Yargıtay9. Hukuk Dairesiİş Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2012/18322 K.2012/19654
Özet: Uyuşmazlık, Bölge Çalışma Müdürlüğü raporuna dayanarak davacının muvazaa tespitine ilişkin raporu iptal etme talebidir; mahkeme, asıl-alt işverenlik ilişkisinin kanıtlanamadığını ve muvazaalı işlemin bulunmadığını belirterek raporu kabul etti. Mahkemenin kararına karşı temyiz başvurusu reddedildi, 05.06.2012 tarihinde oy birliğiyle kesin karar verildi.
MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, muvazaa tespitine ilişkin Bölge Çalışma Müdürlüğü raporunun iptalini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, asıl-alt işverenlik ilişkisinin kanıtlanamadığı, muvazaa olgusunun da bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davanın yasal dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5763 Sayılı Kanun’un 1. maddesi ile değişik 3/2. maddesidir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 5763 Sayılı Kanun’un 1. maddesi ile değişik 3/2. maddesi aynen “Bu Kanunun 2 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre iş alan alt işveren; kendi işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte, birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür. Bölge müdürlüğünce tescili yapılan bu işyerine ait belgeler gerektiğinde iş müfettişlerince incelenir. İnceleme sonucunda muvazaalı işlemin tespiti halinde, bu tespite ilişkin gerekçeli müfettiş raporu işverenlere tebliğ edilir. Bu rapora karşı tebliğ tarihinden itibaren altı işgünü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Rapora altı iş günü içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaalı işlemin tespitini onamış ise tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.” hükmünü içermektedir.
Yasanın açık hükmü karşısında Mahkemenin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5763 Sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik 3/2. maddesi çerçevesinde düzenlenen İş Müfettiş raporuna karşı yapılan itiraz üzerine verdiği kararın kesin olduğu anlaşıldığından davalının temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Mahkemenin itiraz üzerine verdiği karar 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5763 Sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik 3/2. maddesi uyarınca kesin olduğundan davalı vekilinin temyiz talebinin REDDİNE, 05.06.2012 gününde oy birliği ile karar verildi.
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, muvazaa tespitine ilişkin Bölge Çalışma Müdürlüğü raporunun iptalini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, asıl-alt işverenlik ilişkisinin kanıtlanamadığı, muvazaa olgusunun da bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davanın yasal dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5763 Sayılı Kanun’un 1. maddesi ile değişik 3/2. maddesidir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 5763 Sayılı Kanun’un 1. maddesi ile değişik 3/2. maddesi aynen “Bu Kanunun 2 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre iş alan alt işveren; kendi işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte, birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür. Bölge müdürlüğünce tescili yapılan bu işyerine ait belgeler gerektiğinde iş müfettişlerince incelenir. İnceleme sonucunda muvazaalı işlemin tespiti halinde, bu tespite ilişkin gerekçeli müfettiş raporu işverenlere tebliğ edilir. Bu rapora karşı tebliğ tarihinden itibaren altı işgünü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Rapora altı iş günü içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaalı işlemin tespitini onamış ise tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.” hükmünü içermektedir.
Yasanın açık hükmü karşısında Mahkemenin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5763 Sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik 3/2. maddesi çerçevesinde düzenlenen İş Müfettiş raporuna karşı yapılan itiraz üzerine verdiği kararın kesin olduğu anlaşıldığından davalının temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Mahkemenin itiraz üzerine verdiği karar 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5763 Sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik 3/2. maddesi uyarınca kesin olduğundan davalı vekilinin temyiz talebinin REDDİNE, 05.06.2012 gününde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.