Danıştay10. Daireİdare Hukuku
Danıştay 10. Daire E.2023/4841 K.2024/1827
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/4841
Karar No : 2024/1827
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
**VEKİLİ:** 1.Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...
2- ... Valiliği / ...
**VEKİLİ:** Av. ...
3- ... Genel Müdürlüğü / ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen patlama neticesinde yaralanan davacı tarafından, olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen manevi zararlarının karşılanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 200.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince Danıştay Onuncu Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2021/7731, K:2022/980 sayılı bozma kararına uyularak, davacının istinaf başvusurunun reddine, davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından,olayın miting alanı dışında ve belirlenen miting saatinden önce meydana geldiği, idarenin ağır hizmet kusuru bulunması halinde sorumluluğunun bulunduğu, olayın bir terör olayı olduğu ve bu nedenle 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, belirlenen manevi tazminatın düzenlenme amacına aykırı yüksek belirlendiği, bu nedenle diğer tazminat dosyaları ile eşitsizliğe yol açtığı, manevi tazminata faiz işletilmesinin hatalı olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Ankara Valiliği tarafından, idarelerinin hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği, dava konusu olay terör eyleminden kaynaklandığından 5233 sayılı Kanun kapsamında çözümlenmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminata yer verilmediği, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu, dava dilekçesinde belirtilen tazminat miktarına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, harçtan muaf olduklarından idareleri aleyhine harca hükmedilemeyeceği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından, olayda idarelerinin kusurunun bulunmadığı, dava konusu olay terör eyleminden kaynaklandığından 5233 sayılı Kanun kapsamında çözümlenmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminata yer verilmediği, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı Ankara Valiliği tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı, davalı İçişleri Bakanlığı ve davalı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının, davalı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün temyiz isteminin incelenmeksizin reddi ile düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
A. Davalı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün Temyiz İsteminin İncelenmesi
Dosyanın incelenmesinden; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava konusu işlemin iptali ile olay nedeniyle uğradığı manevi zararlara karşılık olarak takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddi yolunda verilen karara karşı yapılan istinaf başvuruları sonucunda, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince, davalı İçişleri Bakanlığı ile Ankara Valiliğinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine,davacının istinaf başvurusunun reddine karar verildiği; taraflarca bu kararın temyiz edilmesi üzerine, Danıştay Onuncu Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2021/7731, K:2022/980 sayılı kararıyla, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi, davalılar İçişleri Bakanlığı ile Ankara Valiliğinin temyiz istemlerinin reddi, davalı Emniyet Genel Müdürlüğünün temyiz isteminin ise incelenmeksizin reddi yönünde karar verilerek, Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onandığı, manevi tazminata ilişkin kısmının ise bozulduğu, böylece Mahkeme kararının tüm kısımlarının davalı Emniyet Genel Müdürlüğü yönünden kesinleştiği; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince de bozma kararına uyularak, davalı İçişleri Bakanlığı ile Ankara Valiliğinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verildiği ve davalı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından anılan kararın temyizen incelenerek bozulmasına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından ilk derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmamasına rağmen davacı ve diğer davalıların istinaf başvurularının incelenmesi neticesinde verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... kararının temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği, anılan kararın ise ilk derece Mahkemesi kararına göre davalı açısından daha aleyhe bir durum oluşturmadığı,
davalı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen hukuka aykırılık iddialarının temyizen incelenerek bozulması istenilen kararın kendisi yönünden kesinleşen kısmına yönelik olduğu dikkate alındığında, davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
B. Davacının, Davalı İçişleri Bakanlığı ve Davalı Ankara Valiliği'nin Temyiz İstemlerinin İncelenmesi
B-1. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, hükmedilen manevi tazminata işletilen yasal faizin başlangıç tarihi dışında kalan kısımları yönünden incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmı dışındaki kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B-2. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, hükmedilen manevi tazminata işletilen yasal faizin başlangıç tarihi yönünden incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir."; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir..." ve "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; ... b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükümleri yer almaktadır.
Faiz en basit biçimiyle; idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
Öte yandan, davacılar tarafından dava dilekçesinde yasal faizin hangi tarihten itibaren işletilmesi gerektiğine ilişkin açık bir talebe yer verilmemesi halinde faizin dava açma tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, 07/04/2016 tarihinde bakılan davanın açıldığı, dava dilekçesinde idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz istenildiği ibaresine yer verilmeksizin talep edilen tazminat tutarlarının sadece yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmesine rağmen, Bölge İdare Mahkemesince faizin, dava açma tarihi olan 07/04/2016 tarihinden itibaren işletilmesi gerekirken, idareye başvuru tarihinden itibaren işletildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "5-Takdiren davacıya 10.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 09/12/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin manevi tazminatın reddine," ibaresinin "5-Takdiren davacıya 10.000,00 TL manevi tazminatın dava açma tarihi olan 07/04/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin manevi tazminatın reddine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, davacının temyiz isteminin REDDİNE, davalı İçişleri Bakanlığı ve davalı Ankara Valiliği'nin yasal faizin başlangıç tarihi yönünden KABULÜNE, diğer kısımlar yönünden REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istem halinde taraflara iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/4841
Karar No : 2024/1827
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
**VEKİLİ:** 1.Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...
2- ... Valiliği / ...
**VEKİLİ:** Av. ...
3- ... Genel Müdürlüğü / ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen patlama neticesinde yaralanan davacı tarafından, olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen manevi zararlarının karşılanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 200.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince Danıştay Onuncu Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2021/7731, K:2022/980 sayılı bozma kararına uyularak, davacının istinaf başvusurunun reddine, davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından,olayın miting alanı dışında ve belirlenen miting saatinden önce meydana geldiği, idarenin ağır hizmet kusuru bulunması halinde sorumluluğunun bulunduğu, olayın bir terör olayı olduğu ve bu nedenle 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, belirlenen manevi tazminatın düzenlenme amacına aykırı yüksek belirlendiği, bu nedenle diğer tazminat dosyaları ile eşitsizliğe yol açtığı, manevi tazminata faiz işletilmesinin hatalı olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Ankara Valiliği tarafından, idarelerinin hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği, dava konusu olay terör eyleminden kaynaklandığından 5233 sayılı Kanun kapsamında çözümlenmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminata yer verilmediği, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu, dava dilekçesinde belirtilen tazminat miktarına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, harçtan muaf olduklarından idareleri aleyhine harca hükmedilemeyeceği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından, olayda idarelerinin kusurunun bulunmadığı, dava konusu olay terör eyleminden kaynaklandığından 5233 sayılı Kanun kapsamında çözümlenmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminata yer verilmediği, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı Ankara Valiliği tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı, davalı İçişleri Bakanlığı ve davalı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının, davalı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün temyiz isteminin incelenmeksizin reddi ile düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
A. Davalı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün Temyiz İsteminin İncelenmesi
Dosyanın incelenmesinden; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava konusu işlemin iptali ile olay nedeniyle uğradığı manevi zararlara karşılık olarak takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddi yolunda verilen karara karşı yapılan istinaf başvuruları sonucunda, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince, davalı İçişleri Bakanlığı ile Ankara Valiliğinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine,davacının istinaf başvurusunun reddine karar verildiği; taraflarca bu kararın temyiz edilmesi üzerine, Danıştay Onuncu Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2021/7731, K:2022/980 sayılı kararıyla, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi, davalılar İçişleri Bakanlığı ile Ankara Valiliğinin temyiz istemlerinin reddi, davalı Emniyet Genel Müdürlüğünün temyiz isteminin ise incelenmeksizin reddi yönünde karar verilerek, Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onandığı, manevi tazminata ilişkin kısmının ise bozulduğu, böylece Mahkeme kararının tüm kısımlarının davalı Emniyet Genel Müdürlüğü yönünden kesinleştiği; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince de bozma kararına uyularak, davalı İçişleri Bakanlığı ile Ankara Valiliğinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verildiği ve davalı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından anılan kararın temyizen incelenerek bozulmasına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından ilk derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmamasına rağmen davacı ve diğer davalıların istinaf başvurularının incelenmesi neticesinde verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... kararının temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği, anılan kararın ise ilk derece Mahkemesi kararına göre davalı açısından daha aleyhe bir durum oluşturmadığı,
davalı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen hukuka aykırılık iddialarının temyizen incelenerek bozulması istenilen kararın kendisi yönünden kesinleşen kısmına yönelik olduğu dikkate alındığında, davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
B. Davacının, Davalı İçişleri Bakanlığı ve Davalı Ankara Valiliği'nin Temyiz İstemlerinin İncelenmesi
B-1. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, hükmedilen manevi tazminata işletilen yasal faizin başlangıç tarihi dışında kalan kısımları yönünden incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmı dışındaki kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B-2. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, hükmedilen manevi tazminata işletilen yasal faizin başlangıç tarihi yönünden incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir."; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir..." ve "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; ... b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükümleri yer almaktadır.
Faiz en basit biçimiyle; idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
Öte yandan, davacılar tarafından dava dilekçesinde yasal faizin hangi tarihten itibaren işletilmesi gerektiğine ilişkin açık bir talebe yer verilmemesi halinde faizin dava açma tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, 07/04/2016 tarihinde bakılan davanın açıldığı, dava dilekçesinde idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz istenildiği ibaresine yer verilmeksizin talep edilen tazminat tutarlarının sadece yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmesine rağmen, Bölge İdare Mahkemesince faizin, dava açma tarihi olan 07/04/2016 tarihinden itibaren işletilmesi gerekirken, idareye başvuru tarihinden itibaren işletildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "5-Takdiren davacıya 10.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 09/12/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin manevi tazminatın reddine," ibaresinin "5-Takdiren davacıya 10.000,00 TL manevi tazminatın dava açma tarihi olan 07/04/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin manevi tazminatın reddine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, davacının temyiz isteminin REDDİNE, davalı İçişleri Bakanlığı ve davalı Ankara Valiliği'nin yasal faizin başlangıç tarihi yönünden KABULÜNE, diğer kısımlar yönünden REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istem halinde taraflara iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.