‹ Ana sayfa
Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/3292 K.2012/10648

Esas No: 2012/3292 · Karar No: 2012/10648 · Karar Tarihi: 03.10.2012
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın silahlı terör örgütü üyesi olma, patlayıcı madde bulundurma ve atma, mala zarar verme suçlarından hüküm getirilmesiyle ilgiliydi; mahkeme, tüm suçlamaları kabul ederek sanığı TCK’nın 174/1‑2, 52/2, 58/9, 3713 sayılı Kanun 5/2 maddeleri uyarınca mahkum etti ve kararını onayladı.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Silahlı terör örgütü üyesi olma, patlayıcı madde bulundurma, patlayıcı madde atma, mala zarar verme
Hüküm: 1- TCK’nın 174/1-2, 52/2, 58/9, 3713 sayılı Kanunun 5/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet, (iki kez)
2- TCK’nın 151/1, 152/2-a, 35/2, 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
3- TCK’nın 170/1-c, 35/2, 53/1-2-3, 58/9, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet
4- TCK’nın 314/3. maddesi yollaması ile
TCK’nın 314/2, 53/1-2-3, 58/9, 3713 sayılı
Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tayin olunan cezaların süresi itibariyle şartları oluşmadığından, sanık müdafiinin duruşma isteminin CMUK'nın 318. maddesi gereğince REDDİNE,
1- Silahlı terör örgütü üyesi olma ve patlayıcı madde bulundurma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Patlayıcı madde bulundurma suçundan kurulan hükümlerde, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesi ile düzenlenen hak yoksunluğunun güvenlik tedbiri niteliğinde olduğu, infaza ilişkin olup kazanılmış hak teşkil etmeyeceği ve hürriyeti bağlayıcı cezanın kanuni sonucu olarak her zaman uygulanması mümkün görülmüştür.

Sanığın, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sübut bulan ve çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk gösteren eylemlerinin silahlı örgüte üye olma suçunu oluşturacağı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bu yöne ilişkin 2-a numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde yukarıdaki eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

2- Patlayıcı madde atma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince,

a) 23.10.2008 tarihinde atılan molotofun patlamaması ancak market camının çarpmanın etkisiyle kırılması suretiyle zarar meydana gelmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 42. maddesi hükmü karşısında, yakarak mala zarar verme suçunun patlayıcı madde atma fiilini ağırlaştırıcı neden sayan bileşik suç niteliğinde olup, eylemin anılan Kanunun 151/1, 152/2-a, 35. maddeleri gereğince yakarak mala zarar vermeye teşebbüs suçunu oluşturacağı, sanığın hukuki durumunun buna göre tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

b) Sanığın 15.01.2009 tarihli olay nedeniyle üzerine atılı yakarak mala zarar verme suçunda, bu suçun örgütün faaliyeti kapsamında işlenmesi halinde kanunda özel bir arttırımın öngörülmediği, sanığa TCK'nın 151/1. maddesi uyarınca verilen 6 ay hapis cezasının yakarak zarar verilmesi nedeniyle TCK'nın 152/2-a maddesi uyarınca iki kat arttırılarak 18 ay hapis cezasına hükmedilmesi ve tayin olunan bu cezadan 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini,

c) Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün yasal sonucu olarak TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,

d) Hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara ilişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 105/2-b maddesiyle 3713 sayılı Kanunun 13. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle; sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?