Danıştay10. Daireİdare Hukuku
Danıştay 10. Daire E.2022/2123 K.2023/2174
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2123
Karar No : 2023/2174
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği / ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının bozulmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 20/11/2019 tarih ve E:2019/1365, K:2019/8413 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Şırnak ili, Güçlükonak ilçesi, Erdurdu köyünde ikamet etmekte iken yaşanan terör olayları nedeniyle göç etmek zorunda kaldığından ve köyüne halen dönüş yapamadığından bahisle 2008 yılı ve sonrasına ilişkin devam eden zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle 16/07/2014 tarihinde Şırnak Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; 2008 yılından başvuru tarihine kadar geçen döneme ilişkin olarak malvarlığına ulaşamamadan kaynaklı zararlar açısından, anılan köyün girişe yasak bölge ilan edilip edilmediği, yerleşime açılıp açılmadığı, köyde ikamet eden veya etmek isteyen kişilerin güvenliklerinin sağlanıp sağlanmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması gerektiğinden, konuya ilişkin olarak yapılan 08/04/2015 tarihli ara kararına istinaden gönderilen Şırnak İl Jandarma Komutanlığının 01/05/2015 günlü yazısı eki tutanakta özetle, Erdurdu köyünde oturan vatandaş olmadığı, köye giden araç yolunun bulunmadığı, köyün uzun zamandan beri boş olarak gözükmekte ve bölücü terör örgütü mensuplarınca kullanılabilme ihtimalinin olduğu, bunun yanında davalı idare tarafından gönderilen ara karar cevabı ekinde bilgi ve belgelerin incelenmesinden ise, bölücü terör örgütü mensuplarınca araziye yerleştirilmiş eskiden kalma mayın, el yapımı patlayıcı madde olabileceği ve örgüt mensuplarının halen ilgili bölgede geçiş yaptıklarına dair duyumlar aldıklarını bu nedenle güvenli daimi ikamete uygun olmadığının belirtildiği, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, Erdurdu köyünde patlayıcı madde bulunabileceği ve terör örgütü mensuplarınca köyün barınma amaçlı olarak kullanılabileceği bu nedenle daimi ikametgaha elverişli güvenli bir yer olmadığı, davacının Erdurdu köyünde malvarlığının bulunup bulunmadığının araştırılarak eğer var ise 2008 yılından başvuru yaptığı tarihe kadar olan malvarlığına ulaşamama nedeniyle uğradığı zararlarının tazminine karar verilmesi gerekirken sözkonusu zararların tazmini istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu zımnen ret kararının iptaline karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davalının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince; 5233 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 27/07/2004 tarihinden sonra meydana gelen zararlar bakımından Kanun’un 6. maddesinde belirlenen süreler içinde, 19/07/1987 ile 27/07/2004 tarihleri arasında meydana gelen zararlar bakımından ise 5233 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesinde öngörülen süre içinde idareye başvurulabileceği hususunda tereddüt bulunmadığı, İdare Mahkemesi tarafından yapılan ara kararlar sonucu dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre, malvarlığına ulaşılamadığı iddia edilen köyün idareye yapılan başvuru tarihine kadar olan dönemde güvenlik nedeniyle yerleşime uygun olmaması nedeniyle boş olduğu anlaşıldığından, davalı idarenin köye dönüşlerin davacı tarafın isteğine bağlı olduğu yönündeki iddiasının yerinde görülmediği, davacı tarafından 5233 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonraki bir tarih olan 2008 yılı ve sonrası için malvarlığına ulaşamaması nedeniyle meydana gelen zararının karşılanması istemiyle idareye yaptığı 16/07/2014 tarihli başvurunun Kanun’un 6. maddesi kapsamında idareye yapılmış bir başvuru olduğunun kabulü gerektiği, davacının idareye başvurduğu tarihten geriye doğru 1 yıllık döneme, bir başka ifadeyle 16/07/2013 tarihinden davacının idareye yapmış olduğu başvuru tarihine kadar olan dönemle sınırlı olarak mahkemece dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken, Kanun'un 6. maddesinde öngörülen süre içinde idari başvuru yapılmayan 2008-16/07/2013 tarihleri arasındaki dönemi de kapsayacak şekilde dava konusu işlemin tamamının iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME
TALEP_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, bozma kararının hukuk güvenliği, eşitlik, hak arama hürriyeti ve mahkemeye erişim hakkı ilkelerine aykırı olduğu, hakkaniyete ve içtihat birliğine uygun olmadığı, İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesine uymadığı, bu nedenlerle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizce verilen bozma kararı kaldırılarak, İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 20/11/2019 tarih ve E:2019/1365, K:2019/8413 sayılı kararı kaldırılarak davalı idarenin temyiz istemi yeniden incelendi:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Şırnak ili, Güçlükonak ilçesi, Erdurdu köyünde ikamet etmekte iken terör eylemleri ve terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle yerleşim yerini terk etmek zorunda kaldığını iddia eden davacının, malvarlığına ulaşamamasından kaynaklanan zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle yaptığı ilk başvurusu üzerine 2004 yılına kadar zararları karşılanmıştır.
Davacı tarafından 16/07/2014 tarihinde yapılan başvuru ile köyün hala boş olduğu ve devam eden zararlarının bulunduğu ileri sürülerek 2008 yılı ve sonrası için zararlarının karşılanması istenilmiş, davalı idare tarafından başvuruya cevap verilmemesi üzerine zımnen ret işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 2. maddesinin (d) bendinde; terör dışındaki ekonomik ve sosyal sebeplerle uğranılan zararlar ile güvenlik kaygıları dışında kendi istekleriyle bulundukları yerleri terk edenlerin bu sebeple uğradıkları zararlar, Kanunun kapsamı dışında tutulmuş, aynı Kanunun "Başvurunun süresi, şekli, incelenmesi ve sonuçlandırılması" başlıklı 6. maddesinde; "Zarar gören veya mirasçılarının veya yetkili temsilcilerinin zarar konusu olayın öğrenilmesinden itibaren altmış gün içinde, her hâlde olayın meydana gelmesinden itibaren bir yıl içinde zararın gerçekleştiği veya zarar konusu olayın meydana geldiği il valiliğine başvurmaları hâlinde gerekli işlemlere başlanır. Bu sürelerden sonra yapılacak başvurular kabul edilmez. Bu Kanun kapsamındaki yaralanma ve engelli hâle gelme durumlarında, yaralının hastaneye kabulünden hastaneden çıkışına kadar geçen süre, başvuru süresinin hesaplanmasında dikkate alınmaz." hükmüne yer verilmiş, 7. maddesinde ise; hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri; terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin malvarlıklarına, ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararların, 5233 sayılı Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla idarece tazmin edileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılan uyuşmazlıkla aynı konuda Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine verilen Anayasa Mahkemesinin 28/07/2022 tarih ve 2021/11655 Başvuru Numaralı kararında, "...Somut olayda zarar konusu olay başvurucunun mülküne ulaşmasına izin verilmemesidir. Mülke ulaşamama süregelen bir müdahale niteliğindedir. Diğer bir ifadeyle mülke erişimin kısıtlanması devam ettiği sürece başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahale de varlığını koruyacaktır. Anlık müdahalelerde 5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen sürelerin müdahale tarihinden itibaren başlatılması makuldür. Buna karşılık süregelen müdahalelerde müdahale için spesifik ve tek bir tarihten söz edilemez. Süregelen müdahale -kesinti söz konusu olmadıkça- her an devam eden müdahaledir. Bu sebeple süregelen müdahalede zarar konusu olay için somut bir tarih belirlenemez (demir yolu hattından kaynaklanan titreşimler sebebiyle evde hasar oluşmasına ilişkin olarak yapılan benzer bir değerlendirme için bkz. Atay Elden, B. No: 2019/16301, 3/2/2022, § 53). Dolayısıyla bu tür müdahalelerde 5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen sürelerin müdahalenin kesildiği tarihten itibaren başlatılması gerekir. " denilmektedir.
Buna göre, süregelen müdahale (uyuşmazlık bakımından davacının mülküne ulaşmasına izin verilmemesi) ile bu müdahale nedeniyle uğranılan zarar kesintiye uğramadığı sürece, zararın tazminine yönelik başvuru için nihai bir tarih bulunduğundan söz edilemeyeceğinin kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, süregelen müdahaleler sonucu oluşan ve buna bağlı olarak süregelen nitelik arz eden zararlarda, 5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen sürelerin (60 gün - 1 yıl) uygulanması, ancak kesinti meydana gelmesi halinde mümkün olabilecek; başka bir anlatımla, müdahale ve zarar devam ettiği sürece başvuru süresinin geçirildiğinden bahisle süre aşımı söz konusu olmayacaktır.
Bu çerçevede yapılan inceleme neticesinde, davacı tarafından, mal varlığına ulaşamamasından kaynaklanan zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle yaptığı ilk başvurusu üzerine 2004 yılına kadarki zararlarının karşılandığı, davalı idareye yapılan 16/07/2014 tarihli başvuru ile köyün hala boş olduğu ve devam eden zararlarının bulunduğu ileri sürülerek 2008 yılı ve sonrasına yönelik zararlarının da 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmininin istenildiği; dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, davacının mal varlığına ulaşamama durumunun başvuru tarihi itibarıyla devam ettiği, diğer bir ifadeyle davacının mülküne ulaşmasına izin verilmemesine yönelik müdahalenin kesintiye uğramadığı, dolayısıyla davacının talep ettiği zararın devam eden / süregelen zarar olduğu dikkate alındığında; söz konusu zararının tazminine yönelik başvurusunun süresinde olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyiz istemine konu İdare Mahkemesi kararında neticesi itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Öte yandan, kadastro çalışması tamamlanan yerlerde yapılmış ya da yapılacak keşiflerde, tespit edilen taşınmazların tapu kayıtlarının davacı taraftan isteneceği, tapu kayıtlarının bulunmaması halinde ise zilyetlik ve kadastro sonucu arasındaki farkın hangi sebeplerden kaynaklandığını açıklayıcı bilgi ve belgelerin (dava, belge, sözleşme vs.) davacı tarafından sunulması gerektiği, aksi takdirde keşifte tespit edilen tapusuz taşınmazların değerlendirilemeyeceği ve taşınmazlar için mükerrer ödemelerin söz konusu olamayacağı açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerine bırakılmasına, artan posta ücretinin istem halinde iadesine,
4. Dosyanın Mardin İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/04/2023 tarihinde, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2123
Karar No : 2023/2174
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği / ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının bozulmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 20/11/2019 tarih ve E:2019/1365, K:2019/8413 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Şırnak ili, Güçlükonak ilçesi, Erdurdu köyünde ikamet etmekte iken yaşanan terör olayları nedeniyle göç etmek zorunda kaldığından ve köyüne halen dönüş yapamadığından bahisle 2008 yılı ve sonrasına ilişkin devam eden zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle 16/07/2014 tarihinde Şırnak Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; 2008 yılından başvuru tarihine kadar geçen döneme ilişkin olarak malvarlığına ulaşamamadan kaynaklı zararlar açısından, anılan köyün girişe yasak bölge ilan edilip edilmediği, yerleşime açılıp açılmadığı, köyde ikamet eden veya etmek isteyen kişilerin güvenliklerinin sağlanıp sağlanmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması gerektiğinden, konuya ilişkin olarak yapılan 08/04/2015 tarihli ara kararına istinaden gönderilen Şırnak İl Jandarma Komutanlığının 01/05/2015 günlü yazısı eki tutanakta özetle, Erdurdu köyünde oturan vatandaş olmadığı, köye giden araç yolunun bulunmadığı, köyün uzun zamandan beri boş olarak gözükmekte ve bölücü terör örgütü mensuplarınca kullanılabilme ihtimalinin olduğu, bunun yanında davalı idare tarafından gönderilen ara karar cevabı ekinde bilgi ve belgelerin incelenmesinden ise, bölücü terör örgütü mensuplarınca araziye yerleştirilmiş eskiden kalma mayın, el yapımı patlayıcı madde olabileceği ve örgüt mensuplarının halen ilgili bölgede geçiş yaptıklarına dair duyumlar aldıklarını bu nedenle güvenli daimi ikamete uygun olmadığının belirtildiği, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, Erdurdu köyünde patlayıcı madde bulunabileceği ve terör örgütü mensuplarınca köyün barınma amaçlı olarak kullanılabileceği bu nedenle daimi ikametgaha elverişli güvenli bir yer olmadığı, davacının Erdurdu köyünde malvarlığının bulunup bulunmadığının araştırılarak eğer var ise 2008 yılından başvuru yaptığı tarihe kadar olan malvarlığına ulaşamama nedeniyle uğradığı zararlarının tazminine karar verilmesi gerekirken sözkonusu zararların tazmini istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu zımnen ret kararının iptaline karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davalının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince; 5233 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 27/07/2004 tarihinden sonra meydana gelen zararlar bakımından Kanun’un 6. maddesinde belirlenen süreler içinde, 19/07/1987 ile 27/07/2004 tarihleri arasında meydana gelen zararlar bakımından ise 5233 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesinde öngörülen süre içinde idareye başvurulabileceği hususunda tereddüt bulunmadığı, İdare Mahkemesi tarafından yapılan ara kararlar sonucu dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre, malvarlığına ulaşılamadığı iddia edilen köyün idareye yapılan başvuru tarihine kadar olan dönemde güvenlik nedeniyle yerleşime uygun olmaması nedeniyle boş olduğu anlaşıldığından, davalı idarenin köye dönüşlerin davacı tarafın isteğine bağlı olduğu yönündeki iddiasının yerinde görülmediği, davacı tarafından 5233 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonraki bir tarih olan 2008 yılı ve sonrası için malvarlığına ulaşamaması nedeniyle meydana gelen zararının karşılanması istemiyle idareye yaptığı 16/07/2014 tarihli başvurunun Kanun’un 6. maddesi kapsamında idareye yapılmış bir başvuru olduğunun kabulü gerektiği, davacının idareye başvurduğu tarihten geriye doğru 1 yıllık döneme, bir başka ifadeyle 16/07/2013 tarihinden davacının idareye yapmış olduğu başvuru tarihine kadar olan dönemle sınırlı olarak mahkemece dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken, Kanun'un 6. maddesinde öngörülen süre içinde idari başvuru yapılmayan 2008-16/07/2013 tarihleri arasındaki dönemi de kapsayacak şekilde dava konusu işlemin tamamının iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME
TALEP_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, bozma kararının hukuk güvenliği, eşitlik, hak arama hürriyeti ve mahkemeye erişim hakkı ilkelerine aykırı olduğu, hakkaniyete ve içtihat birliğine uygun olmadığı, İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesine uymadığı, bu nedenlerle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizce verilen bozma kararı kaldırılarak, İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 20/11/2019 tarih ve E:2019/1365, K:2019/8413 sayılı kararı kaldırılarak davalı idarenin temyiz istemi yeniden incelendi:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Şırnak ili, Güçlükonak ilçesi, Erdurdu köyünde ikamet etmekte iken terör eylemleri ve terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle yerleşim yerini terk etmek zorunda kaldığını iddia eden davacının, malvarlığına ulaşamamasından kaynaklanan zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle yaptığı ilk başvurusu üzerine 2004 yılına kadar zararları karşılanmıştır.
Davacı tarafından 16/07/2014 tarihinde yapılan başvuru ile köyün hala boş olduğu ve devam eden zararlarının bulunduğu ileri sürülerek 2008 yılı ve sonrası için zararlarının karşılanması istenilmiş, davalı idare tarafından başvuruya cevap verilmemesi üzerine zımnen ret işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 2. maddesinin (d) bendinde; terör dışındaki ekonomik ve sosyal sebeplerle uğranılan zararlar ile güvenlik kaygıları dışında kendi istekleriyle bulundukları yerleri terk edenlerin bu sebeple uğradıkları zararlar, Kanunun kapsamı dışında tutulmuş, aynı Kanunun "Başvurunun süresi, şekli, incelenmesi ve sonuçlandırılması" başlıklı 6. maddesinde; "Zarar gören veya mirasçılarının veya yetkili temsilcilerinin zarar konusu olayın öğrenilmesinden itibaren altmış gün içinde, her hâlde olayın meydana gelmesinden itibaren bir yıl içinde zararın gerçekleştiği veya zarar konusu olayın meydana geldiği il valiliğine başvurmaları hâlinde gerekli işlemlere başlanır. Bu sürelerden sonra yapılacak başvurular kabul edilmez. Bu Kanun kapsamındaki yaralanma ve engelli hâle gelme durumlarında, yaralının hastaneye kabulünden hastaneden çıkışına kadar geçen süre, başvuru süresinin hesaplanmasında dikkate alınmaz." hükmüne yer verilmiş, 7. maddesinde ise; hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri; terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin malvarlıklarına, ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararların, 5233 sayılı Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla idarece tazmin edileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılan uyuşmazlıkla aynı konuda Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine verilen Anayasa Mahkemesinin 28/07/2022 tarih ve 2021/11655 Başvuru Numaralı kararında, "...Somut olayda zarar konusu olay başvurucunun mülküne ulaşmasına izin verilmemesidir. Mülke ulaşamama süregelen bir müdahale niteliğindedir. Diğer bir ifadeyle mülke erişimin kısıtlanması devam ettiği sürece başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahale de varlığını koruyacaktır. Anlık müdahalelerde 5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen sürelerin müdahale tarihinden itibaren başlatılması makuldür. Buna karşılık süregelen müdahalelerde müdahale için spesifik ve tek bir tarihten söz edilemez. Süregelen müdahale -kesinti söz konusu olmadıkça- her an devam eden müdahaledir. Bu sebeple süregelen müdahalede zarar konusu olay için somut bir tarih belirlenemez (demir yolu hattından kaynaklanan titreşimler sebebiyle evde hasar oluşmasına ilişkin olarak yapılan benzer bir değerlendirme için bkz. Atay Elden, B. No: 2019/16301, 3/2/2022, § 53). Dolayısıyla bu tür müdahalelerde 5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen sürelerin müdahalenin kesildiği tarihten itibaren başlatılması gerekir. " denilmektedir.
Buna göre, süregelen müdahale (uyuşmazlık bakımından davacının mülküne ulaşmasına izin verilmemesi) ile bu müdahale nedeniyle uğranılan zarar kesintiye uğramadığı sürece, zararın tazminine yönelik başvuru için nihai bir tarih bulunduğundan söz edilemeyeceğinin kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, süregelen müdahaleler sonucu oluşan ve buna bağlı olarak süregelen nitelik arz eden zararlarda, 5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen sürelerin (60 gün - 1 yıl) uygulanması, ancak kesinti meydana gelmesi halinde mümkün olabilecek; başka bir anlatımla, müdahale ve zarar devam ettiği sürece başvuru süresinin geçirildiğinden bahisle süre aşımı söz konusu olmayacaktır.
Bu çerçevede yapılan inceleme neticesinde, davacı tarafından, mal varlığına ulaşamamasından kaynaklanan zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle yaptığı ilk başvurusu üzerine 2004 yılına kadarki zararlarının karşılandığı, davalı idareye yapılan 16/07/2014 tarihli başvuru ile köyün hala boş olduğu ve devam eden zararlarının bulunduğu ileri sürülerek 2008 yılı ve sonrasına yönelik zararlarının da 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmininin istenildiği; dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, davacının mal varlığına ulaşamama durumunun başvuru tarihi itibarıyla devam ettiği, diğer bir ifadeyle davacının mülküne ulaşmasına izin verilmemesine yönelik müdahalenin kesintiye uğramadığı, dolayısıyla davacının talep ettiği zararın devam eden / süregelen zarar olduğu dikkate alındığında; söz konusu zararının tazminine yönelik başvurusunun süresinde olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyiz istemine konu İdare Mahkemesi kararında neticesi itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Öte yandan, kadastro çalışması tamamlanan yerlerde yapılmış ya da yapılacak keşiflerde, tespit edilen taşınmazların tapu kayıtlarının davacı taraftan isteneceği, tapu kayıtlarının bulunmaması halinde ise zilyetlik ve kadastro sonucu arasındaki farkın hangi sebeplerden kaynaklandığını açıklayıcı bilgi ve belgelerin (dava, belge, sözleşme vs.) davacı tarafından sunulması gerektiği, aksi takdirde keşifte tespit edilen tapusuz taşınmazların değerlendirilemeyeceği ve taşınmazlar için mükerrer ödemelerin söz konusu olamayacağı açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerine bırakılmasına, artan posta ücretinin istem halinde iadesine,
4. Dosyanın Mardin İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/04/2023 tarihinde, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.