Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/11547 K.2013/4339
Özet: Uyuşmazlık, savunma hakkının korunması kapsamında iddianamenin sorgudan önce okunup okunmadığının CMK 191/3‑b maddesine aykırılık teşkil edip etmediğiyle ilgilidir. Mahkeme, sanığın iddianame ile uyumlu savunma yaptığını ve haklarının bilincinde olduğunu değerlendirerek bozma kararını kaldırmış, davayı devam ettirmiştir.
İtiraz Eden: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Yazısının Tarihi: 15.12.2012
İtiraz Edilen Daire Kararı: 30.10.2012 tarih ve 2012/5162 - 2012/11817 sayılı bozma kararı
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı: Ayaş Sulh Ceza Mahkemesinin 02.11.2011 tarih, 2009/108-2011/222 sayılı kararı
İtirazla İlgili Hüküm: TCK'nın 292/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet
İtiraza Konu Olan Sanık: ...
Suç: Hükümlünün kaçması
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendi:
Sanık hakkında hükümlünün kaçması suçundan açılan davanın yargılaması sonunda kurulan mahkumiyet hükmü, sanık tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce “İddianame okunmadan sanığın sorgusu yapılmak suretiyle CMK'nın 147, 191/3-b maddelerine muhalefet edilmesi” kanuna aykırı görüldüğünden bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 15.12.2012 tarihli itiraz dilekçesinde;
“Dosyanın incelenmesinde Yüksek Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararının yerinde olmadığı görülmüştür. Zira sanığın savunmasının alınması için Sincan Sulh Ceza Mahkemesine yazılan talimat yazısı ekinde iddianamenin ekli olduğu ve sanığın savunması alınırken "Ayaş Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/108 esas sayılı talimat yazısı okundu. Duruşmadan bağışık tutulmayı istiyorum dedi. Sanığa CMK'nın 147. maddesindeki hakları okundu, müdafii seçme hakkının bulunduğu bildirildi, haklarını anladığını müdafii istemediğini söyledi" şeklinde sanığın savunması alınmadan önce tutanak düzenlenmiştir.
Sanık sorgusunda iddianame ile uyumlu bir savunma yapmıştır.
CMK’nın 191/3-b maddesinde iddianamenin duruşmada hazır bulunan sanığa okunması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Bu düzenleme ile amaçlanan, sanığın hangi eyleminden dolayı yargılandığı hakkında bilgi sahibi olması ve mahkeme huzurunda kendisini savunabilmesidir. Ancak somut yargılamada sanık hakkında düzenlenen yakalama emri ekinde iddianamenin olduğu belirtilen, CMK’nın 147. maddesinde düzenlenen hakları hatırlatılan sanık, hangi suçlama ile karşı karşıya olduğunu açık ve net bir şekilde öğrenmiştir. Dolayısıyla, sorgu sırasında iddianamenin okunmamasının sanığın savunma hakkını kısıtlamadığı” ileri sürülerek Dairemiz bozma kararına karşı itirazda bulunulmuş ve hükmün onanması talep edilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasındaki uyuşmazlık, iddianame ile uyumlu savunma yapan sanığa, CMK'nın 191/3-b maddesine aykırılık oluşturacak şekilde, sorgusundan önce iddianamenin okunduğunun duruşma tutanağına yazılmamış olmasının, savunma hakkının kısıtlanmasına neden olan ve mutlak bozmayı gerektiren bir kanuna aykırılık durumu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir.
İtiraz, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendiğinde;
Talimat ile sorgusu yapılan sanığın iddianame ile uyumlu bir savunma yaptığı ve savunmasının alınması için Sincan Sulh Ceza Mahkemesine yazılan talimat yazısı ekinde de iddianamenin ekli olduğu nazara alındığında, ayrıca Dairemizin onama kararından sonra verilen ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2013 tarih ve 2012/9-1464 esas sayılı kararının gerekçesi de nazara alındığında itiraz yerinde görülerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR:
1- Dairemizin itiraz edilen bozma kararının kaldırılmasına,
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İtiraz Yazısının Tarihi: 15.12.2012
İtiraz Edilen Daire Kararı: 30.10.2012 tarih ve 2012/5162 - 2012/11817 sayılı bozma kararı
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı: Ayaş Sulh Ceza Mahkemesinin 02.11.2011 tarih, 2009/108-2011/222 sayılı kararı
İtirazla İlgili Hüküm: TCK'nın 292/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet
İtiraza Konu Olan Sanık: ...
Suç: Hükümlünün kaçması
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendi:
Sanık hakkında hükümlünün kaçması suçundan açılan davanın yargılaması sonunda kurulan mahkumiyet hükmü, sanık tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce “İddianame okunmadan sanığın sorgusu yapılmak suretiyle CMK'nın 147, 191/3-b maddelerine muhalefet edilmesi” kanuna aykırı görüldüğünden bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 15.12.2012 tarihli itiraz dilekçesinde;
“Dosyanın incelenmesinde Yüksek Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararının yerinde olmadığı görülmüştür. Zira sanığın savunmasının alınması için Sincan Sulh Ceza Mahkemesine yazılan talimat yazısı ekinde iddianamenin ekli olduğu ve sanığın savunması alınırken "Ayaş Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/108 esas sayılı talimat yazısı okundu. Duruşmadan bağışık tutulmayı istiyorum dedi. Sanığa CMK'nın 147. maddesindeki hakları okundu, müdafii seçme hakkının bulunduğu bildirildi, haklarını anladığını müdafii istemediğini söyledi" şeklinde sanığın savunması alınmadan önce tutanak düzenlenmiştir.
Sanık sorgusunda iddianame ile uyumlu bir savunma yapmıştır.
CMK’nın 191/3-b maddesinde iddianamenin duruşmada hazır bulunan sanığa okunması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Bu düzenleme ile amaçlanan, sanığın hangi eyleminden dolayı yargılandığı hakkında bilgi sahibi olması ve mahkeme huzurunda kendisini savunabilmesidir. Ancak somut yargılamada sanık hakkında düzenlenen yakalama emri ekinde iddianamenin olduğu belirtilen, CMK’nın 147. maddesinde düzenlenen hakları hatırlatılan sanık, hangi suçlama ile karşı karşıya olduğunu açık ve net bir şekilde öğrenmiştir. Dolayısıyla, sorgu sırasında iddianamenin okunmamasının sanığın savunma hakkını kısıtlamadığı” ileri sürülerek Dairemiz bozma kararına karşı itirazda bulunulmuş ve hükmün onanması talep edilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasındaki uyuşmazlık, iddianame ile uyumlu savunma yapan sanığa, CMK'nın 191/3-b maddesine aykırılık oluşturacak şekilde, sorgusundan önce iddianamenin okunduğunun duruşma tutanağına yazılmamış olmasının, savunma hakkının kısıtlanmasına neden olan ve mutlak bozmayı gerektiren bir kanuna aykırılık durumu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir.
İtiraz, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendiğinde;
Talimat ile sorgusu yapılan sanığın iddianame ile uyumlu bir savunma yaptığı ve savunmasının alınması için Sincan Sulh Ceza Mahkemesine yazılan talimat yazısı ekinde de iddianamenin ekli olduğu nazara alındığında, ayrıca Dairemizin onama kararından sonra verilen ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2013 tarih ve 2012/9-1464 esas sayılı kararının gerekçesi de nazara alındığında itiraz yerinde görülerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR:
1- Dairemizin itiraz edilen bozma kararının kaldırılmasına,
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.