Danıştay10. Daireİdare Hukuku
Danıştay 10. Daire E.2024/751 K.2024/909
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2024/751
Karar No : 2024/909
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü / ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Uşak ilinde faaliyet gösteren şirketin ... belge numaralı özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesinin iptaline ve söz konusu şirketin faaliyetlerinin durdurulmasına, izin belgesinin geri alınmasına ilişkin işlemlerin iptali ile özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesinin geri verilmesi ile işlem nedeniyle meydana gelen maddi zararlarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; Dairelerince verilen istinaf isteminin reddine ilişkin kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 12/10/2022 tarih ve E:2018/5501, K:2022/4449 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak davacının istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve işlem nedeniyle davacının uğradığı maddi zararın tazminine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI :Davalı idare tarafından, yapılan güvenlik soruşturması neticesinde davacıya yönelik elde edilen bilgiler dikkate alınarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 22/07/2016 tarih ve 107175 sayılı Genel Yazısıyla; özel güvenlik şirketi, özel güvenlik eğitim kurumu ve alarm izleme merkezleri ile buralarda kurucu, yönetici, temsilci veya özel güvenlik görevlisi sıfatıyla çalışanların FETÖ/PDY terör örgütü ile aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunup bulunmadığının İstihbarat, KOM ve Terörle Mücadele Şube Müdürlükleri aracılığıyla araştırılarak terör örgütüne destek verdikleri tespit edilenler hakkında, özel güvenlik görevlilerinin kimlik kartlarının iptali de dahil olmak üzere, gerekli yasal işlemlerin yapılması hususunda 81 İl Valiliğine ve Jandarma Genel Komutanlığına talimat verilmiş; söz konusu Genel Yazı doğrultusunda yapılan inceleme ve araştırmalar neticesinde FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğu tespit edilen özel güvenlik şirketlerine ait faaliyet izin belgeleri ... tarih ve ... sayılı işlemle iptal edilmiş, bunun üzerine davacı tarafından bahse konu işlemin kendisine ilişkin kısmının iptaline ve işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen tüm maddi zararlarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştay'ın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 12/10/2022 tarih ve E:2018/5501, K:2022/4449 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların davacıya ödenmesine ilişkin kısmının incelenmesi:
Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve anılan birimlerin bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair kanuni düzenleme olan 4045 sayılı Kanun'a göre yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesi ulaşılmış olup; Anayasa Mahkemesinin 24/07/2019 tarih ve E:2018/73, K:2019/65 sayılı, 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı, 21/04/2022 tarih ve E:2021/42, K:2022/45 sayılı kararlarıyla anılan Kanuna göre yapılan güvenlik soruşturmaları hukuka aykırı bulunarak iptali talep edilen yasal düzenlemelerin iptal edilmiş olması karşısında; Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı ve 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı hususları da göz önünde bulundurulduğunda 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılarak Dairemizce istinaf isteminin reddine ilişkin daha önceki Daire kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bununla birlikte, dava konusu işlemin belirtilen gerekçe ile hukuka uygun olmadığına karar verilmiş olması, davacı hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılamayacağı ya da hiçbir işleme gerek olmadan doğrudan güvenlik soruşturması sonucunun olumlu olduğu ve buna dayanılarak ilgili statüye geçirilmesi sonucunu doğurmamaktadır. Nitekim, idarelerce yapılacak güvenlik soruşturmalarıyla ilgili olarak 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu yayımlanarak yürürlüğe konulmuş olup, Kanun'un 13. maddesinin 8. fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir güvenlik soruşturması yapılabileceği ve neticesine göre yeni bir işlem tesis edilebileceği de kuşkusuzdur.
Uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesince işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların davacıya ödenmesine karar verilmiş ise de, yukarıda açıklanan nedenlerle, Bölge İdare Mahkemesi tarafından bu aşamada, davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanununda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir güvenlik soruşturması yapılabileceği ve neticesine göre yeni bir işlem tesis edilebileceğinden, mevzuat değişikliği ve yargı kararlarının uygulanmasına matuf olarak Dairemizce verilen karar davacının doğrudan zararlarının karşılanması anlamına gelmeyeceğinden ve bu aşamada davacının gerçekleşmiş ve ortaya konulmuş idarece tazmini gereken bir zararın varlığından söz edilemeyeceğinden, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini" istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönünde hüküm kurulması gerekirken, yoksun kalınan hakların ödenmesi yolundaki temyize konu kararın bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu itibarla, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının işlem nedeniyle davacının uğradığı maddi zararın tazminine karar verilmesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA, işlem nedeniyle ortaya çıkan zararların ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/03/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2024/751
Karar No : 2024/909
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü / ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Uşak ilinde faaliyet gösteren şirketin ... belge numaralı özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesinin iptaline ve söz konusu şirketin faaliyetlerinin durdurulmasına, izin belgesinin geri alınmasına ilişkin işlemlerin iptali ile özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesinin geri verilmesi ile işlem nedeniyle meydana gelen maddi zararlarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; Dairelerince verilen istinaf isteminin reddine ilişkin kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 12/10/2022 tarih ve E:2018/5501, K:2022/4449 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak davacının istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve işlem nedeniyle davacının uğradığı maddi zararın tazminine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI :Davalı idare tarafından, yapılan güvenlik soruşturması neticesinde davacıya yönelik elde edilen bilgiler dikkate alınarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 22/07/2016 tarih ve 107175 sayılı Genel Yazısıyla; özel güvenlik şirketi, özel güvenlik eğitim kurumu ve alarm izleme merkezleri ile buralarda kurucu, yönetici, temsilci veya özel güvenlik görevlisi sıfatıyla çalışanların FETÖ/PDY terör örgütü ile aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunup bulunmadığının İstihbarat, KOM ve Terörle Mücadele Şube Müdürlükleri aracılığıyla araştırılarak terör örgütüne destek verdikleri tespit edilenler hakkında, özel güvenlik görevlilerinin kimlik kartlarının iptali de dahil olmak üzere, gerekli yasal işlemlerin yapılması hususunda 81 İl Valiliğine ve Jandarma Genel Komutanlığına talimat verilmiş; söz konusu Genel Yazı doğrultusunda yapılan inceleme ve araştırmalar neticesinde FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğu tespit edilen özel güvenlik şirketlerine ait faaliyet izin belgeleri ... tarih ve ... sayılı işlemle iptal edilmiş, bunun üzerine davacı tarafından bahse konu işlemin kendisine ilişkin kısmının iptaline ve işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen tüm maddi zararlarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştay'ın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 12/10/2022 tarih ve E:2018/5501, K:2022/4449 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların davacıya ödenmesine ilişkin kısmının incelenmesi:
Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve anılan birimlerin bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair kanuni düzenleme olan 4045 sayılı Kanun'a göre yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesi ulaşılmış olup; Anayasa Mahkemesinin 24/07/2019 tarih ve E:2018/73, K:2019/65 sayılı, 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı, 21/04/2022 tarih ve E:2021/42, K:2022/45 sayılı kararlarıyla anılan Kanuna göre yapılan güvenlik soruşturmaları hukuka aykırı bulunarak iptali talep edilen yasal düzenlemelerin iptal edilmiş olması karşısında; Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı ve 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı hususları da göz önünde bulundurulduğunda 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılarak Dairemizce istinaf isteminin reddine ilişkin daha önceki Daire kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bununla birlikte, dava konusu işlemin belirtilen gerekçe ile hukuka uygun olmadığına karar verilmiş olması, davacı hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılamayacağı ya da hiçbir işleme gerek olmadan doğrudan güvenlik soruşturması sonucunun olumlu olduğu ve buna dayanılarak ilgili statüye geçirilmesi sonucunu doğurmamaktadır. Nitekim, idarelerce yapılacak güvenlik soruşturmalarıyla ilgili olarak 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu yayımlanarak yürürlüğe konulmuş olup, Kanun'un 13. maddesinin 8. fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir güvenlik soruşturması yapılabileceği ve neticesine göre yeni bir işlem tesis edilebileceği de kuşkusuzdur.
Uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesince işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların davacıya ödenmesine karar verilmiş ise de, yukarıda açıklanan nedenlerle, Bölge İdare Mahkemesi tarafından bu aşamada, davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanununda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir güvenlik soruşturması yapılabileceği ve neticesine göre yeni bir işlem tesis edilebileceğinden, mevzuat değişikliği ve yargı kararlarının uygulanmasına matuf olarak Dairemizce verilen karar davacının doğrudan zararlarının karşılanması anlamına gelmeyeceğinden ve bu aşamada davacının gerçekleşmiş ve ortaya konulmuş idarece tazmini gereken bir zararın varlığından söz edilemeyeceğinden, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini" istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönünde hüküm kurulması gerekirken, yoksun kalınan hakların ödenmesi yolundaki temyize konu kararın bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu itibarla, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının işlem nedeniyle davacının uğradığı maddi zararın tazminine karar verilmesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA, işlem nedeniyle ortaya çıkan zararların ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/03/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.