Danıştay10. Daireİdare Hukuku
Danıştay 10. Daire E.2019/3988 K.2023/1759
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun6545 sayılı Kanun6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun4721 sayılı Türk Medeni Kanun6098 sayılı Türk Borçlar Kanun6653 sayılı karar2577 sayılı İdari6545 sayılı Kanun'
Özet: Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/3988 E. , 2023/1759 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2019/3988 Karar No : 2023/1759 KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_ÖZETİ : Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince verilen 04/10/2018 tarih ve E:2014/5584, K:2018/6653 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/3988
Karar No : 2023/1759
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Valiliği
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN_ÖZETİ : Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince verilen 04/10/2018 tarih ve E:2014/5584, K:2018/6653 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN_ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 103. maddesiyle mülga (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinde, Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar ile bölge idare mahkemelerinin itiraz üzerine verdikleri kararlar hakkında, bir defaya mahsus olmak üzere kararın tebliğ tarihini izleyen on beş gün içinde taraflarca kararın düzeltilmesinin istenebileceği kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle, ehliyet ve tarafların vekilleri konusunda bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde uygulanması öngörülen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 50. maddesinde, medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın davada taraf ehliyetine de sahip olacağı; 51. maddesinde, dava ehliyetinin, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceği; 52. maddesinde, medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmayanların davada kanuni temsilcileri, tüzel kişilerin ise yetkili organları tarafından temsil edileceği; 72. maddesinde de, davanın vekil aracılığıyla açılması ve takip edilmesinde, kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak üzere, Borçlar Kanunu'nun temsile ilişkin hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 8. maddesinde, her insanın hak ehliyetine sahip olduğu; 9. maddesinde, fiil ehliyetine sahip olan kimsenin kendi fiilleriyle hak edinebileceği ve borç altına girebileceği; 10. maddesinde, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyetinin bulunduğu; 28. maddesinde ise kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayıp ölümle sona ereceği hüküm altına alınmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 43. maddesinde, hukuki işlemden doğan temsil yetkisinin, aksi taraflarca kararlaştırılmadıkça veya işin özelliğinden anlaşılmadıkça, temsil olunanın veya temsilcinin ölümü, gaipliğine karar verilmesi, fiil ehliyetini kaybetmesi veya iflas etmesi durumlarında sona ereceği; 513. maddesinde de, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile vekaletin kendiliğinden sona ereceği öngörülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden, UYAP sistemi üzerinden alınan nüfus kayıt örneğinde davacı ...'un 03/01/2016 tarihinde vefat ettiği, davacının vefat etmeden önce noter onaylı vekâletname ile Av. ...'a davayı takip yetkisi verdiği, anılan vekil tarafından davacının vefatından sonra dosyaya sunulan, 29/11/2018 havale tarihli karar düzeltme dilekçesiyle Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesi kararının düzeltilmesinin istenildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen hükümlere göre; yargılama işlemlerinde bulunabilmek için hak ehliyetine sahip olunması gerektiği açık olup, davacının hak ehliyeti olduğu zamanda kurulan vekalet ilişkisi, hak ehliyetinin sona ermesiyle birlikte kendiliğinden sona ermektedir.
Bu durumda; davacının vefatı ile hak (taraf) ehliyeti, dolayısıyla vekalet ilişkisi kendiliğinden sona ermiş olup, vekilin, taraf ehliyeti sona eren davacı ... adına karar düzeltme kanun yoluna başvurma yetkisi bulunmadığından, Av. ...'un kararın düzeltilmesi isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, KARARIN DÜZELTİLMESİ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 05/04/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/3988
Karar No : 2023/1759
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Valiliği
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN_ÖZETİ : Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince verilen 04/10/2018 tarih ve E:2014/5584, K:2018/6653 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN_ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 103. maddesiyle mülga (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinde, Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar ile bölge idare mahkemelerinin itiraz üzerine verdikleri kararlar hakkında, bir defaya mahsus olmak üzere kararın tebliğ tarihini izleyen on beş gün içinde taraflarca kararın düzeltilmesinin istenebileceği kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle, ehliyet ve tarafların vekilleri konusunda bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde uygulanması öngörülen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 50. maddesinde, medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın davada taraf ehliyetine de sahip olacağı; 51. maddesinde, dava ehliyetinin, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceği; 52. maddesinde, medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmayanların davada kanuni temsilcileri, tüzel kişilerin ise yetkili organları tarafından temsil edileceği; 72. maddesinde de, davanın vekil aracılığıyla açılması ve takip edilmesinde, kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak üzere, Borçlar Kanunu'nun temsile ilişkin hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 8. maddesinde, her insanın hak ehliyetine sahip olduğu; 9. maddesinde, fiil ehliyetine sahip olan kimsenin kendi fiilleriyle hak edinebileceği ve borç altına girebileceği; 10. maddesinde, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyetinin bulunduğu; 28. maddesinde ise kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayıp ölümle sona ereceği hüküm altına alınmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 43. maddesinde, hukuki işlemden doğan temsil yetkisinin, aksi taraflarca kararlaştırılmadıkça veya işin özelliğinden anlaşılmadıkça, temsil olunanın veya temsilcinin ölümü, gaipliğine karar verilmesi, fiil ehliyetini kaybetmesi veya iflas etmesi durumlarında sona ereceği; 513. maddesinde de, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile vekaletin kendiliğinden sona ereceği öngörülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden, UYAP sistemi üzerinden alınan nüfus kayıt örneğinde davacı ...'un 03/01/2016 tarihinde vefat ettiği, davacının vefat etmeden önce noter onaylı vekâletname ile Av. ...'a davayı takip yetkisi verdiği, anılan vekil tarafından davacının vefatından sonra dosyaya sunulan, 29/11/2018 havale tarihli karar düzeltme dilekçesiyle Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesi kararının düzeltilmesinin istenildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen hükümlere göre; yargılama işlemlerinde bulunabilmek için hak ehliyetine sahip olunması gerektiği açık olup, davacının hak ehliyeti olduğu zamanda kurulan vekalet ilişkisi, hak ehliyetinin sona ermesiyle birlikte kendiliğinden sona ermektedir.
Bu durumda; davacının vefatı ile hak (taraf) ehliyeti, dolayısıyla vekalet ilişkisi kendiliğinden sona ermiş olup, vekilin, taraf ehliyeti sona eren davacı ... adına karar düzeltme kanun yoluna başvurma yetkisi bulunmadığından, Av. ...'un kararın düzeltilmesi isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, KARARIN DÜZELTİLMESİ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 05/04/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.