Danıştay10. Daireİdare Hukuku
Danıştay 10. Daire E.2019/8093 K.2022/5530
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/8093
Karar No : 2022/5530
**DAVACI:** …
DAVALILAR:
1) … Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. …
2) … Kurumu
**VEKİLİ:** Av. …
DAVANIN_KONUSU: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nda iletişim uzmanı olarak görev yapmakta iken, önce 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden, bilahare 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendi ile 4. fıkrası uyarınca Devlet memurluğundan çıkarılan davacı tarafından; disiplin cezası kararı ile bu karara dayanak teşkil eden bilgi ve belgelerin tarafına verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddedilmesine ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun … tarihli ve … sayılı işlemin, bu işleme yaptığı itirazın Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunca reddedilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin ve bu işlemlere dayanak teşkil eden Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'nun Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri kapsamındaki tedbir ve işlemlerle ilgili bilgi edinme başvuruları hakkında alınan 04/08/2016 tarih ve 2016/1 sayılı ilke kararının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
-Davacı tarafından, davaya konu bilgi ve belgeleri, memuriyetten çıkarılmasına dayanak teşkil eden gerekçeleri öğrenebilmek, kendini savunarak üzerine atılı şüpheyi ortadan kaldırabilmek için talep ettiği, verilen memuriyetten çıkarılma disiplin cezasının savunma hakkı kullandırılmaksızın tesis edilen bir işlem sonucunda olduğu, savunma hakkının, Anayasa'nın 2. bölümünde yer alan temel haklardan olduğu, savunma hakkının kullandırılmamasının açıkça hukuka aykırı olduğu, her şüphelinin/sanığın şahsına yönlendirilen isnadın mahiyet ve sebebini en kısa zamanda anladığı bir dille etraflı surette öğrenme, müdafaasını hazırlamak için gerekli zamana ve kolaylıklara sahip olma hakkına sahip olduğu (AİHS m.6/3, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi m. 9/2), bu temel hakkın disiplin hukukunda da geçerli evrensel bir hak olduğu, isnadı öğrenme hakkının, savunma hakkının temel unsurlarından olduğu, şüpheliye işlediği iddia edilen suçun yeri, zamanı, kime karşı işlenmiş olduğunun ana hatlarıyla bildirilmesi gerektiği, şüpheliye sadece suçun isminin söylenmesinin bu yükümlülüğün yerine getirmesi anlamına gelmediği;
-Dava konusu işlemin dayanağı olan disiplin cezasıyla ilgili bilgi ve belgelerin tam olarak tarafına verilmediği, memuriyetten çıkarma cezasının verildiği soruşturma raporunun sadece kısa özetinin verildiği,
-Kurulun bilgi edinme hakkını sınırlamasının bilgi edinme hakkının özüne dokunulması anlamına geldiği ve hukuk devleti ilkesine uyarlık göstermediği ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMALARI:
Davalı Adalet Bakanlığının Savunması:
-Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunan terör örgütlerine üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kişi ve kuruluşlar hakkında yürütülmekte olan idari ve adli soruşturmaların henüz devam etmesi, bu soruşturmaların devletin emniyeti ile milli güvenliği açısından taşıdığı önem sebebiyle gerek Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinin eki listelerde sayılarak kamu görevinden çıkartılan kişiler ile kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin bilgi ve belgeler hakkındaki bilgi edinme başvurularının, gerekse bu kapsamda yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin, açıklanması hâlinde 4982 sayılı Kanun'un 16. maddesinde zikredilen Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek türden bilgi ve belgelerden olması, ilaveten bu türden bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Kanun'un “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19. maddesi ile “Adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 20. maddesinde sayılan haller kapsamında olması nedeniyle idari ve adli soruşturmalar tamamlanmadan erişime açılmalarının anılan mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil edeceği değerlendirildiğinden, kamu kurum ve kuruluşları için yeknesak bir uygulama sağlanması açısından anılan İlke Kararının alındığı,
-Dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
Davalı … Kurumu Savunması:
- Olağanüstü Hal (OHAL) Kanun Hükmünde Kararnamelerinde (KHK) yer alan tedbirler ile bunların uygulanmasına ilişkin işlemlerle ilgili olarak yapılacak olan bilgi edinme başvurularının yanıtlanmasında izlenecek usul ve esaslara ilişkin olarak Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 04/08/2016 tarihli ve 2016/1 sayılı İlke Kararı kapsamında, OHAL KHK'ları eki listelerde sayılarak kamu görevinden çıkarılan kişiler hakkında yürütülen adli-idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamı dışında değerlendirilerek bu doğrultuda uygulamaya gidilmesi gerektiğinin belirtildiği,
-Davacının bilgi edinme başvurusunda talep etmiş olduğu bilgi ve belgelerin Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'nun 04/08/2016 tarihli ve 2016/1 sayılı İlke Kararı kapsamında yer aldığı, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun kapsamı dışında olduğu, dava konusu edilen … tarihli ve … sayılı işlemlerinin yetki-sebep-konu-şekil ve amaç unsurları bakımından hiçbir hukuka aykırılık içermediği, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ: Dava; kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından bilgi edinilme talebiyle yapılan başvurunun reddine dair Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Tüketici ve İlişkiler Müdürlüğünün … gün ve … sayılı işlemi ile söz konusu işleme dayanak gösterilen Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 4.8.2016 gün ve 2016/1 sayılı İlke Kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek amacıyla kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinde uygulanmak üzere yürürlüğe konulan 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 14'üncü maddesinde, bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazlar üzerine, verilen kararları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek üzere; Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu oluşturulduğuna işaret edilmiş; 16'ncı maddesinde, ''Açıklanması hâlinde Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek ve niteliği itibarıyla Devlet sırrı olan gizlilik dereceli bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.'' hükmü yer almıştır. Aynı Kanunun 19'uncu maddesinde, ''Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde;
a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak,
b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak,
c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek,
d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek,
Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.'' hükmüne yer verilmiş, 20'nci maddesinde ise, ''Açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde;
a) Suç işlenmesine yol açacak,
b) Suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanunî yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek,
c) Yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek,
d) Hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlâl edecek,
Nitelikteki bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.
4.4.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6.1.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve diğer özel kanun hükümleri saklıdır.'' kuralı yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, Bilgi Teknolojileri Kurumu Yüksek Disiplin Kurulunun … gün ve … sayılı kararıyla devlet memurluğundan çıkarılan davacının, hakkındaki memuriyetten çıkarılma kararı ile ilgili tarafına bilgi verilmesi talebiyle 1.3.2017 tarihinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna yapılan başvurunun 7.3.2017 sayılı işlem ile reddi üzerine, söz konusu işlem ile işleme dayanak gösterilen Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 4.8.2016 gün ve 2016/1 sayılı ilke kararının iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun dava konusu 4.8.2016 tarih ve 2016/1 sayılı ilke kararında; "1-Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinin eki listelerde sayılarak kamu görevinden çıkartılan kişiler ile kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin bilgi ve belgeler hakkındaki bilgi edinme başvurularının 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 16'ncı, 19'uncu ve 20'inci maddeleri uyarınca bilgi edinme hakkı kapsamı dışında değerlendirilmesi ve konu ile ilgili uygulamanın bu doğrultuda yapılması gerektiği, 2- Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ve bu nedenlerle haklarında idari veya adli soruşturma başlatılan, açığa alınan ve/veya 667 sayılı Kanunun Hükmünde Kararnamenin 3 ve 4'üncü maddeleri uyarınca kamu görevinden çıkartılan kişilerle ilgili bu işlemler ile bu kapsamda yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca talep edilmesi durumunda başvuruların mezkur Kanunun 19 ve 20'nci maddeleri uyarınca bilgi edinme hakkı kapsamı dışında değerlendirilerek bu doğrultuda uygulamaya gidilmesi gerektiği," belirtilmiştir.
Bilindiği üzere Fethullahçı Terör Örgütünün 15.7.2016 tarihinde gerçekleşen silahlı darbe teşebbüsü sonrasında 20.7.2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmiş, adı geçen terör örgütüne üye olan şahısların belirlenmesi amacıyla geniş kapsamlı idari ve adli soruşturmalar açılmış, örgüt üyeliği belirlenen kamu görevlileri çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerin eki listelerde sayılarak kamu görevinden çıkarılmıştır.
Bu durumda, 4982 sayılı Kanun ile verilen yetki çerçevesinde, Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulunun, söz konusu Kanunun 16, 19 ve 20'nci maddeleri uyarınca alınan 4.8.2016 tarihli ve 2016/1 sayılı ilke kararında ve davacının hakkındaki çıkarılma kararıyla ilgili olarak bilgilendirilme talebiyle yapılan 1.3.2017 tarihli başvurusunun reddinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yönünde karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nda iletişim uzmanı olarak görev yapmakta iken, 17/08/2016 tarihli ve 29804 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca 17/08/2016 tarihi itibarıyla kamu görevinden çıkarılmış, bilahare Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının … sayılı soruşturması ile ilgili olarak Kurumunca hakkında disiplin soruşturması başlatılmış, düzenlenen soruşturma raporu sonucunda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Yüksek Disiplin Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendi ile 4. fıkrası uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile tecziye edilmiştir.
Davacının, anılan disiplin cezası kararı ile bu karara dayanak teşkil eden bilgi ve belgelerin tarafına verilmesi istemiyle yaptığı başvuru, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun … tarih ve … sayılı yazısıyla, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapılarla irtibatta olduğu değerlendirilen kişilerle ilgili yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin, 4982 sayılı Kanun'un 19 ve 20. maddelerinde düzenlenen istisnalar dahilinde ve bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğuna yönelik Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 04/08/2016 tarihli ve 2016/1 sayılı İlke Kararı kapsamında kaldığından bahisle reddedilmiş; bu işleme yaptığı itiraz da Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Bakılan dava, anılan işlemler ile bu işlemlere dayanak teşkil eden Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'nun Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri kapsamındaki tedbir ve işlemlerle ilgili bilgi edinme başvuruları hakkında alınan 04/08/2016 tarih ve 2016/1 sayılı ilke kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Anayasa'nın "Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı" başlıklı 74. maddesinin 4. fıkrasında, "Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir." hükmü;
"Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması" başlıklı 15. maddesinde, "Savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir." hükmü;
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir." hükmü; "Bilgi edinme hakkı" başlıklı 4. maddesinde, "Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir." hükmü;
"Bilgi verme yükümlülüğü" başlıklı 5. maddesinde, "Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz." hükmü;
"Yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler" başlıklı 8. maddesinde, "Kurum ve kuruluşlarca yayımlanmış veya yayın, broşür, ilân ve benzeri yollarla kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler, bilgi edinme başvurularına konu olamaz. Ancak, yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgelerin ne şekilde, ne zaman ve nerede yayımlandığı veya açıklandığı başvurana bildirilir." hükmü;
"İtiraz usulü" başlıklı 13. maddesinde, "Bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde Kurula itiraz edebilir. Kurul, bu konudaki kararını otuz iş günü içinde verir. Kurum ve kuruluşlar, Kurulun istediği her türlü bilgi veya belgeyi onbeş iş günü içinde vermekle yükümlüdürler. Kurula itiraz, başvuru sahibinin idarî yargıya başvurma süresini durdurur." hükmü;
"Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu" başlıklı 14. maddesinde, "Bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazlar üzerine, verilen kararları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek üzere; Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu oluşturulmuştur.
...
Kurulun sekretarya hizmetleri Adalet Bakanlığı tarafından yerine getirilir.
Kurulun görev ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Cumhurbaşkanlığınca hazırlanarak yürürlüğe konulacak bir yönetmelikle düzenlenir. " hükmü;
"Devlet sırrına ilişkin bilgi veya belgeler" başlıklı 16. maddesinde, "Açıklanması hâlinde Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek ve niteliği itibarıyla Devlet sırrı olan gizlilik dereceli bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır." hükmü;
"İstihbarata ilişkin bilgi veya belgeler" başlıklı 18. maddesinde, "Sivil ve askerî istihbarat birimlerinin görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır. Ancak, bu bilgi ve belgeler kişilerin çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek nitelikte ise, istihbarata ilişkin bilgi ve belgeler bilgi edinme hakkı kapsamı içindedir." hükmü;
"İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler" başlıklı 19. maddesinde, "Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde;
a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak,
b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak,
c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek,
d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek,
Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır." hükmü;
"Adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler" başlıklı 20. maddesinde, "Açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde;
a) Suç işlenmesine yol açacak,
b) Suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanunî yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek,
c) Yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek,
d) Hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlâl edecek,
Nitelikteki bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.
04/04/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 18/06/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 06/01/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve diğer özel kanun hükümleri saklıdır." hükmü bulunmaktadır.
Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 25. maddesinde, “Kurul; bilgi edinme başvurusuyla ilgili olarak yapılacak itirazlar üzerine, Kanunun 16 ve 17'nci maddelerinde öngörülen sebeplere dayanılarak verilen kararları inceler ve karara bağlar; kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar verir. Kurul, bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin hususları düzenlemeye yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu tarafınan alınan Olağanüstü Hal KHK’ları Kapsamındaki Tedbir ve İşlemlerle İlgili Bilgi Edinme Başvuruları Hakkında 04/08/2016 tarih ve 2016/1 sayılı İlke Kararında, "Bilindiği üzere, Fethullahçı Terör Örgütünün (FETÖ/PDY) 15 Temmuz 2016 silahlı darbe teşebbüsü neticesinde 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde Olağanüstü Hal ilan edilmiş ve alınan Olağanüstü Hal Kararı Türkiye Büyük Millet Meclisinin 21/07/2016 tarihli ve 1116 Karar Nolu kararı ile onaylanmıştır. Bu çerçevede Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinde yer alan tedbirler ile bunların uygulanmasına ilişkin işlemlerle ilgili olarak yapılacak olan bilgi edinme başvurularının yanıtlanmasında izlenecek usul ve esaslara ilişkin olarak;
1-Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinin eki listelerde sayılarak kamu görevinden çıkartılan kişiler ile kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin bilgi ve belgeler hakkındaki bilgi edinme başvurularının 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 16 ncı, 19 uncu ve 20 nci maddeleri uyarınca bilgi edinme hakkı kapsamı dışında değerlendirilmesi ve konu ile ilgili uygulamanın bu doğrultuda yapılması gerektiği,
2- Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ve bu nedenlerle haklarında idari veya adli soruşturma başlatılan, açığa alınan ve/veya 667 sayılı Kanunun Hükmünde Kararnamenin 3 ve 4. maddeleri uyarınca kamu görevinden çıkartılan kişilerle ilgili bu işlemler ile bu kapsamda yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca talep edilmesi durumunda başvuruların mezkur Kanunun 19 uncu ve 20 nci maddeleri uyarınca bilgi edinme hakkı kapsamı dışında değerlendirilerek bu doğrultuda uygulamaya gidilmesi gerektiği,
Hususlarının 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 14 üncü maddesinin Kurulumuza tanıdığı yetki çerçevesinde; 4982 sayılı Kanun kapsamında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarına bildirilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir." hususları yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini, temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik 15/07/2016 tarihli darbe girişimi üzerine; kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasa’nın 120. maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde; Milli Güvenlik Kurulu'nun 20/07/2016 tarih ve 498 sayılı kararı ile hükümete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesi üzerine, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu ülke genelinde olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesine karar vermiş, Türkiye Büyük Millet Meclisinde onaylanan karar 21/07/2016 tarihli ve 29777 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Olağanüstü hâli gerekli kılan konu, OHAL ilanının ardından çıkarılan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile bunu takip eden diğer OHAL KHK'lerinde düzenlenen tedbirlerin kapsamı ve mahiyeti birlikte değerlendirildiğinde, anılan tedbirler vasıtasıyla başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kişilerin kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılarak Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korunmak istendiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, OHAL KHK'lerinde öngörülen meslekten veya kamu görevinden çıkarma; adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak, terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen diğer yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan, geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran “olağanüstü tedbir” niteliğindedir.
15 Temmuz 2016 tarihinde olduğu gibi Devlet ve millet bekasının gerçek ve yakın bir tehlike altına girdiği durumlarda Anayasa ve Uluslararası Hukukun çizdiği sınırlar çerçevesinde gerekli tedbirlerin alınması zorunlu olmuştur.
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 14. maddesinde, “Bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazlar üzerine, verilen kararları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek üzere; Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu oluşturulmuştur.” hükmü bulunmaktadır.
Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas Ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin 25. maddesinde de, “Kurul; bilgi edinme başvurusuyla ilgili olarak yapılacak itirazlar üzerine, verilen kararları inceler ve karara bağlar; kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar verir. Kurul, bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin hususları düzenlemeye yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu maddelerden, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'nun, bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek amacıyla kurulduğu, dolayısıyla bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin ilkeleri belirleyen kararlar almaya yetkili bulunduğu anlaşılmaktadır.
4982 sayılı Kanun'un 5. maddesinde, kurum ve kuruluşların, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlü oldukları belirtilmiş; 15 ila 28. maddeleri arasında da bilgi edinme hakkının sınırları belirlenmiştir. Bilgi edinme hakkı kapsamı dışında tutulan konular arasında Devlet sırrına ilişkin bilgi veya belgeler, idari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler ile adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgelere de yer verilmiştir. Dava konusu ilke kararı da OHAL KHK'leri uyarınca kamu görevinden çıkarılan kişilerle ilgili işlemler ile bu kapsamda yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğu değerlendirilmesine dayanmakta olup, anılan kararın dayanağı kanuni düzenlemelere aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı, önce 17/08/2016 tarihli ve 29804 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılmış, bilahare ihracı öncesinde görev yaptığı davalı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından hakkında Fetullahçı terör örgütü ile irtibatı bulunduğundan bahisle başlatılan idari soruşturma sonucu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendi ile aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile tecziye edilmiş olduğundan, gerek OHAL KHK'si kapsamında çıkartılması gerekse hakkında Fetullahçı Terör Örgütü ile irtibatı bulunduğundan bahisle idari ve adli soruşturma açılması karşısında, hakkında düzenlenen bu kapsamdaki bilgi ve belgelerin, 4982 sayılı Kanun'un 19. maddesi ve ilke kararına göre bilgi edinme hakkının istisnaları arasında yer aldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacı tarafından meslekten çıkarma kararı ile bu karara dayanak tüm bilgi ve belgelerin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun … tarihli … sayılı yazısı ve aynı istemle yaptığı başvurunun Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'nca reddedilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı kararı ile bu kararın dayanağı 04/08/2016 tarih ve 2016/1 sayılı ilke kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilmeyen, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen … TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/8093
Karar No : 2022/5530
**DAVACI:** …
DAVALILAR:
1) … Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. …
2) … Kurumu
**VEKİLİ:** Av. …
DAVANIN_KONUSU: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nda iletişim uzmanı olarak görev yapmakta iken, önce 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden, bilahare 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendi ile 4. fıkrası uyarınca Devlet memurluğundan çıkarılan davacı tarafından; disiplin cezası kararı ile bu karara dayanak teşkil eden bilgi ve belgelerin tarafına verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddedilmesine ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun … tarihli ve … sayılı işlemin, bu işleme yaptığı itirazın Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunca reddedilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin ve bu işlemlere dayanak teşkil eden Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'nun Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri kapsamındaki tedbir ve işlemlerle ilgili bilgi edinme başvuruları hakkında alınan 04/08/2016 tarih ve 2016/1 sayılı ilke kararının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
-Davacı tarafından, davaya konu bilgi ve belgeleri, memuriyetten çıkarılmasına dayanak teşkil eden gerekçeleri öğrenebilmek, kendini savunarak üzerine atılı şüpheyi ortadan kaldırabilmek için talep ettiği, verilen memuriyetten çıkarılma disiplin cezasının savunma hakkı kullandırılmaksızın tesis edilen bir işlem sonucunda olduğu, savunma hakkının, Anayasa'nın 2. bölümünde yer alan temel haklardan olduğu, savunma hakkının kullandırılmamasının açıkça hukuka aykırı olduğu, her şüphelinin/sanığın şahsına yönlendirilen isnadın mahiyet ve sebebini en kısa zamanda anladığı bir dille etraflı surette öğrenme, müdafaasını hazırlamak için gerekli zamana ve kolaylıklara sahip olma hakkına sahip olduğu (AİHS m.6/3, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi m. 9/2), bu temel hakkın disiplin hukukunda da geçerli evrensel bir hak olduğu, isnadı öğrenme hakkının, savunma hakkının temel unsurlarından olduğu, şüpheliye işlediği iddia edilen suçun yeri, zamanı, kime karşı işlenmiş olduğunun ana hatlarıyla bildirilmesi gerektiği, şüpheliye sadece suçun isminin söylenmesinin bu yükümlülüğün yerine getirmesi anlamına gelmediği;
-Dava konusu işlemin dayanağı olan disiplin cezasıyla ilgili bilgi ve belgelerin tam olarak tarafına verilmediği, memuriyetten çıkarma cezasının verildiği soruşturma raporunun sadece kısa özetinin verildiği,
-Kurulun bilgi edinme hakkını sınırlamasının bilgi edinme hakkının özüne dokunulması anlamına geldiği ve hukuk devleti ilkesine uyarlık göstermediği ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMALARI:
Davalı Adalet Bakanlığının Savunması:
-Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunan terör örgütlerine üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kişi ve kuruluşlar hakkında yürütülmekte olan idari ve adli soruşturmaların henüz devam etmesi, bu soruşturmaların devletin emniyeti ile milli güvenliği açısından taşıdığı önem sebebiyle gerek Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinin eki listelerde sayılarak kamu görevinden çıkartılan kişiler ile kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin bilgi ve belgeler hakkındaki bilgi edinme başvurularının, gerekse bu kapsamda yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin, açıklanması hâlinde 4982 sayılı Kanun'un 16. maddesinde zikredilen Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek türden bilgi ve belgelerden olması, ilaveten bu türden bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Kanun'un “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19. maddesi ile “Adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 20. maddesinde sayılan haller kapsamında olması nedeniyle idari ve adli soruşturmalar tamamlanmadan erişime açılmalarının anılan mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil edeceği değerlendirildiğinden, kamu kurum ve kuruluşları için yeknesak bir uygulama sağlanması açısından anılan İlke Kararının alındığı,
-Dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
Davalı … Kurumu Savunması:
- Olağanüstü Hal (OHAL) Kanun Hükmünde Kararnamelerinde (KHK) yer alan tedbirler ile bunların uygulanmasına ilişkin işlemlerle ilgili olarak yapılacak olan bilgi edinme başvurularının yanıtlanmasında izlenecek usul ve esaslara ilişkin olarak Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 04/08/2016 tarihli ve 2016/1 sayılı İlke Kararı kapsamında, OHAL KHK'ları eki listelerde sayılarak kamu görevinden çıkarılan kişiler hakkında yürütülen adli-idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamı dışında değerlendirilerek bu doğrultuda uygulamaya gidilmesi gerektiğinin belirtildiği,
-Davacının bilgi edinme başvurusunda talep etmiş olduğu bilgi ve belgelerin Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'nun 04/08/2016 tarihli ve 2016/1 sayılı İlke Kararı kapsamında yer aldığı, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun kapsamı dışında olduğu, dava konusu edilen … tarihli ve … sayılı işlemlerinin yetki-sebep-konu-şekil ve amaç unsurları bakımından hiçbir hukuka aykırılık içermediği, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ: Dava; kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından bilgi edinilme talebiyle yapılan başvurunun reddine dair Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Tüketici ve İlişkiler Müdürlüğünün … gün ve … sayılı işlemi ile söz konusu işleme dayanak gösterilen Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 4.8.2016 gün ve 2016/1 sayılı İlke Kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek amacıyla kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinde uygulanmak üzere yürürlüğe konulan 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 14'üncü maddesinde, bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazlar üzerine, verilen kararları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek üzere; Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu oluşturulduğuna işaret edilmiş; 16'ncı maddesinde, ''Açıklanması hâlinde Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek ve niteliği itibarıyla Devlet sırrı olan gizlilik dereceli bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.'' hükmü yer almıştır. Aynı Kanunun 19'uncu maddesinde, ''Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde;
a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak,
b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak,
c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek,
d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek,
Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.'' hükmüne yer verilmiş, 20'nci maddesinde ise, ''Açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde;
a) Suç işlenmesine yol açacak,
b) Suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanunî yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek,
c) Yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek,
d) Hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlâl edecek,
Nitelikteki bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.
4.4.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6.1.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve diğer özel kanun hükümleri saklıdır.'' kuralı yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, Bilgi Teknolojileri Kurumu Yüksek Disiplin Kurulunun … gün ve … sayılı kararıyla devlet memurluğundan çıkarılan davacının, hakkındaki memuriyetten çıkarılma kararı ile ilgili tarafına bilgi verilmesi talebiyle 1.3.2017 tarihinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna yapılan başvurunun 7.3.2017 sayılı işlem ile reddi üzerine, söz konusu işlem ile işleme dayanak gösterilen Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 4.8.2016 gün ve 2016/1 sayılı ilke kararının iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun dava konusu 4.8.2016 tarih ve 2016/1 sayılı ilke kararında; "1-Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinin eki listelerde sayılarak kamu görevinden çıkartılan kişiler ile kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin bilgi ve belgeler hakkındaki bilgi edinme başvurularının 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 16'ncı, 19'uncu ve 20'inci maddeleri uyarınca bilgi edinme hakkı kapsamı dışında değerlendirilmesi ve konu ile ilgili uygulamanın bu doğrultuda yapılması gerektiği, 2- Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ve bu nedenlerle haklarında idari veya adli soruşturma başlatılan, açığa alınan ve/veya 667 sayılı Kanunun Hükmünde Kararnamenin 3 ve 4'üncü maddeleri uyarınca kamu görevinden çıkartılan kişilerle ilgili bu işlemler ile bu kapsamda yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca talep edilmesi durumunda başvuruların mezkur Kanunun 19 ve 20'nci maddeleri uyarınca bilgi edinme hakkı kapsamı dışında değerlendirilerek bu doğrultuda uygulamaya gidilmesi gerektiği," belirtilmiştir.
Bilindiği üzere Fethullahçı Terör Örgütünün 15.7.2016 tarihinde gerçekleşen silahlı darbe teşebbüsü sonrasında 20.7.2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmiş, adı geçen terör örgütüne üye olan şahısların belirlenmesi amacıyla geniş kapsamlı idari ve adli soruşturmalar açılmış, örgüt üyeliği belirlenen kamu görevlileri çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerin eki listelerde sayılarak kamu görevinden çıkarılmıştır.
Bu durumda, 4982 sayılı Kanun ile verilen yetki çerçevesinde, Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulunun, söz konusu Kanunun 16, 19 ve 20'nci maddeleri uyarınca alınan 4.8.2016 tarihli ve 2016/1 sayılı ilke kararında ve davacının hakkındaki çıkarılma kararıyla ilgili olarak bilgilendirilme talebiyle yapılan 1.3.2017 tarihli başvurusunun reddinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yönünde karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nda iletişim uzmanı olarak görev yapmakta iken, 17/08/2016 tarihli ve 29804 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca 17/08/2016 tarihi itibarıyla kamu görevinden çıkarılmış, bilahare Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının … sayılı soruşturması ile ilgili olarak Kurumunca hakkında disiplin soruşturması başlatılmış, düzenlenen soruşturma raporu sonucunda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Yüksek Disiplin Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendi ile 4. fıkrası uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile tecziye edilmiştir.
Davacının, anılan disiplin cezası kararı ile bu karara dayanak teşkil eden bilgi ve belgelerin tarafına verilmesi istemiyle yaptığı başvuru, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun … tarih ve … sayılı yazısıyla, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapılarla irtibatta olduğu değerlendirilen kişilerle ilgili yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin, 4982 sayılı Kanun'un 19 ve 20. maddelerinde düzenlenen istisnalar dahilinde ve bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğuna yönelik Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 04/08/2016 tarihli ve 2016/1 sayılı İlke Kararı kapsamında kaldığından bahisle reddedilmiş; bu işleme yaptığı itiraz da Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Bakılan dava, anılan işlemler ile bu işlemlere dayanak teşkil eden Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'nun Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri kapsamındaki tedbir ve işlemlerle ilgili bilgi edinme başvuruları hakkında alınan 04/08/2016 tarih ve 2016/1 sayılı ilke kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Anayasa'nın "Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı" başlıklı 74. maddesinin 4. fıkrasında, "Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir." hükmü;
"Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması" başlıklı 15. maddesinde, "Savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir." hükmü;
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir." hükmü; "Bilgi edinme hakkı" başlıklı 4. maddesinde, "Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir." hükmü;
"Bilgi verme yükümlülüğü" başlıklı 5. maddesinde, "Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz." hükmü;
"Yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler" başlıklı 8. maddesinde, "Kurum ve kuruluşlarca yayımlanmış veya yayın, broşür, ilân ve benzeri yollarla kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler, bilgi edinme başvurularına konu olamaz. Ancak, yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgelerin ne şekilde, ne zaman ve nerede yayımlandığı veya açıklandığı başvurana bildirilir." hükmü;
"İtiraz usulü" başlıklı 13. maddesinde, "Bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde Kurula itiraz edebilir. Kurul, bu konudaki kararını otuz iş günü içinde verir. Kurum ve kuruluşlar, Kurulun istediği her türlü bilgi veya belgeyi onbeş iş günü içinde vermekle yükümlüdürler. Kurula itiraz, başvuru sahibinin idarî yargıya başvurma süresini durdurur." hükmü;
"Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu" başlıklı 14. maddesinde, "Bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazlar üzerine, verilen kararları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek üzere; Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu oluşturulmuştur.
...
Kurulun sekretarya hizmetleri Adalet Bakanlığı tarafından yerine getirilir.
Kurulun görev ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Cumhurbaşkanlığınca hazırlanarak yürürlüğe konulacak bir yönetmelikle düzenlenir. " hükmü;
"Devlet sırrına ilişkin bilgi veya belgeler" başlıklı 16. maddesinde, "Açıklanması hâlinde Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek ve niteliği itibarıyla Devlet sırrı olan gizlilik dereceli bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır." hükmü;
"İstihbarata ilişkin bilgi veya belgeler" başlıklı 18. maddesinde, "Sivil ve askerî istihbarat birimlerinin görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır. Ancak, bu bilgi ve belgeler kişilerin çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek nitelikte ise, istihbarata ilişkin bilgi ve belgeler bilgi edinme hakkı kapsamı içindedir." hükmü;
"İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler" başlıklı 19. maddesinde, "Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde;
a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak,
b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak,
c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek,
d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek,
Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır." hükmü;
"Adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler" başlıklı 20. maddesinde, "Açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde;
a) Suç işlenmesine yol açacak,
b) Suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanunî yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek,
c) Yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek,
d) Hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlâl edecek,
Nitelikteki bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.
04/04/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 18/06/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 06/01/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve diğer özel kanun hükümleri saklıdır." hükmü bulunmaktadır.
Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 25. maddesinde, “Kurul; bilgi edinme başvurusuyla ilgili olarak yapılacak itirazlar üzerine, Kanunun 16 ve 17'nci maddelerinde öngörülen sebeplere dayanılarak verilen kararları inceler ve karara bağlar; kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar verir. Kurul, bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin hususları düzenlemeye yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu tarafınan alınan Olağanüstü Hal KHK’ları Kapsamındaki Tedbir ve İşlemlerle İlgili Bilgi Edinme Başvuruları Hakkında 04/08/2016 tarih ve 2016/1 sayılı İlke Kararında, "Bilindiği üzere, Fethullahçı Terör Örgütünün (FETÖ/PDY) 15 Temmuz 2016 silahlı darbe teşebbüsü neticesinde 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde Olağanüstü Hal ilan edilmiş ve alınan Olağanüstü Hal Kararı Türkiye Büyük Millet Meclisinin 21/07/2016 tarihli ve 1116 Karar Nolu kararı ile onaylanmıştır. Bu çerçevede Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinde yer alan tedbirler ile bunların uygulanmasına ilişkin işlemlerle ilgili olarak yapılacak olan bilgi edinme başvurularının yanıtlanmasında izlenecek usul ve esaslara ilişkin olarak;
1-Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinin eki listelerde sayılarak kamu görevinden çıkartılan kişiler ile kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin bilgi ve belgeler hakkındaki bilgi edinme başvurularının 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 16 ncı, 19 uncu ve 20 nci maddeleri uyarınca bilgi edinme hakkı kapsamı dışında değerlendirilmesi ve konu ile ilgili uygulamanın bu doğrultuda yapılması gerektiği,
2- Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ve bu nedenlerle haklarında idari veya adli soruşturma başlatılan, açığa alınan ve/veya 667 sayılı Kanunun Hükmünde Kararnamenin 3 ve 4. maddeleri uyarınca kamu görevinden çıkartılan kişilerle ilgili bu işlemler ile bu kapsamda yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca talep edilmesi durumunda başvuruların mezkur Kanunun 19 uncu ve 20 nci maddeleri uyarınca bilgi edinme hakkı kapsamı dışında değerlendirilerek bu doğrultuda uygulamaya gidilmesi gerektiği,
Hususlarının 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 14 üncü maddesinin Kurulumuza tanıdığı yetki çerçevesinde; 4982 sayılı Kanun kapsamında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarına bildirilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir." hususları yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini, temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik 15/07/2016 tarihli darbe girişimi üzerine; kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasa’nın 120. maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde; Milli Güvenlik Kurulu'nun 20/07/2016 tarih ve 498 sayılı kararı ile hükümete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesi üzerine, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu ülke genelinde olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesine karar vermiş, Türkiye Büyük Millet Meclisinde onaylanan karar 21/07/2016 tarihli ve 29777 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Olağanüstü hâli gerekli kılan konu, OHAL ilanının ardından çıkarılan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile bunu takip eden diğer OHAL KHK'lerinde düzenlenen tedbirlerin kapsamı ve mahiyeti birlikte değerlendirildiğinde, anılan tedbirler vasıtasıyla başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kişilerin kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılarak Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korunmak istendiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, OHAL KHK'lerinde öngörülen meslekten veya kamu görevinden çıkarma; adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak, terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen diğer yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan, geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran “olağanüstü tedbir” niteliğindedir.
15 Temmuz 2016 tarihinde olduğu gibi Devlet ve millet bekasının gerçek ve yakın bir tehlike altına girdiği durumlarda Anayasa ve Uluslararası Hukukun çizdiği sınırlar çerçevesinde gerekli tedbirlerin alınması zorunlu olmuştur.
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 14. maddesinde, “Bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazlar üzerine, verilen kararları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek üzere; Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu oluşturulmuştur.” hükmü bulunmaktadır.
Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas Ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin 25. maddesinde de, “Kurul; bilgi edinme başvurusuyla ilgili olarak yapılacak itirazlar üzerine, verilen kararları inceler ve karara bağlar; kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar verir. Kurul, bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin hususları düzenlemeye yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu maddelerden, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'nun, bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek amacıyla kurulduğu, dolayısıyla bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin ilkeleri belirleyen kararlar almaya yetkili bulunduğu anlaşılmaktadır.
4982 sayılı Kanun'un 5. maddesinde, kurum ve kuruluşların, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlü oldukları belirtilmiş; 15 ila 28. maddeleri arasında da bilgi edinme hakkının sınırları belirlenmiştir. Bilgi edinme hakkı kapsamı dışında tutulan konular arasında Devlet sırrına ilişkin bilgi veya belgeler, idari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler ile adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgelere de yer verilmiştir. Dava konusu ilke kararı da OHAL KHK'leri uyarınca kamu görevinden çıkarılan kişilerle ilgili işlemler ile bu kapsamda yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğu değerlendirilmesine dayanmakta olup, anılan kararın dayanağı kanuni düzenlemelere aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı, önce 17/08/2016 tarihli ve 29804 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılmış, bilahare ihracı öncesinde görev yaptığı davalı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından hakkında Fetullahçı terör örgütü ile irtibatı bulunduğundan bahisle başlatılan idari soruşturma sonucu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendi ile aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile tecziye edilmiş olduğundan, gerek OHAL KHK'si kapsamında çıkartılması gerekse hakkında Fetullahçı Terör Örgütü ile irtibatı bulunduğundan bahisle idari ve adli soruşturma açılması karşısında, hakkında düzenlenen bu kapsamdaki bilgi ve belgelerin, 4982 sayılı Kanun'un 19. maddesi ve ilke kararına göre bilgi edinme hakkının istisnaları arasında yer aldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacı tarafından meslekten çıkarma kararı ile bu karara dayanak tüm bilgi ve belgelerin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun … tarihli … sayılı yazısı ve aynı istemle yaptığı başvurunun Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'nca reddedilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı kararı ile bu kararın dayanağı 04/08/2016 tarih ve 2016/1 sayılı ilke kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilmeyen, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen … TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.