Danıştay10. Daireİdare Hukuku
Danıştay 10. Daire E.2018/2463 K.2022/5476
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/2463
Karar No : 2022/5476
**DAVACI:** … Çatı ve Cephe Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti.
**VEKİLİ:** Av. …
**DAVALI:** … A.Ş. / …
**VEKİLİ:** Av. …
DAVANIN_KONUSU: Dava; davacı şirket tarafından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından kısa vadeli avanslar için 21 Haziran 2013-31 Aralık 2016 tarihleri arasında Resmi Gazete'de yayımlanan Tebliğler ile ilan edilen faiz oranlarının iptali istemiyle açılmıştır.
DAVACININ İDDİALARI :
Davacı şirket tarafından, dava dışı … Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. aleyhine ... İcra Müdürlüğünün … esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığı, ayrıca anılan şirketle arasında devam eden ve asıl alacağa avans faizi uygulanmasını talep ettiği ... Ticaret Mahkemesinin … esas sayılı dosyasının derdest bulunduğu, icra takibi ile dava dışı borçludan faiz talep edildiği, 3095 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca faiz hesabı yapıldığı, kanuni faiz oranının halen % 9 olduğu, Merkez Bankası tarafından ilan edilen avans faizi oranları yasal faizden yüksek olduğu için davacının da avans faizi oranlarına göre hesap yaptığı, davalı idarenin kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranına ilişkin takdir yetkisini ekonomik gerçeklere ve piyasa verilerine aykırı bir şekilde keyfi olarak tespit ettiği, dava konusu oranların yürürlükte olduğu dönemdeki mevduat faiz oranları ve ticari faiz oranlarının daha yüksek olduğu, davalı idarenin alacaklının ve borçlunun mülkiyet ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiği iddia edilmiştir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı; esas yönünden ise, idarenin işlem ve eylemlerinde yerindelik denetimi yapılamayacağı, avans faiz oranlarının 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu'nun 4., 39, ve 45. maddeleri uyarınca idarelerinin kendi görev ve işlemleri için belirlediği ve ilan ettiği oranlar olduğu, idarelerinin kanuni faiz ve temerrüt faizi oranlarını belirlemede herhangi bir yetkisi olmadığı, ilan edilen faiz oranlarının, mevcut piyasa verilerine göre tespit edildiği, günün koşullarına göre oranlarda değişiklik yapıldığı, ayrıca tarafların sözleşme ile uygulanacak faiz oranlarını belirlemekte serbest oldukları, avans faiz oranlarının uygulanmasının bu oranların taraflarca sözleşme ile belirlenen orandan fazla olması halinde söz konusu olacağı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ : Dava; davacı şirket tarafından T.C. Merkez Bankası tarafından kısa vadeli avanslar için 21 Haziran 2013-31 Aralık 2016 tarihleri arasında ilan edilen faiz oranlarının iptali istemiyle açılmıştır.
1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 1'inci maddesinde, Türkiye'de banknot ihracı imtiyazına münhasıran sahip ve bu kanunda yazılı görev ve yetkileri haiz olmak üzere "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası" unvanı altında anonim şirket olarak bir banka kurulduğu, hükmüne yer verilmiş, 4'üncü maddesinde de,bankanın temel amacının fiyat istikrarını sağlamak olduğu, bankanın, fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisinin belirleyeceği, hükmü yer almış; anılan maddede Reeskont ve avans işlemleri yapmak ankanın görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.Anılan kanunun 39. Maddesinde, Bankanın, Banka Meclisince zaman zaman tespit edilecek kendi işlemlerinde uygulayacağı reeskont, iskonto ve faiz hadlerini ve açık piyasa politikasının şartlarını ilan edeceği hükme bağlanmış; 45. Maddesinde de senet ve vesikaların reeskonta ve avansa kabulüne dair esaslar belirlenmiştir.
Yukarıda yer verilen madde hükümlerinden uyuşmazlık konusu alanda düzenleme yapma konusunda Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının yetkili olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; ilgili Yasalarda bu alanda görevli ve yetkili olduğu açık olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından mevcut uyuşmazlıkta; vadesine en çok üç ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı ile avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranları, 21.06.2013 tarihinde yıllık %10,25 ve %11; 27.12.2013 tarihinde , yıllık %9,50 ve %11;75, 14.12.2014 tarihinde yıllık %9 ve %10;50; 31.12.2016 tarihinde yıllık %8,75 ve %9,75 olarak tespit edildiği, davalı banka tarafından, yıllara göre ilan edilen avans faiz oranlarının bizzat mevcut piyasa verilerine göre tespit edildiği, değişken iktisadi şartlar, ulusal ve uluslararası piyasalardaki gelişmeler, küresel piyasalardaki durum, bankanın para politikası duruşunun sıklık derecesi ve bankalararası repo piyasasındaki faiz oranlarının marjinal fonlama oranına olan seyir seviyesi gibi faktörlere bağlı olarak geç likidite penceresi gecelik borç verme faiz oranı, davalı bankanın temel fonlama aracı olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı gibi objektif göstergeler esas alınmak suretiyle avans faiz oranlarının belirlendiği, ihtiyaç halinde değiştiği, bu şekilde oranların piyasa verilerine göre belirlendiği iddia edilmekte olup, anılan faiz oranlarının esasen davalı bankanın kendi işlemleri için belirlenen faiz oranları olduğu görülmekle davacı iddialarına itibar edilmemiştir.
Belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak davalı banka tarafından belirlenen faiz oranlarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacılar vekilinin dilekçe aşaması tamamlandıktan sonra dosyaya sunduğu 17/07/2019 tarihli dilekçede yer alan duruşma istemi 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinde belirlenen usûle uygun olmadığından ve anılan maddenin 4. fıkrası uyarınca re'sen duruşma yapılmasına gerek görülmediğinden davacının duruşma istemi reddedilerek gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı şirket tarafından, davadışı … Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. aleyhine … İcra Müdürlüğünün … esas sayılı dosyası ile 26/03/2018 tarihinde icra takibine başlandığı, ayrıca anılan şirketle arasında devam eden ve asıl alacağa avans faizi uygulanmasını talep ettiği ... Ticaret Mahkemesinin … esas sayılı dosyasının derdest bulunduğu, icra takibi ile dava dışı borçludan 21/05/2013-22/03/2018 tarihleri arasındaki dönem için avans faizi talep edildiği, davalı idarece kısa vadeli avanslar için uygulanan faiz oranına ilişkin takdir yetkisinin ekonomik gerçeklere ve piyasa verilerine aykırı bir şekilde keyfi olarak tespit edildiği ileri sürülerek Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından kısa vadeli avanslar için 21 Haziran 2013-31 Aralık 2016 tarihleri arasında ilan edilen faiz oranlarının iptali istenilmektedir.
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüş ise de; iptali istenen avans faiz oranlarının, davacı tarafından 26/03/2018 tarihinde başlatılan icra takibi kapsamında borçludan talep edilen faiz oranları bakımından 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2. maddesi uyarınca uygulanmak zorunda kalındığı dikkate alındığında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'unun 7. maddesine uygun olarak uygulama tarihinden itibaren altmış gün içinde 17/05/2018 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığından, davalı idarenin bu itirazı da yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu'nun 1. maddesinin ilk fıkrasında, Türkiye'de banknot ihracı imtiyazına münhasıran sahip ve bu Kanunda yazılı görev ve yetkileri haiz olmak üzere “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” unvanı altında anonim şirket olarak bir banka kurulduğu, ''Temel görev ve yetkiler'' başlıklı 4. maddesinde, Bankanın temel amacının fiyat istikrarını sağlamak olduğu, fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını doğrudan belirleme yetkisine sahip olduğu, fiyat istikrarını sağlama amacı ile çelişmemek kaydıyla Hükümetin büyüme ve istihdam politikalarını destekleyeceği, Hükümetle birlikte enflasyon hedefini tespit edeceği, buna uyumlu olarak para politikasını belirleyeceği; Bankanın, para politikasının uygulanmasında tek yetkili ve sorumlu olduğu, fiyat istikrarını sağlamak amacıyla bu Kanunda belirtilen para politikası araçlarını kullanmaya, uygun bulacağı diğer para politikası araçlarını da doğrudan belirlemeye ve uygulamaya yetkili olduğu kurala bağlanmış olup Bankanın görevleri arasında reeskont ve avans işlemleri yapmak da yer almaktadır.
Aynı Kanun'un "Türk parasının istikrarını korumaya ilişkin görev ve yetkiler" başlıklı 39. maddesinde, "Banka, Banka Meclisince zaman zaman tespit edilecek kendi işlemlerinde uygulayacağı reeskont, iskonto ve faiz hadlerini ve açık piyasa politikasının şartlarını ilan eder." kuralı yer almış; "Senet ve vesikaların reeskonta ve avansa kabulü" başlıklı 45. maddesinde ise, Bankanın, ticari bankalar tarafından verilecek ticari senet ve vesikaları reeskonta kabul edebileceği, bu senetler karşılığında avans da verebileceği hükmolunmuştur.
Öte yandan; 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un "Kanuni Faiz" başlıklı 1. maddesinde, "(1)Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık yüzde oniki oranı üzerinden yapılır. (2)Cumhurbaşkanı, bu oranı aylık olarak belirlemeye, yüzde onuna kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmaya yetkilidir." hükmüne; "Temerrüt Faizi" başlıklı 2. maddesinde, "(1)Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1 inci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur. (2)Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur." hükmüne yer verilmiştir.
Dava Konusu Düzenlemelerin İncelenmesi:
Anayasa'nın, dava konusu Tebliğlerin yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan haliyle 124. maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Dosyanın incelenmesinden; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından, vadesine en çok üç ay kalan senetler karşılığında yapılacak avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranları; 21/06/2013 tarihinde yıllık %11, 27/12/2013 tarihinde yıllık % 11,75, 14/12/2014 tarihinde yıllık %10,50 ve 31/12/2016 tarihinde yıllık %9,75 olarak tespit edilmiş ve aynı tarihli Resmi Gazete nüshalarında yayımlanan Tebliğler aracılığıyla ilan edilmiş olup; davacı tarafından işbu faiz oranlarının iptali istenmektedir.
Temel amacı fiyat istikrarını sağlamak olan davalı Bankanın, bu amaçla para politikasını tek yetkili ve sorumlu sıfatıyla uygulamak ve bu politikanın araçlarını doğrudan belirlemek, bu kapsamda reeskont ve avans işlemleri yapmak, ticari bankalar tarafından verilecek ticari senetler karşılığında esaslarını bizzat belirleyeceği çerçevede reeskont kredisi veya avans vermek, kendi işlemlerinde uygulayacağı reeskont ve avans faiz oranlarını ilan etmek ile görevli ve yetkili olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır.
Buna göre, davalı Banka tarafından, 21 Haziran 2013-31 Aralık 2016 tarihleri arasında kendi işlemlerinde uygulayacağı avans faiz oranlarının; fiyat istikrarını sağlamak, enflasyon beklentilerini kontrol altına almak amaçlarıyla, mevcut ekonomik ve mali veriler ile beklenti ve öngörüler dikkate alınmak suretiyle belirlenmesine yönelik dava konusu Tebliğlerde, yukarıda aktarılan 1211 sayılı Kanun'un vermiş olduğu görev ve yetki kapsamında tesis edilmesi sebebiyle hukuka ve normlar hiyerarşisi prensibine aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/2463
Karar No : 2022/5476
**DAVACI:** … Çatı ve Cephe Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti.
**VEKİLİ:** Av. …
**DAVALI:** … A.Ş. / …
**VEKİLİ:** Av. …
DAVANIN_KONUSU: Dava; davacı şirket tarafından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından kısa vadeli avanslar için 21 Haziran 2013-31 Aralık 2016 tarihleri arasında Resmi Gazete'de yayımlanan Tebliğler ile ilan edilen faiz oranlarının iptali istemiyle açılmıştır.
DAVACININ İDDİALARI :
Davacı şirket tarafından, dava dışı … Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. aleyhine ... İcra Müdürlüğünün … esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığı, ayrıca anılan şirketle arasında devam eden ve asıl alacağa avans faizi uygulanmasını talep ettiği ... Ticaret Mahkemesinin … esas sayılı dosyasının derdest bulunduğu, icra takibi ile dava dışı borçludan faiz talep edildiği, 3095 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca faiz hesabı yapıldığı, kanuni faiz oranının halen % 9 olduğu, Merkez Bankası tarafından ilan edilen avans faizi oranları yasal faizden yüksek olduğu için davacının da avans faizi oranlarına göre hesap yaptığı, davalı idarenin kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranına ilişkin takdir yetkisini ekonomik gerçeklere ve piyasa verilerine aykırı bir şekilde keyfi olarak tespit ettiği, dava konusu oranların yürürlükte olduğu dönemdeki mevduat faiz oranları ve ticari faiz oranlarının daha yüksek olduğu, davalı idarenin alacaklının ve borçlunun mülkiyet ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiği iddia edilmiştir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı; esas yönünden ise, idarenin işlem ve eylemlerinde yerindelik denetimi yapılamayacağı, avans faiz oranlarının 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu'nun 4., 39, ve 45. maddeleri uyarınca idarelerinin kendi görev ve işlemleri için belirlediği ve ilan ettiği oranlar olduğu, idarelerinin kanuni faiz ve temerrüt faizi oranlarını belirlemede herhangi bir yetkisi olmadığı, ilan edilen faiz oranlarının, mevcut piyasa verilerine göre tespit edildiği, günün koşullarına göre oranlarda değişiklik yapıldığı, ayrıca tarafların sözleşme ile uygulanacak faiz oranlarını belirlemekte serbest oldukları, avans faiz oranlarının uygulanmasının bu oranların taraflarca sözleşme ile belirlenen orandan fazla olması halinde söz konusu olacağı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ : Dava; davacı şirket tarafından T.C. Merkez Bankası tarafından kısa vadeli avanslar için 21 Haziran 2013-31 Aralık 2016 tarihleri arasında ilan edilen faiz oranlarının iptali istemiyle açılmıştır.
1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 1'inci maddesinde, Türkiye'de banknot ihracı imtiyazına münhasıran sahip ve bu kanunda yazılı görev ve yetkileri haiz olmak üzere "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası" unvanı altında anonim şirket olarak bir banka kurulduğu, hükmüne yer verilmiş, 4'üncü maddesinde de,bankanın temel amacının fiyat istikrarını sağlamak olduğu, bankanın, fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisinin belirleyeceği, hükmü yer almış; anılan maddede Reeskont ve avans işlemleri yapmak ankanın görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.Anılan kanunun 39. Maddesinde, Bankanın, Banka Meclisince zaman zaman tespit edilecek kendi işlemlerinde uygulayacağı reeskont, iskonto ve faiz hadlerini ve açık piyasa politikasının şartlarını ilan edeceği hükme bağlanmış; 45. Maddesinde de senet ve vesikaların reeskonta ve avansa kabulüne dair esaslar belirlenmiştir.
Yukarıda yer verilen madde hükümlerinden uyuşmazlık konusu alanda düzenleme yapma konusunda Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının yetkili olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; ilgili Yasalarda bu alanda görevli ve yetkili olduğu açık olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından mevcut uyuşmazlıkta; vadesine en çok üç ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı ile avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranları, 21.06.2013 tarihinde yıllık %10,25 ve %11; 27.12.2013 tarihinde , yıllık %9,50 ve %11;75, 14.12.2014 tarihinde yıllık %9 ve %10;50; 31.12.2016 tarihinde yıllık %8,75 ve %9,75 olarak tespit edildiği, davalı banka tarafından, yıllara göre ilan edilen avans faiz oranlarının bizzat mevcut piyasa verilerine göre tespit edildiği, değişken iktisadi şartlar, ulusal ve uluslararası piyasalardaki gelişmeler, küresel piyasalardaki durum, bankanın para politikası duruşunun sıklık derecesi ve bankalararası repo piyasasındaki faiz oranlarının marjinal fonlama oranına olan seyir seviyesi gibi faktörlere bağlı olarak geç likidite penceresi gecelik borç verme faiz oranı, davalı bankanın temel fonlama aracı olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı gibi objektif göstergeler esas alınmak suretiyle avans faiz oranlarının belirlendiği, ihtiyaç halinde değiştiği, bu şekilde oranların piyasa verilerine göre belirlendiği iddia edilmekte olup, anılan faiz oranlarının esasen davalı bankanın kendi işlemleri için belirlenen faiz oranları olduğu görülmekle davacı iddialarına itibar edilmemiştir.
Belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak davalı banka tarafından belirlenen faiz oranlarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacılar vekilinin dilekçe aşaması tamamlandıktan sonra dosyaya sunduğu 17/07/2019 tarihli dilekçede yer alan duruşma istemi 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinde belirlenen usûle uygun olmadığından ve anılan maddenin 4. fıkrası uyarınca re'sen duruşma yapılmasına gerek görülmediğinden davacının duruşma istemi reddedilerek gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı şirket tarafından, davadışı … Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. aleyhine … İcra Müdürlüğünün … esas sayılı dosyası ile 26/03/2018 tarihinde icra takibine başlandığı, ayrıca anılan şirketle arasında devam eden ve asıl alacağa avans faizi uygulanmasını talep ettiği ... Ticaret Mahkemesinin … esas sayılı dosyasının derdest bulunduğu, icra takibi ile dava dışı borçludan 21/05/2013-22/03/2018 tarihleri arasındaki dönem için avans faizi talep edildiği, davalı idarece kısa vadeli avanslar için uygulanan faiz oranına ilişkin takdir yetkisinin ekonomik gerçeklere ve piyasa verilerine aykırı bir şekilde keyfi olarak tespit edildiği ileri sürülerek Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından kısa vadeli avanslar için 21 Haziran 2013-31 Aralık 2016 tarihleri arasında ilan edilen faiz oranlarının iptali istenilmektedir.
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüş ise de; iptali istenen avans faiz oranlarının, davacı tarafından 26/03/2018 tarihinde başlatılan icra takibi kapsamında borçludan talep edilen faiz oranları bakımından 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2. maddesi uyarınca uygulanmak zorunda kalındığı dikkate alındığında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'unun 7. maddesine uygun olarak uygulama tarihinden itibaren altmış gün içinde 17/05/2018 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığından, davalı idarenin bu itirazı da yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu'nun 1. maddesinin ilk fıkrasında, Türkiye'de banknot ihracı imtiyazına münhasıran sahip ve bu Kanunda yazılı görev ve yetkileri haiz olmak üzere “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” unvanı altında anonim şirket olarak bir banka kurulduğu, ''Temel görev ve yetkiler'' başlıklı 4. maddesinde, Bankanın temel amacının fiyat istikrarını sağlamak olduğu, fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını doğrudan belirleme yetkisine sahip olduğu, fiyat istikrarını sağlama amacı ile çelişmemek kaydıyla Hükümetin büyüme ve istihdam politikalarını destekleyeceği, Hükümetle birlikte enflasyon hedefini tespit edeceği, buna uyumlu olarak para politikasını belirleyeceği; Bankanın, para politikasının uygulanmasında tek yetkili ve sorumlu olduğu, fiyat istikrarını sağlamak amacıyla bu Kanunda belirtilen para politikası araçlarını kullanmaya, uygun bulacağı diğer para politikası araçlarını da doğrudan belirlemeye ve uygulamaya yetkili olduğu kurala bağlanmış olup Bankanın görevleri arasında reeskont ve avans işlemleri yapmak da yer almaktadır.
Aynı Kanun'un "Türk parasının istikrarını korumaya ilişkin görev ve yetkiler" başlıklı 39. maddesinde, "Banka, Banka Meclisince zaman zaman tespit edilecek kendi işlemlerinde uygulayacağı reeskont, iskonto ve faiz hadlerini ve açık piyasa politikasının şartlarını ilan eder." kuralı yer almış; "Senet ve vesikaların reeskonta ve avansa kabulü" başlıklı 45. maddesinde ise, Bankanın, ticari bankalar tarafından verilecek ticari senet ve vesikaları reeskonta kabul edebileceği, bu senetler karşılığında avans da verebileceği hükmolunmuştur.
Öte yandan; 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un "Kanuni Faiz" başlıklı 1. maddesinde, "(1)Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık yüzde oniki oranı üzerinden yapılır. (2)Cumhurbaşkanı, bu oranı aylık olarak belirlemeye, yüzde onuna kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmaya yetkilidir." hükmüne; "Temerrüt Faizi" başlıklı 2. maddesinde, "(1)Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1 inci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur. (2)Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur." hükmüne yer verilmiştir.
Dava Konusu Düzenlemelerin İncelenmesi:
Anayasa'nın, dava konusu Tebliğlerin yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan haliyle 124. maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Dosyanın incelenmesinden; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından, vadesine en çok üç ay kalan senetler karşılığında yapılacak avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranları; 21/06/2013 tarihinde yıllık %11, 27/12/2013 tarihinde yıllık % 11,75, 14/12/2014 tarihinde yıllık %10,50 ve 31/12/2016 tarihinde yıllık %9,75 olarak tespit edilmiş ve aynı tarihli Resmi Gazete nüshalarında yayımlanan Tebliğler aracılığıyla ilan edilmiş olup; davacı tarafından işbu faiz oranlarının iptali istenmektedir.
Temel amacı fiyat istikrarını sağlamak olan davalı Bankanın, bu amaçla para politikasını tek yetkili ve sorumlu sıfatıyla uygulamak ve bu politikanın araçlarını doğrudan belirlemek, bu kapsamda reeskont ve avans işlemleri yapmak, ticari bankalar tarafından verilecek ticari senetler karşılığında esaslarını bizzat belirleyeceği çerçevede reeskont kredisi veya avans vermek, kendi işlemlerinde uygulayacağı reeskont ve avans faiz oranlarını ilan etmek ile görevli ve yetkili olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır.
Buna göre, davalı Banka tarafından, 21 Haziran 2013-31 Aralık 2016 tarihleri arasında kendi işlemlerinde uygulayacağı avans faiz oranlarının; fiyat istikrarını sağlamak, enflasyon beklentilerini kontrol altına almak amaçlarıyla, mevcut ekonomik ve mali veriler ile beklenti ve öngörüler dikkate alınmak suretiyle belirlenmesine yönelik dava konusu Tebliğlerde, yukarıda aktarılan 1211 sayılı Kanun'un vermiş olduğu görev ve yetki kapsamında tesis edilmesi sebebiyle hukuka ve normlar hiyerarşisi prensibine aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.