‹ Ana sayfa
Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/8299 K.2013/4334

Esas No: 2012/8299 · Karar No: 2013/4334 · Karar Tarihi: 12.03.2013
Özet: Uyuşmazlık, sanıklar arasında menfaat çatışmasının bulunup bulunmadığı, TCK’nın 168/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı ve mala zarar verme suçunun 153/1. maddesi yerine 152/1‑a maddesinden uygulanmasının bozma nedeni oluşturup oluşturmayacağı konularında ortaya çıkmıştır. Mahkeme, hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü onaylarken, mala zarar verme suçundan kurulan hükmü “sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 153/1. maddesinde düzenlenen ibadethanelere zarar verme suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle bozmuştur.
İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Yazısının Tarihi : 06.08.2012
İtiraz Edilen Daire Kararı : 15.05.2012 tarih ve 2011/8426 - 2012/6177 sayılı, hırsızlık suçundan onama ve mala zarar verme suçundan bozma kararı
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2008 tarih, 2008/110-2008/294 sayılı kararı
İtirazla İlgili Hüküm : 1- TCK'nın 142/1-a, 143/1, 62, 53 ve 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet ve erteleme 2- TCK'nın 152/1-a, 62 ve 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet ve erteleme
Suç : Mala zarar verme, hırsızlık

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun"un 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendi:
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mala zarar verme, hırsızlık suçlarından açılan davanın yargılaması sonunda her iki suçtan kurulan mahkumiyet hükmünün sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine; Dairemizce hırsızlık suçundan kurulan hüküm onanmış, mala zarar verme suçundan kurulan hükmün ise “sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 153/1. maddesinde düzenlenen ibadethanelere zarar verme suçunu oluşturduğu, hukuki durumlarının buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşüldüğünden” bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 06.08.2012 tarihli itiraz dilekçesinde özetle;
“Sanıklardan ... ile diğer sanıklar ... ve ... arasında menfaat çatışması bulunduğundan tümünün savunmasının aynı müdafiye yaptırılamayacağı gözetilmeden CMK'nın 152. maddesine aykırı davranılması; hırsızlık suçundan dolayı rızaen gerçekleşen kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı katılandan sorulup sonucuna göre sanıklar hakkında TCK'nın 168/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükmün bozulması; kabule göre ise sanıklar arasında menfaat çatışması bulunmadığı kabul edildiği takdirde mala zarar verme suçundan TCK'nın 153/1. maddesi yerine aynı Kanunun 152/1-a maddesi ile uygulama yapılmasının sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmaması gerektiğinden hükmün onanmasını” ileri sürerek Dairemiz kararına karşı itirazda bulunmuştur.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasındaki uyuşmazlık, sanıklar arasında menfaat çatışmasının bulunup bulunmadığı, sanıklar hakkında TCK'nın 168/1. maddesinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı ve mala zarar verme suçundan 153/1. maddesi yerine 152/1-a maddesinden uygulama yapılmasının bozma nedeni yapılıp yapılamayacağına ilişkindir.

İtiraz, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2. ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendiğinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “Şüpheli veya sanığın birden fazla olması halinde savunma” başlıklı 152. maddesinde; “Yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafie verilebilir” hükmü getirilmiş,
5237 sayılı TCK'nın “Mala zarar vermenin nitelikli halleri” başlıklı 152/1-a maddesinde; “Mala zarar verme suçunun kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına ayrılmış yer, bina, tesis, veya diğer eşya hakkında işlenmesi halinde verilecek ceza iki katına kadar arttırılır” hükmüne yer verilmiş, anılan Kanunun ibadethanelere ve mezarlıklara zarar vermeyi düzenleyen 153/1. maddesinde; “İbadethanelere, bunların eklentilerine, buralardaki eşyaya, mezarlara, bunların üzerindeki yapılara, mezarlıklardaki tesislere, mezarlıkların korunmasına yönelik olarak yapılan yapıları yıkmak, bozmak veya kırmak suretiyle zarar veren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” şeklinde düzenlemeye gidilmiştir.

TCK'nın etkin pişmanlığı düzenleyen 168/1. maddesinde ise “Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas, taksirli iflas ve karşılıksız yararlanma suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir” denilerek cezada indirim öngörülmüştür. Temyiz incelemesi sırasında öncelikle usule ilişkin hususlar inceleneceğinden itiraz nedenleri arasında sanıklar arasında menfaat çatışması bulunup bulunmadığı hususu öncelikle incelenmiştir.

Sanıklardan ...'ın suçları diğer sanıklarla birlikte işlediklerini söylemesi, sanık ...'nın suçları ...'ın işlediğini iddia etmesi ve sanık ...'nin ise suçlarla bir ilgisinin bulunmadığını savunması karşısında;
Dosya kapsamı da nazara alındığında aralarında menfaat çatışması bulunan sanıkların aynı müdafiinin hukuki yardımından yararlandırılmaları savunmada zafiyete sebebiyet vereceği kabul edilip itiraz öncelikle bu nedenle yerinde görülerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR:
1- Dairemizin itiraz edilen hırsızlık suçundan onama ve mala zarar verme suçundan bozma kararının kaldırılmasına,
2- Sanıklar müdafiinin temyizinin incelenmesinde;
Aralarında menfaat çatışması bulunan sanıkların aynı müdafii tarafından savunulması suretiyle CMK'nın 152. maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı olup sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?