Danıştay 10. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 10. Daire E.2023/3754 K.2025/255
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: Onama
Uyuşmazlık
Davacılar, yakınlarının hastanedeki tedavi sürecinde yaşanan tıbbi hatalar ve hizmet kusuru nedeniyle maddi ve manevi tazminat ödenmesini talep etmektedir. Davalı idare ise tıbbi müdahalelerin uygun olduğunu ve hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ileri sürerek karara itiraz etmektedir.
Kaynak pasajlar (3)
- Devlet Hastanesinde vefat etmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık müteveffanın eşi ... için 35.000,00 TL (miktar artırımı ile birlikte 272.111,23 TL) maddi, 200.000,00 TL manevi; çocukları ... için 5.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi; ... için 20.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi, ... için 20.000,00 TL (miktar artırımı ile birlikte 23.745,04 TL) maddi, 200.000,00 TL manevi, ... için 20.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
- TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, sağlık personelince hastanın anamnezinin alınmadığı, sistematik muayenesinin yapılmadığı, trakeostomi işlemi için bulunması gereken aletlerin yer almadığı, adli yargıda sunulan Adli Tıp Kurumu raporunda hekim uygulamalarının tıbbi hata olarak nitelendirildiği, ceza yargılamasında hekimler hakkında ...
- Devlet Hastanesi acil servisinde triaj uygulamasının bulunmadığı, hiçbir müdahale yapılmaksızın hastanın yarım saate yakın acil serviste bekletildiği, hastanın şiddetli anjioödem tablosunda olmasına rağmen uzman hekim konsültasyonunun yapılmadığı, müteveffanın destekten yoksun kalma tazminatı hesabı için dikkate alınması gereken geliri asgari ücretin üzerinde olmasına rağmen karara esas alınan bilirkişi raporunda asgari ücret üzerinden ve karar tarihindeki güncel veriler dikkate alınmadan hesaplamaların yapıldığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğu, davalı idare tarafından, bilirkişi raporunun bir kısmında “kişide gelişen tablonun ACE inhibitörüne bağlı anjiyoödem olduğu, nadir görüldüğü ve tedavisinde CI esteraz inhibitörü konsantresi, ikatiban ya da taze donmuş plazma gibi özel ilaçlar gerektiği dikkate alındığında pratisyen hekimler tarafından bilinemeyebileceği” belirtirken, diğer taraftan acil servise yüksek tansiyon ile gelen hastaya ACE inhibitörü içeren kapril tablet verilmesinin tıp kurallarına uygun olmadığı belirtilerek 2/8 oranında kusur atfedilmesinde isabet bulunmadığı, hastanın hastaneye müracaat tarihinden itibaren tıbbi muayene ve müdahalelerin noksansız yapıldığı, tıbbi gereklere uygun hareket edildiği, hastanın kendi sağlığına dikkat etmemesinde ihmalinin bulunduğu, manevi tazminatın zenginleşme vasıtası haline getirilemeyeceği, hükmedilen miktarın fahiş olduğu ileri sürülmektedir.
Gerekçe
Danıştay Onuncu Dairesi, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğuna hükmetmiştir. Mahkeme, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını tespit etmiştir.
Kaynak pasajlar (1)
- Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Sonuç
Davacılar, hastanedeki hizmet kusuru nedeniyle uğradıkları zararlar için tazminat ödenmesini talep etmiştir. Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak temyiz istemlerinin reddine ve kararın onanmasına karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (3)
- Devlet Hastanesinde vefat etmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık müteveffanın eşi ... için 35.000,00 TL (miktar artırımı ile birlikte 272.111,23 TL) maddi, 200.000,00 TL manevi; çocukları ... için 5.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi; ... için 20.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi, ... için 20.000,00 TL (miktar artırımı ile birlikte 23.745,04 TL) maddi, 200.000,00 TL manevi, ... için 20.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
- 1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
- 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
T.C. DANIŞTAY ONUNCU DAİRE
Esas No: 2023/3754
Karar No: 2025/255
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
VEKİLİ: Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ: Huk. Müş. Av. ...
Huk. Müş. V. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ...
İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU: Davacılar tarafından, yakınları ...'nun ... tarihinde ... Devlet Hastanesinde vefat etmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık müteveffanın eşi ... için 35.000,00 TL (miktar artırımı ile birlikte 272.111,23 TL) maddi, 200.000,00 TL manevi; çocukları ... için 5.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi; ... için 20.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi, ... için 20.000,00 TL (miktar artırımı ile birlikte 23.745,04 TL) maddi, 200.000,00 TL manevi, ... için 20.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararı hukuka ve usule uygun bulunarak davacıların ve davalı idarenin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, sağlık personelince hastanın anamnezinin alınmadığı, sistematik muayenesinin yapılmadığı, trakeostomi işlemi için bulunması gereken aletlerin yer almadığı, adli yargıda sunulan Adli Tıp Kurumu raporunda hekim uygulamalarının tıbbi hata olarak nitelendirildiği, ceza yargılamasında hekimler hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ayrı ayrı mahkumiyet kararının verildiği kararın kesinleştiği, ... tarihinde ... Devlet Hastanesi acil servisinde triaj uygulamasının bulunmadığı, hiçbir müdahale yapılmaksızın hastanın yarım saate yakın acil serviste bekletildiği, hastanın şiddetli anjioödem tablosunda olmasına rağmen uzman hekim konsültasyonunun yapılmadığı, müteveffanın destekten yoksun kalma tazminatı hesabı için dikkate alınması gereken geliri asgari ücretin üzerinde olmasına rağmen karara esas alınan bilirkişi raporunda asgari ücret üzerinden ve karar tarihindeki güncel veriler dikkate alınmadan hesaplamaların yapıldığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğu, davalı idare tarafından, bilirkişi raporunun bir kısmında “kişide gelişen tablonun ACE inhibitörüne bağlı anjiyoödem olduğu, nadir görüldüğü ve tedavisinde CI esteraz inhibitörü konsantresi, ikatiban ya da taze donmuş plazma gibi özel ilaçlar gerektiği dikkate alındığında pratisyen hekimler tarafından bilinemeyebileceği” belirtirken, diğer taraftan acil servise yüksek tansiyon ile gelen hastaya ACE inhibitörü içeren kapril tablet verilmesinin tıp kurallarına uygun olmadığı belirtilerek 2/8 oranında kusur atfedilmesinde isabet bulunmadığı, hastanın hastaneye müracaat tarihinden itibaren tıbbi muayene ve müdahalelerin noksansız yapıldığı, tıbbi gereklere uygun hareket edildiği, hastanın kendi sağlığına dikkat etmemesinde ihmalinin bulunduğu, manevi tazminatın zenginleşme vasıtası haline getirilemeyeceği, hükmedilen miktarın fahiş olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılar ile davalı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle ödenmemiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için mahkemesince ilgili vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/01/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/3754
Karar No: 2025/255
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
VEKİLİ: Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ: Huk. Müş. Av. ...
Huk. Müş. V. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ...
İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU: Davacılar tarafından, yakınları ...'nun ... tarihinde ... Devlet Hastanesinde vefat etmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık müteveffanın eşi ... için 35.000,00 TL (miktar artırımı ile birlikte 272.111,23 TL) maddi, 200.000,00 TL manevi; çocukları ... için 5.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi; ... için 20.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi, ... için 20.000,00 TL (miktar artırımı ile birlikte 23.745,04 TL) maddi, 200.000,00 TL manevi, ... için 20.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararı hukuka ve usule uygun bulunarak davacıların ve davalı idarenin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, sağlık personelince hastanın anamnezinin alınmadığı, sistematik muayenesinin yapılmadığı, trakeostomi işlemi için bulunması gereken aletlerin yer almadığı, adli yargıda sunulan Adli Tıp Kurumu raporunda hekim uygulamalarının tıbbi hata olarak nitelendirildiği, ceza yargılamasında hekimler hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ayrı ayrı mahkumiyet kararının verildiği kararın kesinleştiği, ... tarihinde ... Devlet Hastanesi acil servisinde triaj uygulamasının bulunmadığı, hiçbir müdahale yapılmaksızın hastanın yarım saate yakın acil serviste bekletildiği, hastanın şiddetli anjioödem tablosunda olmasına rağmen uzman hekim konsültasyonunun yapılmadığı, müteveffanın destekten yoksun kalma tazminatı hesabı için dikkate alınması gereken geliri asgari ücretin üzerinde olmasına rağmen karara esas alınan bilirkişi raporunda asgari ücret üzerinden ve karar tarihindeki güncel veriler dikkate alınmadan hesaplamaların yapıldığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğu, davalı idare tarafından, bilirkişi raporunun bir kısmında “kişide gelişen tablonun ACE inhibitörüne bağlı anjiyoödem olduğu, nadir görüldüğü ve tedavisinde CI esteraz inhibitörü konsantresi, ikatiban ya da taze donmuş plazma gibi özel ilaçlar gerektiği dikkate alındığında pratisyen hekimler tarafından bilinemeyebileceği” belirtirken, diğer taraftan acil servise yüksek tansiyon ile gelen hastaya ACE inhibitörü içeren kapril tablet verilmesinin tıp kurallarına uygun olmadığı belirtilerek 2/8 oranında kusur atfedilmesinde isabet bulunmadığı, hastanın hastaneye müracaat tarihinden itibaren tıbbi muayene ve müdahalelerin noksansız yapıldığı, tıbbi gereklere uygun hareket edildiği, hastanın kendi sağlığına dikkat etmemesinde ihmalinin bulunduğu, manevi tazminatın zenginleşme vasıtası haline getirilemeyeceği, hükmedilen miktarın fahiş olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılar ile davalı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle ödenmemiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için mahkemesince ilgili vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/01/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.