Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/3308 K.2013/14926
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: 6136 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
6136 sayılı Kanunda ve TCK'nın 174. maddesinde düzenlenen ve kasten işlenebilen bu suçlardan sanığın sorumlu tutulabilmesi bakımından sanığın kastı ve ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerin mevcut olmadığının belirlenmesi yanında örgütün faaliyeti çerçevesinde taşınan eşyanın “silah ve patlayıcı olma” niteliğinin ortaya konulması gereklidir.
Bu çerçeveden bakıldığında; Dairemizin 08.02.2013 tarih ve 2011/1772 esas, 2013/2156 sayılı kararında da açıklandığı üzere silahlı terör örgütü üyeleri, örgüt üyesi olarak ve kasten taşıdıkları bu tür eşyadan kastları mevcut olduğu sürece sorumlu tutulacaklar, olayın özelliğine göre en kısa zamanda teslim olmaları koşuluyla, örgütten ayrılma ve teslim olma iradesini oluşturmalarından itibaren bu eşyayı taşımalarında kural olarak kastlarının mevcut olmadığı kabul edilecektir.
Somut olayda; kırsalda örgütün faaliyeti çerçevesinde 1 yıl boyunca taşıdığı silahla birlikte teslim olan sanığın silahının 6136 sayılı Kanun kapsamında olduğunun ve atılı suçun maddi ve manevi unsurlarıyla birlikte oluştuğunun, bu suça ilişkin manevi unsurun kaçmasına kadar mevcut olduğu ve bu tarih itibariyle dava zamanaşımı süresinin de dolmadığının açıkça anlaşılması karşısında, sanığın, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan cezalandırılması gerekirken manevi unsurun değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: 6136 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
6136 sayılı Kanunda ve TCK'nın 174. maddesinde düzenlenen ve kasten işlenebilen bu suçlardan sanığın sorumlu tutulabilmesi bakımından sanığın kastı ve ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerin mevcut olmadığının belirlenmesi yanında örgütün faaliyeti çerçevesinde taşınan eşyanın “silah ve patlayıcı olma” niteliğinin ortaya konulması gereklidir.
Bu çerçeveden bakıldığında; Dairemizin 08.02.2013 tarih ve 2011/1772 esas, 2013/2156 sayılı kararında da açıklandığı üzere silahlı terör örgütü üyeleri, örgüt üyesi olarak ve kasten taşıdıkları bu tür eşyadan kastları mevcut olduğu sürece sorumlu tutulacaklar, olayın özelliğine göre en kısa zamanda teslim olmaları koşuluyla, örgütten ayrılma ve teslim olma iradesini oluşturmalarından itibaren bu eşyayı taşımalarında kural olarak kastlarının mevcut olmadığı kabul edilecektir.
Somut olayda; kırsalda örgütün faaliyeti çerçevesinde 1 yıl boyunca taşıdığı silahla birlikte teslim olan sanığın silahının 6136 sayılı Kanun kapsamında olduğunun ve atılı suçun maddi ve manevi unsurlarıyla birlikte oluştuğunun, bu suça ilişkin manevi unsurun kaçmasına kadar mevcut olduğu ve bu tarih itibariyle dava zamanaşımı süresinin de dolmadığının açıkça anlaşılması karşısında, sanığın, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan cezalandırılması gerekirken manevi unsurun değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.