Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/3830 K.2013/7262
Özet: Uyuşmazlık, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, patlayıcı madde bulundurma ve propagandasını yapma suçlarından sanıkların mahkum edilmesiyle ilgilidir; Mahkeme, ilgili TCK ve 3713 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde sanıkları çeşitli cezalarla mahkum etti ve temyiz başvurularını reddederek kararının kesinleşmesini sağladı.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi Suç: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, patlayıcı madde bulundurma ve silahlı terör örgütünün propagandasını yapma Hüküm: 1- Sanıklar ... ve ... hakkında; a- TCK'nın 314/3, 220/6. maddeleri yollamasıyla 314/2, 220/6-son, 53/1-2-3, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet b- 3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet (4 kez) c- TCK'nın 174/1-2, 52/2-4, 53/1-2-3, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2- Sanık ... hakkında; a- TCK'nın 314/3, 220/6. maddeleri yollamasıyla 314/2, 220/6-son, 53/1-2-3, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet b- 3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK'nın 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet (3 kez) 3- Sanık ... hakkında; a- TCK'nın 314/3, 220/6. maddeleri yollamasıyla 314/2, 220/6-son, 62, 53/1-2-3, 58/9, 63, 3713 b) 3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet (4 kez) 4- Sanık ... hakkında; a- TCK'nın 314/3, 220/6. maddeleri yollamasıyla 314/2, 220/6-son, 62, 53/1-2-3, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet b- 3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK'nın 62. maddeleri uyarınca mahkumiyet, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Temyiz edenler: Sanıklar müdafileri Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Hükmedilen cezaların süresine göre şartları bulunmadığından, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE, 1- Sanık ... hakkında silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, CMK'nın 231/12. maddesi gereğince itiraza tabi olup temyizi mümkün olmadığından temyiz incelemesine yer olmadığına, gereğinin merciince yerine getirilmesine, 2- a) Sanıklar ... ve ... hakkında patlayıcı madde bulundurma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde; Gizli tanıkların ve başka dosya sanığı ...'in dosya kapsamına uyumlu olmayan soyut beyanlarından başka sanıkların atılı patlayıcı madde bulundurma suçunu işledikleri hususunda mahkumiyetlerine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve mevcut şüphenin de sanıklar lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden beraatleri yerine yazılı gerekçe ile mahkumiyetlerine karar verilmesi, b) Sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyize gelince; Hükümden sonra 28633 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 30.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 8. maddesiyle 3713 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen 4. fıkra hükmü ve sanıklar ... ile ... hakkında patlayıcı madde bulundurma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sırasında bozulmalarına karar verilmesi karşısında sanıkların TCK’nın 220/6. maddesinde düzenlenen örgüt adına suç işleme suçundan ayrıca cezalandırılamayacakları anlaşıldığından, hukuki durumlarının yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, Kabul ve uygulamaya göre de; Sanıklar hakkında öncelikle temel ceza tayin edilip sonrasında TCK'nın 220. maddesinin 6. fıkrasının 2. cümlesindeki indirim uygulandıktan sonra devamında 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, c-) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyize gelince; Kanun koyucunun “sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleri” ifadesiyle, 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin uygulanma kapsamı bakımından; düşünce ve kanaatin içeriğinden çok açıklama yöntemini dikkate aldığı, cezanın tür ve miktarı itibariyle bir sınırlama yanında suçların tek tek sayılması yerine, düşünce ve kanaat açıklama yöntemleri bağlamında işlenebilecek suçların işlenme biçimleri itibariyle bir düzenleme yapmayı amaçladığı anlaşılmaktadır. Kanun koyucunun yukardaki amacı gerçekleştirmeye çalışırken daha genel ve imkanlara işaret eden ifade biçimleri yerine “yöntem” ifadesini tercih etmesi üzerinde durulmalıdır. Bir amaca ulaşmak için izlenen yol, usul ve metot gibi anlamlara gelen “yöntem” ifadesi, Kanunun geçici 1. maddesi çerçevesinde ele alındığında, korunmak istenenin; her türlü düşünce ve kanaat açıklama biçimi olmadığı, aksine; bir eylemin bu kapsamda kalabilmesi için meşru olan ve düşünce ve kanaat açıklaması bağlamında mutad olan bir yöntemle işlenmiş olması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Buradan hareketle, eylemin işleniş yönteminin bizzat ayrı bir suç oluşturduğu veya düşünce ve kanaati açıklamak bakımından mutad kabul edilemeyecek olması halinde geçici 1. madde hükmü uygulanamayacaktır.6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinde ifadesini bulan ve başkaca yazım biçimleri arasından tercih edilen “düşünce ve kanaat açıklama yöntemleri” ibaresi bu ilkeler ve Kanunun genel gerekçesi çerçevesinde değerlendirilmiş, terör örgütü propagandasını yapma eyleminin, ifade özgürlüğü ile yakın ilişkileri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince değerlendiriliş biçimi (29.06.2006 tarihli Öllinger-Avusturya, 26.07.2007 tarihli Barankevich-Rusya kararları gibi) nazara alınmıştır. Buna göre, sanıkların 3713 sayılı Kanunun 7/2. maddesine uygun olduğu kabul edilen eylemlerinin mutad ve meşru bir “düşünce ve kanaat açıklama yöntemi” olduğu kabul edildiğinden, sanıklara yüklenen suçların tarihleri ve işlenme yöntemleri ile temel şekli itibariyle gerektirdiği cezanın süresine göre, hükümden önce 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında düşünce ve kanaat açıklama yöntemiyle işlendikleri ve bu nedenle sanıklar hakkında silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan açılan davalara ilişkin olarak kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanıklar ..., ... ve ...'in TAHLİYELERİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değillerse derhal salıverilmesi için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Temyiz edenler: Sanıklar müdafileri Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Hükmedilen cezaların süresine göre şartları bulunmadığından, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE, 1- Sanık ... hakkında silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, CMK'nın 231/12. maddesi gereğince itiraza tabi olup temyizi mümkün olmadığından temyiz incelemesine yer olmadığına, gereğinin merciince yerine getirilmesine, 2- a) Sanıklar ... ve ... hakkında patlayıcı madde bulundurma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde; Gizli tanıkların ve başka dosya sanığı ...'in dosya kapsamına uyumlu olmayan soyut beyanlarından başka sanıkların atılı patlayıcı madde bulundurma suçunu işledikleri hususunda mahkumiyetlerine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve mevcut şüphenin de sanıklar lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden beraatleri yerine yazılı gerekçe ile mahkumiyetlerine karar verilmesi, b) Sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyize gelince; Hükümden sonra 28633 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 30.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 8. maddesiyle 3713 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen 4. fıkra hükmü ve sanıklar ... ile ... hakkında patlayıcı madde bulundurma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sırasında bozulmalarına karar verilmesi karşısında sanıkların TCK’nın 220/6. maddesinde düzenlenen örgüt adına suç işleme suçundan ayrıca cezalandırılamayacakları anlaşıldığından, hukuki durumlarının yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, Kabul ve uygulamaya göre de; Sanıklar hakkında öncelikle temel ceza tayin edilip sonrasında TCK'nın 220. maddesinin 6. fıkrasının 2. cümlesindeki indirim uygulandıktan sonra devamında 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, c-) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyize gelince; Kanun koyucunun “sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleri” ifadesiyle, 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin uygulanma kapsamı bakımından; düşünce ve kanaatin içeriğinden çok açıklama yöntemini dikkate aldığı, cezanın tür ve miktarı itibariyle bir sınırlama yanında suçların tek tek sayılması yerine, düşünce ve kanaat açıklama yöntemleri bağlamında işlenebilecek suçların işlenme biçimleri itibariyle bir düzenleme yapmayı amaçladığı anlaşılmaktadır. Kanun koyucunun yukardaki amacı gerçekleştirmeye çalışırken daha genel ve imkanlara işaret eden ifade biçimleri yerine “yöntem” ifadesini tercih etmesi üzerinde durulmalıdır. Bir amaca ulaşmak için izlenen yol, usul ve metot gibi anlamlara gelen “yöntem” ifadesi, Kanunun geçici 1. maddesi çerçevesinde ele alındığında, korunmak istenenin; her türlü düşünce ve kanaat açıklama biçimi olmadığı, aksine; bir eylemin bu kapsamda kalabilmesi için meşru olan ve düşünce ve kanaat açıklaması bağlamında mutad olan bir yöntemle işlenmiş olması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Buradan hareketle, eylemin işleniş yönteminin bizzat ayrı bir suç oluşturduğu veya düşünce ve kanaati açıklamak bakımından mutad kabul edilemeyecek olması halinde geçici 1. madde hükmü uygulanamayacaktır.6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinde ifadesini bulan ve başkaca yazım biçimleri arasından tercih edilen “düşünce ve kanaat açıklama yöntemleri” ibaresi bu ilkeler ve Kanunun genel gerekçesi çerçevesinde değerlendirilmiş, terör örgütü propagandasını yapma eyleminin, ifade özgürlüğü ile yakın ilişkileri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince değerlendiriliş biçimi (29.06.2006 tarihli Öllinger-Avusturya, 26.07.2007 tarihli Barankevich-Rusya kararları gibi) nazara alınmıştır. Buna göre, sanıkların 3713 sayılı Kanunun 7/2. maddesine uygun olduğu kabul edilen eylemlerinin mutad ve meşru bir “düşünce ve kanaat açıklama yöntemi” olduğu kabul edildiğinden, sanıklara yüklenen suçların tarihleri ve işlenme yöntemleri ile temel şekli itibariyle gerektirdiği cezanın süresine göre, hükümden önce 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında düşünce ve kanaat açıklama yöntemiyle işlendikleri ve bu nedenle sanıklar hakkında silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan açılan davalara ilişkin olarak kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanıklar ..., ... ve ...'in TAHLİYELERİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değillerse derhal salıverilmesi için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.