Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 10. Daire E.2024/6070 K.2025/462
T.C. DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas No: 2024/6070
Karar No: 2025/462
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü / ...
VEKİLİ: Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ...
2- ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, ayrı ayrı 1/2 hissesine malik oldukları Samsun İli, Canik İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümlerde, Samsun-Ordu Devlet Yolu'nun Canik Belediyesi sınırları içerisinde Asarcık Köprülü Kavşağı ile Belediye Evleri arasında kalan kesiminde inşa edilen katlı transit yol yapımı nedeniyle meydana geldiği ve davalı idarenin sorumluluğu bulunduğu iddia edilen miktar arttırımı sonucu belirlenen 59.634,46 TL değer kaybının işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın esasına ilişkin daha önce verilen kararın kanun yolları aşamasından geçerek kesinleşmiş olması nedeniyle bozma kararı doğrultusunda münhasıran vekalet ücretine yönelik hüküm kurularak davalı idare lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi uyarınca (reddedilen maddi tazminat üzerinden üzerinden hesaplanan avukatlık ücreti maktu avukatlık ücretinin altında kalamayacağından) belirlenen 10.500,00 TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idareye verilmesine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi uyarınca belirlenen 10.500,00 TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği; davalı idare tarafından, davacıların temyiz istemlerinin reddedildiği, bozma kararı üzerine mahkemece verilen kararda vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacılar tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Davacıların temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Davacıların Temyiz İsteminin İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde, verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun temyiz edene yazılı olarak bildirileceği, verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacılar tarafından, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı temyiz isteminde bulunulduğu, ancak temyiz dilekçesinin işleme konulabilmesi için gerekli olan harcın ve posta avansının yatırılmadığı, söz konusu eksikliğin verilen süre içinde giderilmesi gerektiği, aksi halde temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun 08/12/2024 tarihinde davacılar vekiline bildirilmesine rağmen, verilen süre içinde eksikliğin tamamlanmadığı anlaşıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 6. fıkrası uyarınca davacılar tarafından kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
B) Davalı İdarenin Temyiz İsteminin İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda yasa gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 332. maddesinde, yargılama giderlerine, mahkemece kendiliğinden hükmedileceği yönünde düzenleme yapılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği; 168. maddesinde, yargı yerlerindeki işlemler ile diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgari hadlerini gösteren bir tarifenin hazırlanacağı, avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı; 169. maddesinde, yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin, avukatlık ücret tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından fazla olamayacağı belirtilmiştir.
Öte yandan, hukuk sistemimizde "Taleple Bağlılık İlkesi" geçerlidir. Nitekim, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesinde; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Taleple bağlılık ilkesinin en önemli sonuçlarından biri de "Aleyhe Bozma Yasağı"dır. Aleyhe bozma yasağı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, "Sanık lehine başvurma hâlinde verilecek hüküm" başlığını taşıyan 283. maddesinde "İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." denilmek suretiyle açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.
Medeni yargılama hukukuna ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve idari yargılama hukukuna ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, 5271 sayılı Kanunda olduğu gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte, "Aleyhe Bozma Yasağı" gerek hukuk yargılamasında, gerekse idari yargı alanında uygulanan temel prensiplerden biridir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılmakta olan dava toplam 59.634,00 TL maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile 49.011,50 TL'nin davacılara ödenmesine, bu miktarı aşan 10.622,96 TL'lik tazminat talebinin ise reddine karar verilerek yalnızca davacı lehine 7.171,00 TL vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmiştir.
Anılan kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30/05/2024 tarih ve E:2022/8787, K:2024/2316 sayılı kararı ile davacıların temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin esas ilişkin kısmının reddine, vekalet ücretine yönelik temyiz isteminin kabulü ile kararın davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararda, davanın reddedilen kısmı için davacılar tarafından davalı idareye 10.500,00 TL vekalet ücreti ödenmesine, ayrıca davacılar lehine 10.500,00 TL (önceki kararda hükmedilen miktar mahsup edilmek kaydıyla) vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Bu durumda Mahkemece, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmının Dairemizin 30/05/2024 tarih ve E:2022/8787, K:2024/2316 sayılı kararı ile kesinleştiği, temyize konu kararın da davalı idarenin temyiz isteminin kabulü üzerine verilen bozma kararına uyularak verildiği göz önünde bulundurulduğunda, davacılar lehine ilk kararda hükmedilen 7.171,00 TL'den daha fazla olacak şekilde 10.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin yukarıda bahsedilen "Aleyhe Bozma Yasağı" ilkesiyle bağdaşmadığı anlaşıldığından, temyize konu kararda bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNULMAMIŞ SAYILMASINA, davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/02/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
ONUNCU DAİRE
Esas No: 2024/6070
Karar No: 2025/462
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü / ...
VEKİLİ: Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ...
2- ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, ayrı ayrı 1/2 hissesine malik oldukları Samsun İli, Canik İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümlerde, Samsun-Ordu Devlet Yolu'nun Canik Belediyesi sınırları içerisinde Asarcık Köprülü Kavşağı ile Belediye Evleri arasında kalan kesiminde inşa edilen katlı transit yol yapımı nedeniyle meydana geldiği ve davalı idarenin sorumluluğu bulunduğu iddia edilen miktar arttırımı sonucu belirlenen 59.634,46 TL değer kaybının işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın esasına ilişkin daha önce verilen kararın kanun yolları aşamasından geçerek kesinleşmiş olması nedeniyle bozma kararı doğrultusunda münhasıran vekalet ücretine yönelik hüküm kurularak davalı idare lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi uyarınca (reddedilen maddi tazminat üzerinden üzerinden hesaplanan avukatlık ücreti maktu avukatlık ücretinin altında kalamayacağından) belirlenen 10.500,00 TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idareye verilmesine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi uyarınca belirlenen 10.500,00 TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği; davalı idare tarafından, davacıların temyiz istemlerinin reddedildiği, bozma kararı üzerine mahkemece verilen kararda vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacılar tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Davacıların temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Davacıların Temyiz İsteminin İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde, verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun temyiz edene yazılı olarak bildirileceği, verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacılar tarafından, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı temyiz isteminde bulunulduğu, ancak temyiz dilekçesinin işleme konulabilmesi için gerekli olan harcın ve posta avansının yatırılmadığı, söz konusu eksikliğin verilen süre içinde giderilmesi gerektiği, aksi halde temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun 08/12/2024 tarihinde davacılar vekiline bildirilmesine rağmen, verilen süre içinde eksikliğin tamamlanmadığı anlaşıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 6. fıkrası uyarınca davacılar tarafından kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
B) Davalı İdarenin Temyiz İsteminin İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda yasa gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 332. maddesinde, yargılama giderlerine, mahkemece kendiliğinden hükmedileceği yönünde düzenleme yapılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği; 168. maddesinde, yargı yerlerindeki işlemler ile diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgari hadlerini gösteren bir tarifenin hazırlanacağı, avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı; 169. maddesinde, yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin, avukatlık ücret tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından fazla olamayacağı belirtilmiştir.
Öte yandan, hukuk sistemimizde "Taleple Bağlılık İlkesi" geçerlidir. Nitekim, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesinde; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Taleple bağlılık ilkesinin en önemli sonuçlarından biri de "Aleyhe Bozma Yasağı"dır. Aleyhe bozma yasağı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, "Sanık lehine başvurma hâlinde verilecek hüküm" başlığını taşıyan 283. maddesinde "İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." denilmek suretiyle açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.
Medeni yargılama hukukuna ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve idari yargılama hukukuna ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, 5271 sayılı Kanunda olduğu gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte, "Aleyhe Bozma Yasağı" gerek hukuk yargılamasında, gerekse idari yargı alanında uygulanan temel prensiplerden biridir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılmakta olan dava toplam 59.634,00 TL maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile 49.011,50 TL'nin davacılara ödenmesine, bu miktarı aşan 10.622,96 TL'lik tazminat talebinin ise reddine karar verilerek yalnızca davacı lehine 7.171,00 TL vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmiştir.
Anılan kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30/05/2024 tarih ve E:2022/8787, K:2024/2316 sayılı kararı ile davacıların temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin esas ilişkin kısmının reddine, vekalet ücretine yönelik temyiz isteminin kabulü ile kararın davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararda, davanın reddedilen kısmı için davacılar tarafından davalı idareye 10.500,00 TL vekalet ücreti ödenmesine, ayrıca davacılar lehine 10.500,00 TL (önceki kararda hükmedilen miktar mahsup edilmek kaydıyla) vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Bu durumda Mahkemece, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmının Dairemizin 30/05/2024 tarih ve E:2022/8787, K:2024/2316 sayılı kararı ile kesinleştiği, temyize konu kararın da davalı idarenin temyiz isteminin kabulü üzerine verilen bozma kararına uyularak verildiği göz önünde bulundurulduğunda, davacılar lehine ilk kararda hükmedilen 7.171,00 TL'den daha fazla olacak şekilde 10.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin yukarıda bahsedilen "Aleyhe Bozma Yasağı" ilkesiyle bağdaşmadığı anlaşıldığından, temyize konu kararda bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNULMAMIŞ SAYILMASINA, davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/02/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.