Danıştay10. Daireİdare Hukuku
Danıştay 10. Daire E.2019/752 K.2023/2146
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/752
Karar No : 2023/2146
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
**VEKİLİ:** Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
**VEKİLİ:** Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; yakınları …'nün TCG Değirmendere römorköründe ... olarak vatani görevini yerine getirmekte iken içinde bulunduğu geminin aniden yan yatması üzerine denize düşerek boğulması sonucu vefat ettiğinden bahisle kazanın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek oluştuğu iddia edilen zararlarına karşılık anne … için 500,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, baba … için 500,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi ve kardeş … için 75.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi ve 375.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 23/12/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacıların yakını müteveffa …'nün olayın meydana geldiği 23/12/2013 tarihinde vefat ettiği, davacıların idari eylemi, olayın meydana geldiği 23/12/2013 tarihinde öğrendiklerinin kabulü gerektiği, davacıların İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca 23/12/2013 tarihinden itibaren 1 yıl içinde idareye başvurmaları gerekirken, bu tarih geçirildikten çok sonra 24/04/2018 tarihinde başvuru yapmış olmaları karşısında, bu başvurunun zımnen reddi üzerine açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; yakınları …'nün vefatına yol açan olayda zararın ve eylemin idariliğinin vefat tarihi itibarıyla ortaya çıktığı yönündeki yorumun kabul edilemeyeceği, olayın mahiyeti gereği kusurun şahsi kusur mu yoksa görev kusuru mu olduğu noktasında henüz bilgi sahibi olmadıkları, kazanın gerçekleşmesinde ihmali olanların … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyası kapsamında yargılandıkları, bu dava sonucunda verilecek kararın kesinleşmesiyle eylemin idari nitelik taşıyıp taşımadığının net olarak anlaşılabileceği, idari başvuru ve dava tarihi itibarıyla yargılamanın halen devam ettiği, bu nedenle süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Davacıların yakını …'nün 23/12/2013 tarihinde İzmir Tersane Komutanlığı'nda vatani görevini yerine getirirken TCG Değirmendere ve TCG Ağ-6 adlı gemilerin tamirattan sonra denize indirilme çalışması sırasında içinde bulunduğu geminin yan yatarak devrilmesi sonucu boğularak vefat ettiği, davacılar tarafından 24/08/2018 tarihinde olay nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararların karşılığı olmak üzere olay tarihinden itibaren işletilmek üzere yasal faizi ile birlikte tazminat talebinde bulunulduğu, talebin altmış gün içinde cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ön karar başvurusu tarihinde yürürlükte olan haliyle "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmaları, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda aktarılan maddeler uyarınca idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davası açılabilmesi için; maddi olayın, zarara sebep olan eylemin idariliğinin ve yol açtığı zararın kesin olarak ortaya konulması zorunludur.
İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir davranışı, bir tutumu veya hareketsizliği; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları ifade etmektedir. Dolayısıyla zarara sebep olan eylemin idariliği ve yol açtığı zarar bazen eylemin yapılmasıyla veya olayın gerçekleşmesiyle birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme, ceza soruşturma ve kovuşturması veya kesin sağlık kurulu raporları sonucu ortaya çıkabilmektedir.
Esasen, idari eylemin bütün unsurlarıyla öğrenildiği ve zararın tam olarak ortaya çıktığı tarih dikkate alınmadan 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde öngörülen bir ve beş yıllık sürenin hesaplanması, bazı hallerde dava açma hakkının kullanılamaması sonucunu doğuracaktır. Eylemin idariliğinin ve/veya zararın ortaya çıkmasıyla kullanılması mümkün olan dava açma hakkını ortadan kaldırır biçimde süre hesabı yapılmasının ise hak arama özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır.
Uyuşmazlıkta, davacılar tarafından iş bu davanın açıldığı 26/06/2018 tarihi itibarıyla, TCG Değirmendere ve TCG Ağ-6 adlı gemilerin tamirattan sonra denize indirilme çalışması sırasında yan yatarak devrilmesi olayıyla ilgi yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında devam ettiği görülmektedir.
Bu durumda, davacıların yakınının ölümüne neden olduğu belirtilen olaya ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla yürütülen ceza yargılamasının devam ettiği dikkate alındığında, davacıların yakınının ölümünde idari bir eylem/eylemsizliğin (eylemin idariliğinin) ya da idarenin sorumluluk sebebinin bulunup bulunmadığının henüz ortaya konulamadığı, dolayısıyla idareye başvuru tarihi olan 24/04/2018 tarihi itibarıyla söz konusu olayın bütün unsurlarıyla birlikte davacılar tarafından öğrenilemediği anlaşıldığından, dava açma süresinin olayın meydana geldiği tarih itibarıyla başlayacağının kabulüne hukuki olanak bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/04/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/752
Karar No : 2023/2146
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
**VEKİLİ:** Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
**VEKİLİ:** Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; yakınları …'nün TCG Değirmendere römorköründe ... olarak vatani görevini yerine getirmekte iken içinde bulunduğu geminin aniden yan yatması üzerine denize düşerek boğulması sonucu vefat ettiğinden bahisle kazanın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek oluştuğu iddia edilen zararlarına karşılık anne … için 500,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, baba … için 500,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi ve kardeş … için 75.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi ve 375.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 23/12/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacıların yakını müteveffa …'nün olayın meydana geldiği 23/12/2013 tarihinde vefat ettiği, davacıların idari eylemi, olayın meydana geldiği 23/12/2013 tarihinde öğrendiklerinin kabulü gerektiği, davacıların İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca 23/12/2013 tarihinden itibaren 1 yıl içinde idareye başvurmaları gerekirken, bu tarih geçirildikten çok sonra 24/04/2018 tarihinde başvuru yapmış olmaları karşısında, bu başvurunun zımnen reddi üzerine açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; yakınları …'nün vefatına yol açan olayda zararın ve eylemin idariliğinin vefat tarihi itibarıyla ortaya çıktığı yönündeki yorumun kabul edilemeyeceği, olayın mahiyeti gereği kusurun şahsi kusur mu yoksa görev kusuru mu olduğu noktasında henüz bilgi sahibi olmadıkları, kazanın gerçekleşmesinde ihmali olanların … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyası kapsamında yargılandıkları, bu dava sonucunda verilecek kararın kesinleşmesiyle eylemin idari nitelik taşıyıp taşımadığının net olarak anlaşılabileceği, idari başvuru ve dava tarihi itibarıyla yargılamanın halen devam ettiği, bu nedenle süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Davacıların yakını …'nün 23/12/2013 tarihinde İzmir Tersane Komutanlığı'nda vatani görevini yerine getirirken TCG Değirmendere ve TCG Ağ-6 adlı gemilerin tamirattan sonra denize indirilme çalışması sırasında içinde bulunduğu geminin yan yatarak devrilmesi sonucu boğularak vefat ettiği, davacılar tarafından 24/08/2018 tarihinde olay nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararların karşılığı olmak üzere olay tarihinden itibaren işletilmek üzere yasal faizi ile birlikte tazminat talebinde bulunulduğu, talebin altmış gün içinde cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ön karar başvurusu tarihinde yürürlükte olan haliyle "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmaları, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda aktarılan maddeler uyarınca idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davası açılabilmesi için; maddi olayın, zarara sebep olan eylemin idariliğinin ve yol açtığı zararın kesin olarak ortaya konulması zorunludur.
İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir davranışı, bir tutumu veya hareketsizliği; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları ifade etmektedir. Dolayısıyla zarara sebep olan eylemin idariliği ve yol açtığı zarar bazen eylemin yapılmasıyla veya olayın gerçekleşmesiyle birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme, ceza soruşturma ve kovuşturması veya kesin sağlık kurulu raporları sonucu ortaya çıkabilmektedir.
Esasen, idari eylemin bütün unsurlarıyla öğrenildiği ve zararın tam olarak ortaya çıktığı tarih dikkate alınmadan 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde öngörülen bir ve beş yıllık sürenin hesaplanması, bazı hallerde dava açma hakkının kullanılamaması sonucunu doğuracaktır. Eylemin idariliğinin ve/veya zararın ortaya çıkmasıyla kullanılması mümkün olan dava açma hakkını ortadan kaldırır biçimde süre hesabı yapılmasının ise hak arama özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır.
Uyuşmazlıkta, davacılar tarafından iş bu davanın açıldığı 26/06/2018 tarihi itibarıyla, TCG Değirmendere ve TCG Ağ-6 adlı gemilerin tamirattan sonra denize indirilme çalışması sırasında yan yatarak devrilmesi olayıyla ilgi yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında devam ettiği görülmektedir.
Bu durumda, davacıların yakınının ölümüne neden olduğu belirtilen olaya ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla yürütülen ceza yargılamasının devam ettiği dikkate alındığında, davacıların yakınının ölümünde idari bir eylem/eylemsizliğin (eylemin idariliğinin) ya da idarenin sorumluluk sebebinin bulunup bulunmadığının henüz ortaya konulamadığı, dolayısıyla idareye başvuru tarihi olan 24/04/2018 tarihi itibarıyla söz konusu olayın bütün unsurlarıyla birlikte davacılar tarafından öğrenilemediği anlaşıldığından, dava açma süresinin olayın meydana geldiği tarih itibarıyla başlayacağının kabulüne hukuki olanak bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/04/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.