‹ Ana sayfa
Danıştay10. Daireİdare Hukuku

Danıştay 10. Daire E.2022/607 K.2023/2852

Esas No: 2022/607 · Karar No: 2023/2852 · Karar Tarihi: 29.05.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/607
Karar No : 2023/2852

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

**VEKİLİ:** Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA

**VEKİLLERİ:** Hukuk Müşaviri Av. …
Hukuk Müşaviri …

TEMYİZ EDEN MÜDAHİL
(DAVALI YANINDA) : …

**VEKİLİ:** Av. …

İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca ve davalı yanında müdahil tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, 19/07/2018 tarihinde Milas 75. Yıl Devlet Hastanesinde yapılan bel fıtığı ameliyatı esnasında idrar kanallarının kesilmesi nedeniyle böbreğini kaybetmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğu belirtilerek uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 1.000,00 TL maddi (miktar arttırımı ile 373.427,08 TL) ve 500.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, 373.427,08 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 03/12/2018 tarihinden, 372.427,08 TL'lik kısmının ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 12/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 50.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 03/12/2018 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat ve faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, hizmet kusuru nedeniyle böbreğin kaybedilmesi sonucu sürekli bir böbrek ile endişe ve korkusu içinde yaşadığı, manevi anlamda ciddi tahribatları oluştuğu, Türk Lirasının alım gücünün çok düşük olması karşısında takdir edilen manevi tazminatın yetersiz olduğu, ayrıca artırılan maddi tazminat miktarı için faiz başlangıç tarihinin de idareye başvuru tarihinden itibaren olması gerektiği iddialarıyla; davalı idare tarafından, literatürde disk hernisi cerrahisinin üreter yaralanması da dahil bir çok komplikasyonunun bulunduğu, cerrahın öngöremeyeceği doku yapışıklıklarının ortaya çıkaracağı çekme kuvveti nedeni ile istenmeden kopma olayının meydana gelebileceği, bunun yanında pek çok faktörün de komplikasyon riskini arttırdığı, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, manevi tazminata faiz yürütülemeyeceği iddialarıyla; davalı yanında müdahil ... tarafından ise, olayın bir komplikasyondan ibaret olduğu, hukuki sorumluluğun ve idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, dosyada kusuru olmadığına dair 3 adet bilirkişi raporu bulunduğu, Adli Tıp Kurumu raporunun bu raporlarla çeliştiği, çelişki giderilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu raporların nasıl bertaraf edildiğine dair bir gerekçe gösterilmediği için adil yargılama hakkının ihlal edildiği iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin ve müdahil ... 'nın temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup müdahil ... tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
A) Temyize konu kararın maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik kısmının incelenmesi:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, bu kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize Konu kararın hükmedilen maddi tazminata işleyecek faizin başlangıç tarihine yönelik kısmının incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da, idareye başvurulan 03/12/2018 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, davanın maddi tazminat istemi yönünden kabulüne, manevi tazminat istemi yönünden kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "istinaf başvurularının reddine" ibaresinin, "istinaf başvurularının reddine, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan '373.427,08 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 03/12/2018 tarihinden, 372.427,08 TL'lik kısmının ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 12/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine' ibaresinin, '373.427,08 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 03/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine' şeklinde düzeltilmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idare ve davalı idare yanında müdahil ... 'nın temyiz istemlerinin REDDİNE, davacının esasa yönelik temyiz isteminin REDDİNE, faizin başlangıç tarihi yönelik temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretlerinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2023 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?