Danıştay10. Daireİdare HukukuCeza Hukuku
Danıştay 10. Daire E.1990/3505 K.1992/1385
Özet: 1) İdarenin yerleşim merkezinden geçen sulama kanalının çevresinde fiziki koruma önlemi almaması nedeniyle davacının çocuğunun kanala düşerek ölmesi ve hizmet kusuru sorumluluğu tartışıldı. 2) Mahkeme, idarenin sorumluluğunu kabul ederek davacıya 15.000.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti.
Daire : ONUNCU DAİRE
Karar Yılı : 1992
Karar No : 1385
Esas Yılı : 1990
Esas No : 3505
Karar Tarihi : 13/04/992
1-) YERLEŞİM MERKEZİNİN İÇİNDEN GEÇEN SULAMA KANALI ÇEVRESİNDE FİZİKİ KORUMA ÖNLEMLERİ ALMAYAN İDARENİN, DAVACININ ÇOCUĞUNUN KANALA DÜŞEREK ÖLMESİ OLAYINDA HİZMET KUSURU VE TAZMİN SORUMLULUĞU BULUNDUĞU,
2-) ÖLÜM OLAYI NEDENİYLE DUYULAN ACI VE ÜZÜNTÜ KARŞILIĞINDA MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ GEREKTİĞİ HK.<
Davacının oğlunun davalı idareye ait su kanalına düşerek ölmesi sonucu duyulan acı ve üzüntünün karşılığı olarak 15.000.000 TL. manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle açılan dava sonunda, İdare Mahkemesince, dava dosyasındaki belgelerden davacının …'nın … ilçesine bağlı … yerleşim merkezinde oturduğu, beş yaşındaki oğlunun kanal kenarında oynarken ayağının kayması sonunda 6 mt. derinliğinde, 10 mt. genişliğinde olan kanala düşerek boğulmak suretiyle hayatını kaybettiği, davacının eşi hakkında dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan açılan davanın beraatle sonuçlandığı, yerleşim biriminin içinden geçmekte olan kanalın etrafında hiçbir fiziki koruma önleminin bulunmadığının anlaşıldığı, olayda, davalı idarece yerleşim biriminin içinden gelen sulama kanalının yaratabileceği tehlikelerin önlenmesi için fiziki anlamda hiçbir önlem alınmadığının, sadece birtakım yazışmalar ve duyurularla yetinildiği hususunun tartışmasız olduğu, idarece, yürütülen hizmetin niteliği bakımından son derece yetersiz olduğuna kuşku bulunmayan bu idari önlemlerin alındığından ve Devletin olanaklarının daha fazlası için yeterli olmadığından bahisle sorumluluktan kurtulmanın mümkün bulunmadığı, bu bakımdan, davalı idarenin üzerine düşen önlem alma sorumluluğunu yerine getirmiyerek hizmet kusuru işlediğinin kabulü gerektiği, öte yandan gerek olayın meydana geliş tarzı ve gerekse adli yargı yerince davacının eşi hakkında verilen aklanma kararı karşısında, davacının kusurundan sözedilemiyeceği, olaydan duyulan ağır elem ve ıstırap ve günün koşulları karşısında istenilen tazminatın davacının sebepsiz zenginleşmesini doğuracak bir miktar olmadığının da kabulü gerektiği gerekçesiyle davacının duyduğu acı ve üzüntü nedeniyle 15.000.000 TL. manevi tazminatın davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, anılan idare mahkemesince verilen … sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar Yılı : 1992
Karar No : 1385
Esas Yılı : 1990
Esas No : 3505
Karar Tarihi : 13/04/992
1-) YERLEŞİM MERKEZİNİN İÇİNDEN GEÇEN SULAMA KANALI ÇEVRESİNDE FİZİKİ KORUMA ÖNLEMLERİ ALMAYAN İDARENİN, DAVACININ ÇOCUĞUNUN KANALA DÜŞEREK ÖLMESİ OLAYINDA HİZMET KUSURU VE TAZMİN SORUMLULUĞU BULUNDUĞU,
2-) ÖLÜM OLAYI NEDENİYLE DUYULAN ACI VE ÜZÜNTÜ KARŞILIĞINDA MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ GEREKTİĞİ HK.<
Davacının oğlunun davalı idareye ait su kanalına düşerek ölmesi sonucu duyulan acı ve üzüntünün karşılığı olarak 15.000.000 TL. manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle açılan dava sonunda, İdare Mahkemesince, dava dosyasındaki belgelerden davacının …'nın … ilçesine bağlı … yerleşim merkezinde oturduğu, beş yaşındaki oğlunun kanal kenarında oynarken ayağının kayması sonunda 6 mt. derinliğinde, 10 mt. genişliğinde olan kanala düşerek boğulmak suretiyle hayatını kaybettiği, davacının eşi hakkında dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan açılan davanın beraatle sonuçlandığı, yerleşim biriminin içinden geçmekte olan kanalın etrafında hiçbir fiziki koruma önleminin bulunmadığının anlaşıldığı, olayda, davalı idarece yerleşim biriminin içinden gelen sulama kanalının yaratabileceği tehlikelerin önlenmesi için fiziki anlamda hiçbir önlem alınmadığının, sadece birtakım yazışmalar ve duyurularla yetinildiği hususunun tartışmasız olduğu, idarece, yürütülen hizmetin niteliği bakımından son derece yetersiz olduğuna kuşku bulunmayan bu idari önlemlerin alındığından ve Devletin olanaklarının daha fazlası için yeterli olmadığından bahisle sorumluluktan kurtulmanın mümkün bulunmadığı, bu bakımdan, davalı idarenin üzerine düşen önlem alma sorumluluğunu yerine getirmiyerek hizmet kusuru işlediğinin kabulü gerektiği, öte yandan gerek olayın meydana geliş tarzı ve gerekse adli yargı yerince davacının eşi hakkında verilen aklanma kararı karşısında, davacının kusurundan sözedilemiyeceği, olaydan duyulan ağır elem ve ıstırap ve günün koşulları karşısında istenilen tazminatın davacının sebepsiz zenginleşmesini doğuracak bir miktar olmadığının da kabulü gerektiği gerekçesiyle davacının duyduğu acı ve üzüntü nedeniyle 15.000.000 TL. manevi tazminatın davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, anılan idare mahkemesince verilen … sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.