Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/11044 K.2013/4713
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların trafik güvenliğini tehlikeye sokma, suç üstlenmeye azmettirme ve yalan tanıklık/azmettirme suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının temyizidir. Mahkeme, denetimli serbestlik süresinin “1 yıl” olarak belirlenmesini kanuna aykırı bulup hükmü bozarak, ilgili bölümü çıkarıp diğer usul ve kanun hükümlerine uygun şekilde onaylamıştır.
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, suç üstlenmeye azmettirme, yalan tanıklık ve yalan tanıklığa azmettirme
Hüküm: 1- Sanık ... hakkında; TCK’nın 272/1, 62/1, 51/1-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme 2- Sanık ... hakkında; a- TCK’nın 179/3-2, 53/1-2-3, 58/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet b- TCK’nın 38/1. maddesi yollamasıyla 270/1, 53/1-2-3, 58/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet c- TCK’nın 38/1. maddesi yollamasıyla 272/1, 53/1-2-3, 58/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve suç üstlenmeye azmettirme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat, takdir ve uygulaması ile incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108. maddesinde düzenlenmiş olup aynı maddenin 5. fıkrası ile de tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu nedenlerle denetimli serbestlik süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde "1 yıl süre ile" denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkralarının TCK'nın 58. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünden “1 yıl” olan denetimli serbestlik süresine ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında yalan tanıklığa azmettirme ve sanık ... hakkında yalan tanıklık suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyize gelince;
Tanık dinleme yetkisi bulunmayan kolluk tarafından düzenlenen "bilgi alma tutanağı"ndaki beyanı nedeniyle yalan tanıklık ve yalan tanıklığa azmettirme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden, sanıkların beraati yerine yazılı gerekçeyle mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, suç üstlenmeye azmettirme, yalan tanıklık ve yalan tanıklığa azmettirme
Hüküm: 1- Sanık ... hakkında; TCK’nın 272/1, 62/1, 51/1-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme 2- Sanık ... hakkında; a- TCK’nın 179/3-2, 53/1-2-3, 58/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet b- TCK’nın 38/1. maddesi yollamasıyla 270/1, 53/1-2-3, 58/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet c- TCK’nın 38/1. maddesi yollamasıyla 272/1, 53/1-2-3, 58/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve suç üstlenmeye azmettirme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat, takdir ve uygulaması ile incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108. maddesinde düzenlenmiş olup aynı maddenin 5. fıkrası ile de tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu nedenlerle denetimli serbestlik süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde "1 yıl süre ile" denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkralarının TCK'nın 58. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünden “1 yıl” olan denetimli serbestlik süresine ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında yalan tanıklığa azmettirme ve sanık ... hakkında yalan tanıklık suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyize gelince;
Tanık dinleme yetkisi bulunmayan kolluk tarafından düzenlenen "bilgi alma tutanağı"ndaki beyanı nedeniyle yalan tanıklık ve yalan tanıklığa azmettirme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden, sanıkların beraati yerine yazılı gerekçeyle mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.