Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/3355 K.2012/11175
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından dolayı mahkumiyet kararıyla ilgili temyiz talepleridir; Mahkeme, temyiz taleplerini reddederek, sanıkların mahkumiyet kararlarını onaylayarak 12.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar vermiştir.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Hüküm: 1- Sanık ... hakkında; Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından; Beraat 2- Sanık ... hakkında; a- TCK'nın 152/1-a, 58/7. maddeleri uyarınca mahkumiyet b- TCK'nın 265/1, 58/7. maddeleri uyarınca mahkumiyet c- TCK'nın 125/3-a, 125/4, 43/2, 58/7. maddeleri uyarınca mahkumiyet 3- Sanık ... hakkında; a- TCK'nın 265/1. maddesi uyarınca mahkumiyet b- TCK'nın 125/3-a, 125/4, 43/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı olmayan İçişleri Bakanlığının davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup, hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden katılan idare vekilinin temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Sanıklar hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmaması, madde ile düzenlenen hak yoksunluğunun kazanılmış hak teşkil etmeyip, güvenlik tedbiri niteliğinde bulunması ve hürriyeti bağlayıcı cezanın kanuni sonucu olarak her zaman uygulanması mümkün görülmüş, görevi yaptırmamak için direnme suçunun birden çok sanık tarafından ve silah kullanılarak gerçekleştirilmesi nedeniyle cezanın TCK'nın 265/3-4. madde ve fıkraları ile artırılması gerektiği ve ayrıca bu suçun birden fazla polis memuruna karşı cebir ve şiddet göstererek hukuksal anlamda tek bir fiil ile gerçekleştirilmesi nedeniyle aynı nev'iden fikri içtimaın koşulları gerçekleşmiş bulunduğundan, sanıklar hakkında anılan suçtan tayin olunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 43/2. maddesi ile arttırılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 12.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Hüküm: 1- Sanık ... hakkında; Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından; Beraat 2- Sanık ... hakkında; a- TCK'nın 152/1-a, 58/7. maddeleri uyarınca mahkumiyet b- TCK'nın 265/1, 58/7. maddeleri uyarınca mahkumiyet c- TCK'nın 125/3-a, 125/4, 43/2, 58/7. maddeleri uyarınca mahkumiyet 3- Sanık ... hakkında; a- TCK'nın 265/1. maddesi uyarınca mahkumiyet b- TCK'nın 125/3-a, 125/4, 43/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı olmayan İçişleri Bakanlığının davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup, hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden katılan idare vekilinin temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Sanıklar hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmaması, madde ile düzenlenen hak yoksunluğunun kazanılmış hak teşkil etmeyip, güvenlik tedbiri niteliğinde bulunması ve hürriyeti bağlayıcı cezanın kanuni sonucu olarak her zaman uygulanması mümkün görülmüş, görevi yaptırmamak için direnme suçunun birden çok sanık tarafından ve silah kullanılarak gerçekleştirilmesi nedeniyle cezanın TCK'nın 265/3-4. madde ve fıkraları ile artırılması gerektiği ve ayrıca bu suçun birden fazla polis memuruna karşı cebir ve şiddet göstererek hukuksal anlamda tek bir fiil ile gerçekleştirilmesi nedeniyle aynı nev'iden fikri içtimaın koşulları gerçekleşmiş bulunduğundan, sanıklar hakkında anılan suçtan tayin olunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 43/2. maddesi ile arttırılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 12.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.