Danıştay10. Daireİdare Hukuku
Danıştay 10. Daire E.2020/403 K.2024/938
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/403
Karar No : 2024/938
**DAVACI:** ... (...)
**VEKİLİ:** Av. ...
**DAVALI:** ... Başkanlığı / ...
**VEKİLİ:** Huk. Müş. ...
(... Bakanlığı Vekili)
DAVANIN_KONUSU : 17/08/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesine, 19/01/2016 tarih ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesiyle eklenen 13. fıkranın iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Dava konusu düzenlemenin 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 17. fıkrasına ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. ve 169. maddelerine aykırı olduğu, anılan Kanun’larda olmayan bir ölçü getirildiği, 5684 sayılı Kanun’da belirtilen “talepte bulunan”ın tahkime başvuran kişi olduğu, karşı tarafın itiraz eden olabileceği, talep eden olamayacağı, kanun koyucunun özellikle “talep eden” şeklinde ayrıma gittiği, burada bahsedilenin davacı/başvurucu olduğu, uygulamada bazı kararlarda tam, bazı kararlarda beşte biri oranında vekâlet ücretine hükmedildiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Usûle ilişkin olarak, dava konusu değişikliğin 16/01/2016 tarihinde yapıldığı, davanın ise çok sonra açıldığı, süresinde olmadığı; esasa ilişkin olarak, 5684 sayılı Kanun’un 30. maddesinin 17. fıkrasında, “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmüne yer verildiği, 23. fıkrasında ise bu Kanun’da hüküm bulunmayan hâllerde Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerinin, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı hükmünün bulunduğu, Kanun'da "talep" tanımının yapılmadığı, anılan tanıma 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda da yer verilmemekle birlikte "talep" kavramından bahsedildiği, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. maddesinde dava dilekçesinde ”açık bir şekilde talep sonucuna” yer verilmesi, 129. maddesinde ise cevap dilekçesinde de “açık bir şekilde talep sonucuna” yer verilmesi gerektiğinin belirtildiği, dolayısıyla tarafların hükmolunmasını istedikleri sonucun talep olarak kabul edildiği, dava konusu miktarın davacı tarafından belirlenmesinin sonucu değiştirmeyeceği, sigortacılık yapan kuruluşun da karşı tarafın haksız olduğunu iddia ederek kendi lehine hüküm kurulmasını talep ettiği, ''Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler'' şeklinde çoğul bir ifade kullanılarak talep kavramının tüm tarafları kapsayacak şekilde düzenlendiği, dava konusu düzenlemenin hukuka ve üst normlara uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, 17.08.2007 tarih ve 26616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanın Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesine, 19/1/2016 tarih ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklikle eklenen 13. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 1. fıkrasında, "Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur." hükmüne, ''Sigortacılıkta Tahkim'' başlıklı 30. maddesinin 17. fıkrasında, ''Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu hükmün gerekçesinde, Sigorta Tahkim Komisyonuna genellikle düşük meblağlar için başvurulduğu, bu durumda talebi kısmen veya tamamen reddedilen taraf için, yargılama giderleri arasında yer alan avukatlık ücretinin uyuşmazlık konusu miktarla karşılaştırıldığında yüksek kalabildiği dikkate alınarak gerekli düzenlemenin yapıldığı belirtilmiş, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuran kişi, zararının giderilmesi talebinde bulunduğu gibi davalı konumunda bulunan sigortacılık yapan kuruluşların da bu başvurunun reddedilmesine yönelik bir talebinin bulunduğu, Kanun hükmünde ''Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler'' şeklinde çoğul bir ifade kullanıldığı dikkate alındığında, uyuşmazlığın tüm taraflarının bu hüküm kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
19/01/2016 tarih ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesiyle, Yönetmeliğin 16. maddesine eklenen 13. fıkrada, ''Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.'' hükmüne yer verilmiş, dayanak alınan Yasada, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınmış ve beşte bir oranı kabul edilmiştir.
Ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde, farklı dava, takip ve bunların dışındaki hukuki yardımlarda konusuna ve mahkemesine göre Avukata ödenecek asgari ücret belirlenmiş olmakla, hem başvurucu konumunda bulunan kişiyi hem de davalı konumunda bulunan sigortacılık yapan kuruluşu kapsar şekilde bir vekalet ücretinin beşte birinin tespiti gerekmekte olup, bu itibarla yapılan düzenlemede Asliye Mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekalet ücretinin baz alınarak beşte bir oranına göre taraflar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin öngörülmesinde, mevzuata aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 18/10/2019 tarih ve 30922 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 17/10/2019 tarih ve 47 sayılı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu kurulduğu, 47 sayılı Kararname'nin geçici 2. maddesi uyarınca mülga Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığının iş ve işlemleriyle ilgili açılmış ve açılacak davalarda adı geçen Kurumun taraf sıfatını kazandığı anlaşıldığından, davalı Hazine ve Maliye Bakanlığının yerine Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanlığı hasım mevkiine alındı; UYAP ortamında elde edilen nüfus kayıt örneği incelendiğinde, davacı Yakup Gönen'in dava süreci devam ederken adını ve soyadını Yakup Yaşar Mirzaoğlu olarak değiştirdiği anlaşıldı; 19/03/2024 tarihinde yapılacak duruşmanın önceden taraflara bildirilmesine rağmen davacı vekili Av. ... tarafından 14/03/2024 tarihinde kayda giren dilekçe ile davacının duruşma isteminden vazgeçtiğinin ifade edilmesi üzerine dosyaya ibraz edilen vekâletname incelenerek anılan vekilin davacı adına duruşmadan vazgeçebilme yetkisinin olduğu görüldü ve 19/03/2024 tarihinde yapılması gereken duruşma yapılmaksızın Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin esasına geçildi, gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacının başvuran vekili sıfatıyla bulunduğu uyuşmazlık dosyasında Sigorta Tahkim Komisyonunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı uyuşmazlık hakem kararı ile dava kabul edilmiş ve başvuran kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 17. fıkrası ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17. maddesi uyarınca belirlenen maktu ücretin beşte birine karşılık gelen ücret kadar vekâlet ücretine kesin olarak hükmedilmiştir.
Bunun üzerine anılan dosyanın vekili olan ve söz konusu kararın kendisine 26/11/2019 tarihinde tebliğ edildiğini belirten davacı tarafından, beşte bir oranında vekâlet ücretine hükmedilmesinin dayanağı olan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasının iptali istemiyle 16/01/2020 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
USÛL YÖNÜNDEN:
Davalı idare tarafından Yönetmelik'in ilgili düzenlemesine süresinde dava açılmadığı ileri sürülerek süre itirazında bulunulmuşsa da dava konusu düzenleme göz önünde bulundurularak, 6584 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 17. fıkrası ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17. maddesi uyarınca belirlenen maktu ücretin beşte birine karşılık gelen ücret kadar vekâlet ücretine hükmedilmesine yönelik Sigorta Tahkim Komisyonunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı uyuşmazlık hakem kararının davacıya 26/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği, bakılan davanın da bu tarihinden itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca altmış günlük dava açma süresi içinde 16/01/2020 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, davalı idarenin süre itirazı yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
14/06/2007 tarih ve 26552 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında,
"Bu Kanunun amacı, ülkemiz sigortacılığının geliştirilmesini sağlamak, sigorta sözleşmesinde yer alan kişilerin hak ve menfaatlerini korumak ve sigortacılık sektörünün güvenli ve istikrarlı bir ortamda etkin bir şekilde çalışmasını temin etmek üzere bu Kanuna tabi kişi ve kuruluşların, faaliyete başlama, teşkilat, yönetim, çalışma esas ve usulleri ile faaliyetlerinin sona ermesi ve denetlenmesine ilişkin hususlar ve sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesine yönelik olarak sigorta tahkim sistemi ile ilgili usul ve esasları düzenlemektir." hükmüne;
"Sigortacılıkta tahkim" başlıklı 30. maddesinde,
"(1) Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur.
...
(17) Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.
...
(21) Komisyonun yapısı ve görevleri ile Komisyon müdürü ve Komisyon müdür yardımcılarının nitelikleri, çalışma usûl ve esasları, raportörlerin, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları, kararların ne şekilde düzenleneceği, Komisyona başvuru esasları, Liste tutulmasına ve bütçeye ilişkin esaslar ile katılım ücreti gibi hususlar yönetmelikle belirlenir. ..." hükmüne yer verilmiştir.
5684 sayılı Kanun'un 30. maddesine dayanılarak hazırlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik, 17/08/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan Yönetmelik'le, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nda öngörülen tahkim sistemine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.
Adı geçen Yönetmelik'in 16. maddesine, 19/01/2016 tarihli Resmi Gazete nüshasında yayımlanan Yönetmelikle eklenen dava konusu 13. fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.'' düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava Konusu Yönetmelik'in İncelenmesi:
Anayasa'nın 124. maddesinin, dava konusu düzenlemenin yayımlandığı tarihte yürürlükte olan halinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Dava konusu düzenlemede, Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurular neticesinde, tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olacağı hususuna yer verildiği görülmektedir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun ''Sigortacılıkta Tahkim'' başlıklı 30. maddesinin 17. fıkrasında, ''Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.'' hükmü yer almaktadır.
Söz konusu kanun hükmünün gerekçesinde, Sigorta Tahkim Komisyonuna genellikle düşük meblağlar için başvurulduğu, bu durumda talebi kısmen veya tamamen reddedilen taraf için, yargılama giderleri arasında yer alan avukatlık ücretinin uyuşmazlık konusu miktarla karşılaştırıldığında yüksek kalabildiği dikkate alınarak gerekli düzenlemenin yapıldığı belirtilmiştir.
Sigortacılık Kanunu'nun yukarıda yer verilen hükmünde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler'' şeklinde çoğul bir ifade kullanıldığı, Kanun'un gerekçesinde de "talebi kısmen veya tamamen reddedilen taraf" açıklamasına yer verildiği, bu çerçevede Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuran kişinin zararının giderilmesi yönünde talebinin bulunduğu gibi davalı konumundaki sigortacılık yapan kuruluşların da bu başvurunun reddedilmesini talep ettiği göz önünde bulundurulduğunda; Kanun hükmünün uyuşmazlığın tüm taraflarını kapsadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılacak başvuru neticesinde uyuşmazlığın her iki tarafı aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olacağına ilişkin dava konusu düzenlemede dayandığı mevzuat hükümlerine, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
Nitekim, aynı düzenlemeye karşı açılan başka bir davada, davanın reddi yolunda verilen Dairemizin 01/10/2020 tarih ve E:2016/363, K:2020/3414 sayılı kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/02/2022 tarih ve E:2021/899, K:2022/580 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/03/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/403
Karar No : 2024/938
**DAVACI:** ... (...)
**VEKİLİ:** Av. ...
**DAVALI:** ... Başkanlığı / ...
**VEKİLİ:** Huk. Müş. ...
(... Bakanlığı Vekili)
DAVANIN_KONUSU : 17/08/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesine, 19/01/2016 tarih ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesiyle eklenen 13. fıkranın iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Dava konusu düzenlemenin 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 17. fıkrasına ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. ve 169. maddelerine aykırı olduğu, anılan Kanun’larda olmayan bir ölçü getirildiği, 5684 sayılı Kanun’da belirtilen “talepte bulunan”ın tahkime başvuran kişi olduğu, karşı tarafın itiraz eden olabileceği, talep eden olamayacağı, kanun koyucunun özellikle “talep eden” şeklinde ayrıma gittiği, burada bahsedilenin davacı/başvurucu olduğu, uygulamada bazı kararlarda tam, bazı kararlarda beşte biri oranında vekâlet ücretine hükmedildiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Usûle ilişkin olarak, dava konusu değişikliğin 16/01/2016 tarihinde yapıldığı, davanın ise çok sonra açıldığı, süresinde olmadığı; esasa ilişkin olarak, 5684 sayılı Kanun’un 30. maddesinin 17. fıkrasında, “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmüne yer verildiği, 23. fıkrasında ise bu Kanun’da hüküm bulunmayan hâllerde Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerinin, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı hükmünün bulunduğu, Kanun'da "talep" tanımının yapılmadığı, anılan tanıma 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda da yer verilmemekle birlikte "talep" kavramından bahsedildiği, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. maddesinde dava dilekçesinde ”açık bir şekilde talep sonucuna” yer verilmesi, 129. maddesinde ise cevap dilekçesinde de “açık bir şekilde talep sonucuna” yer verilmesi gerektiğinin belirtildiği, dolayısıyla tarafların hükmolunmasını istedikleri sonucun talep olarak kabul edildiği, dava konusu miktarın davacı tarafından belirlenmesinin sonucu değiştirmeyeceği, sigortacılık yapan kuruluşun da karşı tarafın haksız olduğunu iddia ederek kendi lehine hüküm kurulmasını talep ettiği, ''Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler'' şeklinde çoğul bir ifade kullanılarak talep kavramının tüm tarafları kapsayacak şekilde düzenlendiği, dava konusu düzenlemenin hukuka ve üst normlara uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, 17.08.2007 tarih ve 26616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanın Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesine, 19/1/2016 tarih ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklikle eklenen 13. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 1. fıkrasında, "Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur." hükmüne, ''Sigortacılıkta Tahkim'' başlıklı 30. maddesinin 17. fıkrasında, ''Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu hükmün gerekçesinde, Sigorta Tahkim Komisyonuna genellikle düşük meblağlar için başvurulduğu, bu durumda talebi kısmen veya tamamen reddedilen taraf için, yargılama giderleri arasında yer alan avukatlık ücretinin uyuşmazlık konusu miktarla karşılaştırıldığında yüksek kalabildiği dikkate alınarak gerekli düzenlemenin yapıldığı belirtilmiş, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuran kişi, zararının giderilmesi talebinde bulunduğu gibi davalı konumunda bulunan sigortacılık yapan kuruluşların da bu başvurunun reddedilmesine yönelik bir talebinin bulunduğu, Kanun hükmünde ''Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler'' şeklinde çoğul bir ifade kullanıldığı dikkate alındığında, uyuşmazlığın tüm taraflarının bu hüküm kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
19/01/2016 tarih ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesiyle, Yönetmeliğin 16. maddesine eklenen 13. fıkrada, ''Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.'' hükmüne yer verilmiş, dayanak alınan Yasada, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınmış ve beşte bir oranı kabul edilmiştir.
Ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde, farklı dava, takip ve bunların dışındaki hukuki yardımlarda konusuna ve mahkemesine göre Avukata ödenecek asgari ücret belirlenmiş olmakla, hem başvurucu konumunda bulunan kişiyi hem de davalı konumunda bulunan sigortacılık yapan kuruluşu kapsar şekilde bir vekalet ücretinin beşte birinin tespiti gerekmekte olup, bu itibarla yapılan düzenlemede Asliye Mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekalet ücretinin baz alınarak beşte bir oranına göre taraflar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin öngörülmesinde, mevzuata aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 18/10/2019 tarih ve 30922 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 17/10/2019 tarih ve 47 sayılı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu kurulduğu, 47 sayılı Kararname'nin geçici 2. maddesi uyarınca mülga Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığının iş ve işlemleriyle ilgili açılmış ve açılacak davalarda adı geçen Kurumun taraf sıfatını kazandığı anlaşıldığından, davalı Hazine ve Maliye Bakanlığının yerine Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanlığı hasım mevkiine alındı; UYAP ortamında elde edilen nüfus kayıt örneği incelendiğinde, davacı Yakup Gönen'in dava süreci devam ederken adını ve soyadını Yakup Yaşar Mirzaoğlu olarak değiştirdiği anlaşıldı; 19/03/2024 tarihinde yapılacak duruşmanın önceden taraflara bildirilmesine rağmen davacı vekili Av. ... tarafından 14/03/2024 tarihinde kayda giren dilekçe ile davacının duruşma isteminden vazgeçtiğinin ifade edilmesi üzerine dosyaya ibraz edilen vekâletname incelenerek anılan vekilin davacı adına duruşmadan vazgeçebilme yetkisinin olduğu görüldü ve 19/03/2024 tarihinde yapılması gereken duruşma yapılmaksızın Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin esasına geçildi, gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacının başvuran vekili sıfatıyla bulunduğu uyuşmazlık dosyasında Sigorta Tahkim Komisyonunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı uyuşmazlık hakem kararı ile dava kabul edilmiş ve başvuran kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 17. fıkrası ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17. maddesi uyarınca belirlenen maktu ücretin beşte birine karşılık gelen ücret kadar vekâlet ücretine kesin olarak hükmedilmiştir.
Bunun üzerine anılan dosyanın vekili olan ve söz konusu kararın kendisine 26/11/2019 tarihinde tebliğ edildiğini belirten davacı tarafından, beşte bir oranında vekâlet ücretine hükmedilmesinin dayanağı olan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasının iptali istemiyle 16/01/2020 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
USÛL YÖNÜNDEN:
Davalı idare tarafından Yönetmelik'in ilgili düzenlemesine süresinde dava açılmadığı ileri sürülerek süre itirazında bulunulmuşsa da dava konusu düzenleme göz önünde bulundurularak, 6584 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 17. fıkrası ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17. maddesi uyarınca belirlenen maktu ücretin beşte birine karşılık gelen ücret kadar vekâlet ücretine hükmedilmesine yönelik Sigorta Tahkim Komisyonunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı uyuşmazlık hakem kararının davacıya 26/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği, bakılan davanın da bu tarihinden itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca altmış günlük dava açma süresi içinde 16/01/2020 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, davalı idarenin süre itirazı yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
14/06/2007 tarih ve 26552 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında,
"Bu Kanunun amacı, ülkemiz sigortacılığının geliştirilmesini sağlamak, sigorta sözleşmesinde yer alan kişilerin hak ve menfaatlerini korumak ve sigortacılık sektörünün güvenli ve istikrarlı bir ortamda etkin bir şekilde çalışmasını temin etmek üzere bu Kanuna tabi kişi ve kuruluşların, faaliyete başlama, teşkilat, yönetim, çalışma esas ve usulleri ile faaliyetlerinin sona ermesi ve denetlenmesine ilişkin hususlar ve sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesine yönelik olarak sigorta tahkim sistemi ile ilgili usul ve esasları düzenlemektir." hükmüne;
"Sigortacılıkta tahkim" başlıklı 30. maddesinde,
"(1) Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur.
...
(17) Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.
...
(21) Komisyonun yapısı ve görevleri ile Komisyon müdürü ve Komisyon müdür yardımcılarının nitelikleri, çalışma usûl ve esasları, raportörlerin, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları, kararların ne şekilde düzenleneceği, Komisyona başvuru esasları, Liste tutulmasına ve bütçeye ilişkin esaslar ile katılım ücreti gibi hususlar yönetmelikle belirlenir. ..." hükmüne yer verilmiştir.
5684 sayılı Kanun'un 30. maddesine dayanılarak hazırlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik, 17/08/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan Yönetmelik'le, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nda öngörülen tahkim sistemine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.
Adı geçen Yönetmelik'in 16. maddesine, 19/01/2016 tarihli Resmi Gazete nüshasında yayımlanan Yönetmelikle eklenen dava konusu 13. fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.'' düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava Konusu Yönetmelik'in İncelenmesi:
Anayasa'nın 124. maddesinin, dava konusu düzenlemenin yayımlandığı tarihte yürürlükte olan halinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Dava konusu düzenlemede, Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurular neticesinde, tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olacağı hususuna yer verildiği görülmektedir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun ''Sigortacılıkta Tahkim'' başlıklı 30. maddesinin 17. fıkrasında, ''Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.'' hükmü yer almaktadır.
Söz konusu kanun hükmünün gerekçesinde, Sigorta Tahkim Komisyonuna genellikle düşük meblağlar için başvurulduğu, bu durumda talebi kısmen veya tamamen reddedilen taraf için, yargılama giderleri arasında yer alan avukatlık ücretinin uyuşmazlık konusu miktarla karşılaştırıldığında yüksek kalabildiği dikkate alınarak gerekli düzenlemenin yapıldığı belirtilmiştir.
Sigortacılık Kanunu'nun yukarıda yer verilen hükmünde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler'' şeklinde çoğul bir ifade kullanıldığı, Kanun'un gerekçesinde de "talebi kısmen veya tamamen reddedilen taraf" açıklamasına yer verildiği, bu çerçevede Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuran kişinin zararının giderilmesi yönünde talebinin bulunduğu gibi davalı konumundaki sigortacılık yapan kuruluşların da bu başvurunun reddedilmesini talep ettiği göz önünde bulundurulduğunda; Kanun hükmünün uyuşmazlığın tüm taraflarını kapsadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılacak başvuru neticesinde uyuşmazlığın her iki tarafı aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olacağına ilişkin dava konusu düzenlemede dayandığı mevzuat hükümlerine, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
Nitekim, aynı düzenlemeye karşı açılan başka bir davada, davanın reddi yolunda verilen Dairemizin 01/10/2020 tarih ve E:2016/363, K:2020/3414 sayılı kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/02/2022 tarih ve E:2021/899, K:2022/580 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/03/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.