreyle durdurulmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 08/12/2023 tarih ve 230703589 sayılı Makam Olurlu işleminin iptali istemiyle Sağlık Bakanlığına karşı açılan davada, Ankara 15. İdare Mahkemesince verilen, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin 04/01/2024 tarih ve E:2023/2487, K:2024/19 sayılı karar ile İstanbul 7. İdare Mahkemesinin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin 15/02/2024 tarih ve E:2024/263, K:2024/314 sayılı kararı üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 32. maddesinin birinci fıkrasında, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu kurala bağlanmıştır.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle ek 11. maddesinde de, "Sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemler Sağlık Bakanlığınca denetlenir.
Olağanüstü durumlarda mesleğini icraya yetkili kişilerce acil sağlık hizmeti ulaşana ve sağlık hizmeti devamlılık arz edene kadar verilecek olan sağlık hizmeti hariç, ruhsatsız olarak sağlık hizmeti sunan veya yetkisiz kişilerce sağlık hizmeti verdirenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Özel izne tabi hizmet birimlerini Sağlık Bakanlığından izin almaksızın açan veya buralarda verilecek hizmetleri sunan sağlık kurum ve kuruluşları, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yarısına kadar idari para cezası ile cezalandırılır.
Bakanlıkça belirlenen kayıtları uygun şekilde tutmayan veya bildirim zorunluluğunu yerine getirmeyen sağlık kurum ve kuruluşları iki defa uyarılır. Uyarıya uymayanlara bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri kadar idari para cezası verilir.
Sağlık Bakanlığınca belirlenen acil hastaya müdahale esaslarına; personel, tıbbi cihaz ve donanım, bina ve hizmet birimleri, malzeme ile ilaç standartlarına uyulmaması hâllerinde bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde beşine kadar idari para cezası uygulanır.
Bu maddedeki idari para cezasını gerektiren fiillerin bir yıl içinde tekrarı hâlinde idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanır; üçüncü defa işlenmesinde ise sağlık kurum ve kuruluşunun ilgili bölümünün veya tamamının faaliyeti on güne kadar durdurulur. Aynı isim ve sahiplikte birden fazla sağlık kurum ve kuruluşu bulunması hâlinde idari yaptırımlar sadece ihlalin yapıldığı sağlık kurum ve kuruluşu ile sınırlı olarak uygulanır.
Bu maddede belirtilen idari para cezalarını vermeye valiler, faaliyet durdurma cezasını vermeye Sağlık Bakanlığı yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezleri yönünden Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Sağlık hizmeti sunumunda faaliyet gösteren bütün ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarının açılmaları, kapatılmaları, faaliyetleri ve denetimlerinin düzenlendiği ve 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 31. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde, sağlık kuruluşundaki herhangi bir faaliyet alanı veya birimin, yetkisi olmayan kişiler tarafından kullanılamayacağı; Ek-6 Müeyyide Formunun -işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle- 27. satırında, Yönetmeliğin 31. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine aykırılığın tespiti halinde ilgili birimin faaliyetinin bir ay süreyle durdurulacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının İstanbul ili, Kadıköy ilçesinde bulunan muayenehanesinde İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü görevlilerince yapılan denetimde yetkisiz bir şekilde sağlık hizmet sunumu yapıldığının tespit edildiğinden bahisle Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik'in 31. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinin ihlali nedeniyle anılan Yönetmeliğin eki "Ek-6 Müeyyide Formu"nun 27. sırasında yer alan düzenleme ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 11. maddesinin 6. fıkrası uyarınca yetkisiz sağlık hizmeti sunumunun gerçekleştirildiği ilgili birimin faaliyetinin 1 (bir) ay süreyle durdurulmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 08/12/2023 tarih ve 230703589 sayılı Makam Olurlu işleminin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, faaliyet durdurma işleminin Bakanlık oluru uyarınca tesis edildiği ve davacı tarafından anılan Bakanlık işleminin iptalinin istenildiği, 3359 sayılı Kanun'un ek 11. maddesi uyarınca faaliyet durdurma cezasının verilmesinde Sağlık Bakanlığının yetkili olduğu, ayrıca uyuşmazlığın taşınmaz mallarla ilgili mevzuattan kaynaklanmadığı dikkate alındığında davanın görüm ve çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava konusu geçici olarak faaliyet durdurma işlemini tesis eden Sağlık Bakanlığının bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dosyanın Ankara 15. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın İstanbul 7. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 20/03/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2024/828
Karar No : 2024/983
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
Davacı ... vekili Av.... tarafından, müvekkilinin İstanbul ili, Kadıköy ilçesinde bulunan muayenehanesinde İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü görevlilerince yapılan denetim sonucunda yetkisiz bir şekilde sağlık hizmet sunumu yapıldığının tespit edildiğinden bahisle Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik'in 31. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinin ihlali nedeniyle anılan Yönetmeliğin eki "Ek-6 Müeyyide Formu"nun 27. sırasında yer alan düzenleme ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 11. maddesinin 6. fıkrası uyarınca yetkisiz sağlık hizmeti sunumunun gerçekleştirildiği ilgili birimin faaliyetinin 1 (bir) ay süreyle durdurulmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 08/12/2023 tarih ve 230703589 sayılı Makam Olurlu işleminin iptali istemiyle Sağlık Bakanlığına karşı açılan davada, Ankara 15. İdare Mahkemesince verilen, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin 04/01/2024 tarih ve E:2023/2487, K:2024/19 sayılı karar ile İstanbul 7. İdare Mahkemesinin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin 15/02/2024 tarih ve E:2024/263, K:2024/314 sayılı kararı üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 32. maddesinin birinci fıkrasında, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu kurala bağlanmıştır.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle ek 11. maddesinde de, "Sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemler Sağlık Bakanlığınca denetlenir.
Olağanüstü durumlarda mesleğini icraya yetkili kişilerce acil sağlık hizmeti ulaşana ve sağlık hizmeti devamlılık arz edene kadar verilecek olan sağlık hizmeti hariç, ruhsatsız olarak sağlık hizmeti sunan veya yetkisiz kişilerce sağlık hizmeti verdirenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Özel izne tabi hizmet birimlerini Sağlık Bakanlığından izin almaksızın açan veya buralarda verilecek hizmetleri sunan sağlık kurum ve kuruluşları, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yarısına kadar idari para cezası ile cezalandırılır.
Bakanlıkça belirlenen kayıtları uygun şekilde tutmayan veya bildirim zorunluluğunu yerine getirmeyen sağlık kurum ve kuruluşları iki defa uyarılır. Uyarıya uymayanlara bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri kadar idari para cezası verilir.
Sağlık Bakanlığınca belirlenen acil hastaya müdahale esaslarına; personel, tıbbi cihaz ve donanım, bina ve hizmet birimleri, malzeme ile ilaç standartlarına uyulmaması hâllerinde bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde beşine kadar idari para cezası uygulanır.
Bu maddedeki idari para cezasını gerektiren fiillerin bir yıl içinde tekrarı hâlinde idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanır; üçüncü defa işlenmesinde ise sağlık kurum ve kuruluşunun ilgili bölümünün veya tamamının faaliyeti on güne kadar durdurulur. Aynı isim ve sahiplikte birden fazla sağlık kurum ve kuruluşu bulunması hâlinde idari yaptırımlar sadece ihlalin yapıldığı sağlık kurum ve kuruluşu ile sınırlı olarak uygulanır.
Bu maddede belirtilen idari para cezalarını vermeye valiler, faaliyet durdurma cezasını vermeye Sağlık Bakanlığı yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezleri yönünden Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Sağlık hizmeti sunumunda faaliyet gösteren bütün ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarının açılmaları, kapatılmaları, faaliyetleri ve denetimlerinin düzenlendiği ve 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 31. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde, sağlık kuruluşundaki herhangi bir faaliyet alanı veya birimin, yetkisi olmayan kişiler tarafından kullanılamayacağı; Ek-6 Müeyyide Formunun -işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle- 27. satırında, Yönetmeliğin 31. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine aykırılığın tespiti halinde ilgili birimin faaliyetinin bir ay süreyle durdurulacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının İstanbul ili, Kadıköy ilçesinde bulunan muayenehanesinde İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü görevlilerince yapılan denetimde yetkisiz bir şekilde sağlık hizmet sunumu yapıldığının tespit edildiğinden bahisle Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik'in 31. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinin ihlali nedeniyle anılan Yönetmeliğin eki "Ek-6 Müeyyide Formu"nun 27. sırasında yer alan düzenleme ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 11. maddesinin 6. fıkrası uyarınca yetkisiz sağlık hizmeti sunumunun gerçekleştirildiği ilgili birimin faaliyetinin 1 (bir) ay süreyle durdurulmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 08/12/2023 tarih ve 230703589 sayılı Makam Olurlu işleminin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, faaliyet durdurma işleminin Bakanlık oluru uyarınca tesis edildiği ve davacı tarafından anılan Bakanlık işleminin iptalinin istenildiği, 3359 sayılı Kanun'un ek 11. maddesi uyarınca faaliyet durdurma cezasının verilmesinde Sağlık Bakanlığının yetkili olduğu, ayrıca uyuşmazlığın taşınmaz mallarla ilgili mevzuattan kaynaklanmadığı dikkate alındığında davanın görüm ve çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava konusu geçici olarak faaliyet durdurma işlemini tesis eden Sağlık Bakanlığının bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dosyanın Ankara 15. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın İstanbul 7. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 20/03/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.