‹ Ana sayfa
Danıştay10. DaireAile Hukuku

Danıştay 10. Daire E.2022/2525 K.2024/856

Esas No: 2022/2525 · Karar No: 2024/856 · Karar Tarihi: 14.03.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2525
Karar No : 2024/856

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- Kendi adına asaleten ... adına velayeten ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ...
7- ...
8- ...

**VEKİLLERİ:** Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA

**VEKİLİ:** 1. Hukuk Müş. Yrd. ...

İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU: Davacılar tarafından, murisleri ...'nın 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen bombalı saldırıda hayatını kaybetmesi nedeniyle 2.800.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddi işleminin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık genel hükümler kapsamında kapsamında davacı eş için 225.000,00 TL, çocuklar ..., ..., ..., ... için 125.000,00 TL, anne ... için 125.000,00 TL, kardeşler ..., ..., ... için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 1.170.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; işlem yönünden; dava konusu işlemin kısmen iptaline, davanın kısmen reddine, tazminat istemi yönünden; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 15/12/2020 tarih ve E:2019/5845, K:2020/6265 sayılı bozma kararına uyularak, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yetersiz olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, idarenin ağır hizmet kusuru halinde sorumluluğunun bulunduğu, dava konusu olayın bir terör olayı olduğu, bu nedenle 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davacılar tarafından davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmı dışındaki kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, hükmedilen manevi tazminata işletilen yasal faizin başlangıç tarihi yönünden incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir."; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir..." ve "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; ... b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükümleri yer almaktadır.
Faiz en basit biçimiyle; idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
Öte yandan, davacılar tarafından dava dilekçesinde yasal faizin hangi tarihten itibaren işletilmesi gerektiğine ilişkin açık bir talebe yer verilmemesi halinde faizin dava açma tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, 07/04/2016 tarihinde bakılan davanın açıldığı, dava dilekçesinde idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz istenildiği ibaresine yer verilmeksizin talep edilen manevi tazminat tutarlarının sadece yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmesine rağmen, Bölge İdare Mahkemesince faizin, dava açma tarihi olan 07/04/2016 tarihinden itibaren işletilmesi gerekirken, idareye başvuru tarihinden itibaren işletildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "5-....müteveffanın eşi ... için 50.000,00 TL, çocukları ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 40.000,00 TL, kardeşleri ..., ... ve ... için ayrı ayrı 15.000,00 TL, anne ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 09/12/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ÖDENMESİNE..." ibaresinin "5-....müteveffanın eşi ... için 50.000,00 TL, çocukları ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 40.000,00 TL, kardeşleri ..., ... ve ... için ayrı ayrı 15.000,00 TL, anne ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın dava açma tarihi olan 07/04/2016 tarihinden tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ÖDENMESİNE..." şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE, davalı idarenin esasa ilişkin temyiz isteminin REDDİNE, faizin başlangıç tarihine ilişkin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istem halinde iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/03/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?