‹ Ana sayfa
Danıştay10. Daireİdare Hukuku

Danıştay 10. Daire E.2022/4102 K.2024/1032

Esas No: 2022/4102 · Karar No: 2024/1032 · Karar Tarihi: 21.03.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4102
Karar No : 2024/1032

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...

**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ikamet ettiği ... ili, ... ilçesi, ... Köyünde 16/07/2011 tarihinde meydana gelen yağışlarda köy içerisinden geçen ...-... deresinin taşması sonucu kendisine ait 80 adet küçükbaş hayvanın suda boğularak telef olmasında davalı idarece dere ıslah çalışmalarının yapılmaması suretiyle hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 48.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Mahkemelerinin davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 19/10/2020 tarih ve E:2016/2215, K:2020/3889 sayılı kararıyla davalı idarenin hizmet kusuru bulunmadığı ve tazminat sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu olayda davalı idarenin tam kusurlu olduğu, davalı idarece bölgede sel felaketinin sürekli meydana geldiğinin bilindiği, köy ve etraf köylerin tüzel kişilikleri ve köy ahalisinin yazılı ve şifahi başvurularına rağmen davalı idare tarafından gerekli önlemlerin alınmadığı, dava konusu olay mahallinde gerçekleştirilen keşif neticesinde dahi bilirkişilerce davalı idarenin % 70 kusur oranı belirlendiği halde davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ :İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**

MADDİ

**OLAY:**
... ili, ... ilçesi, ... Köyünde ikamet eden davacıya ait 80 adet küçükbaş hayvanın, 16/07/2011 tarihinde ...-... deresi yakınlarında otlarken, meydana gelen yağışlar nedeniyle söz konusu derenin taşması sonucu suda boğulması üzerine, davalı idarece dere ıslah çalışmalarının yapılmaması sebebiyle hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle oluştuğu ileri sürülen 48.000,00 TL maddi zararın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Dava konusu olay nedeniyle açılan davalarda Danıştay Onuncu Dairesince davalı idarenin hizmet kusuru bulunmadığı ve tazminat sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine verilen ısrar kararları sonrasında Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/05/2023 tarih ve E:2022/2369, K:2023/1034, E:2022/2681, K:2023/1035, E:2022/3287, K:2023/1036 sayılı kararlarında; 16/07/2011 tarihinde yaşanan sel felaketi nedeniyle açılan benzer davalara ilişkin dosyaların birlikte incelenmesinden, sel felaketinin yaşandığı ... ili, ... ilçesi, ... Köyünde olay öncesinde 08-13-27/05/2007, 17/07/2007, 23-24/08/2007, 12/02/2008 tarihlerinde de sel felaketlerinin yaşandığı; bu olaylarda can ve mal kayıplarının ortaya çıktığı; ... Valiliği Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünün 18/07/2007-23/07/2007 tarihleri arasında ilçede yaptığı incelemeler neticesinde hazırlanan raporda köy içinden geçen derenin mutlaka ıslah edilmesi gerektiğinin, dere ıslahı işlerinin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapıldığının belirtildiği; ... Köyünde ikamet etmekte olan şahısların olay öncesinde çeşitli tarihlerde ... Valiliği ve ... Kaymakamlığına verdikleri dilekçelerle evlerinin yağışlar nedeniyle zarar gördüğünü belirterek daha uygun bir yerde ev yapmaları konusunda gereğinin yapılmasını talep ettikleri; ... Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 17. Bölge Müdürlüğüne gönderdiği 16/06/2011 tarih ve 1032 sayılı yazıda da, ... Köyünde 15/06/2011 tarihinde yapılan inceleme sonucunda derenin taşması durumunda dere yatağının yakınında bulunan konutların potansiyel su baskınına maruz kalabileceğinin görüldüğü belirtilerek su baskını konuları Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün faaliyet alanına girdiğinden kurumun teknik elemanlarınca bölgede inceleme yapılması gerektiğinin bildirildiği; bakılmakta olan davaya konu 16/07/2011 tarihli sel felaketi sonrasında ... İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekiplerince hasar tespit çalışması yapıldığı; bu çalışma sonucunda 4 kişinin vefat ettiği ve toplam 600 kadar hayvanın telef olduğunun tespit edildiği; Meteoroloji Genel Müdürlüğünce, yerleşim alanları dışında ve ... ilçesinin köylerinde aşırı yağışların sele dönmesi sonucunda oluşan zararlarla ilgili fevk (olağanüstü olay) raporu tanzim edildiği; sel felaketinin yaşandığı tarihe kadar dere ıslahı ile ilgili bir çalışma bulunmadığının, olay sonrasında 18/07/2011-20/07/2011 tarihleri arasında paletli beko aracıyla yapılan çalışma sonucunda deredeki suyun akışının sağlandığının, kalan çalışmaların 2012 yılında ihalesinin yapıldığının, bu ihaleye konu iş kapsamında 2013 yılında söz konusu derenin tersip bentlerinin ve istinat duvarlarının %50'sinin tamamlandığının Devlet Su İşleri 17. Bölge Müdürlüğünün ara kararı cevaplarında belirtildiği, Van İli, ... İlçesi, ... Köyünde 2007 ve 2008 yıllarında bir çok kez sel felaketi yaşanmış olması, kamu kurumlarının bölgede yaptıkları incelemelerde derenin ıslah edilmesi gerektiği yönünde raporlar düzenlemiş olmaları, yöre halkının olay tarihinden önce konuya ilişkin birçok başvuru yapmış olması hususları birlikte dikkate alındığında, davalı idarenin olay tarihi olan 16/07/2011 tarihine kadar ...-... deresinin ıslahına ve taşkın koruma tesisi yapılmasına yönelik herhangi bir çalışma yapmamış olması nedeniyle hizmet kusurunun bulunduğu ve davacının uğradığı zararla 6200 sayılı Kanun'dan kaynaklanan görevlerini yerine getirmeyen idarenin eylemi arasında illiyet bağı bulunduğu sonucuna varıldığı, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, 16/07/2011 tarihinde meydana gelen yağışlar nedeniyle ...-... deresinin taşması sonucu hayvanlarının boğulduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istemiyle aynı köyde yaşayan kişiler tarafından açılan benzer davalarda düzenlenen bilirkişi raporlarına istinaden davalı idarenin olayda %70 oranında hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen birçok İdare Mahkemesi kararının itiraz kanun yolundan geçerek kesinleştiği, yaşanan olayda davalı idarenin hizmet kusuru ve ortaya çıkan zararla davalı idarenin eylemi arasında illiyet bağının bulunması karşısında, temyizen incelenen karar ısrar hususu yönünden usul ve hukuka uygun bulunarak onanmıştır.

**İLGİLİ MEVZUAT:**
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun'un 2. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan halinde, taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek; akar sularda ıslahat yapmak ve icabedenleri seyrüsefere elverişli hale getirmek; anılan tesislerin çalıştırma, bakım ve onarım dahil işletmelerini sağlamak Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında bu hizmetten doğan nedenlerle kişilerin uğradığı zararların hizmetin sahibi idarece karşılanması esas olmakla birlikte, tazminata hükmedilirken, olayın meydana geliş şekline göre zarara uğrayan kişilerin de kusurlu olup olmadığının, dolayısıyla olayda müterafik kusur bulunup bulunmadığının da ortaya konulması gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
... ili, ... ilçesi, ... Köyü'nde 2007 ve 2008 yıllarında bir çok kez sel felaketi yaşanmış olması, gerek kamu kurumlarının bölgede yaptığı incelemelerde derenin ıslah edilmesi gerektiği yönünde raporlar düzenlemiş olmaları gerekse de yöre halkının olay tarihinden önce konuya ilişkin bir çok başvuru yapmış olması karşısında, davalı idarenin olay tarihi olan 16/07/2011 tarihine kadar ...-... deresinin ıslahına ve taşkın koruma tesisi yapılmasına yönelik herhangi bir çalışma yapmamış olması nedeniyle hizmet kusurunun bulunduğu ve davacının uğradığı zararla idarenin Kanundan kaynaklanan görevlerini yerine getirmemek şeklinde tezahür eden eylemi arasında nedensellik bağı bulunduğunun kabulü gerekmekte olup, İdare Mahkemesince de mahallinde 06/04/2015 tarihinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu olayda davalı idare eylemi ile davacının zararı arasında illiyet bağı bulunduğu, davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün %70 kusurlu olduğu tespite yer verilmiştir.
Öte yandan dava konusu olayın yaşandığı yerde daha önceki tarihlerde de aşırı yağış nedeniyle sel felaketinin yaşandığı ve bu sel felaketleri sonucunda ölüm ve birçok hasarın meydana geldiği dikkate alındığında, hayvan sürülerini otlatmak ve korumaktan sorumlu olan sürü sahibi veya çobanın gereken özeni göstermesi gerektiği açık olduğundan bu yönüyle zararın oluşmasına davacının dikkatsizlik, tedbirsizlik, ihmal ve kusurunun da söz konusu zarara sebebiyet verdiğinden zarara uğrayan davacının da %30 kusuru bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Tüm bu nedenlerle İdare Mahkemesince davalı idarenin %70 kusur oranı dikkate alınarak davacının maddi zararının karşılanması gerektiğinden davanın reddi yolunda verilen kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/03/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?