Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/10660 K.2013/1622
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 9. Ceza Dairesi 2012/10660 E., 2013/1622 K. kararında, sanık _'ın kasten yaralama, hakaret, tehdit ve mala zarar verme suçlarından mahkum edilişiyle birlikte 2000 TL adli para cezası onaylanarak, 1412 sayılı CMUK kapsamında temyiz edilemez hale getirildi; şu anda mahkeme tüm temyiz taleplerini oybirliğiyle reddederek kararını kesinleştirmiştir.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Kasten yaralama, hakaret, tehdit, mala zarar verme
Hüküm: 1- Sanık ... hakkında;
TCK'nın 86/2, 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet (2000 TL APC)
2- Sanık ... hakkında;
a) TCK'nın 86/2, 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet (2000 TL APC)
b) TCK'nın 125/1-3-a, 62/1, 53/1, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
c) TCK'nın 106/1-1, 62/1, 53/1, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
d) TCK'nın 152/1-a, 62/1, 53/1, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan adli para cezasının miktarı ve 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesindeki temyiz sınırı karşısında, hükmün kesin olması,
Sanık ... yönünden ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 18.03.2008 tarih ve 7/56 sayılı kararında da belirtildiği gibi, zorunlu müdafiin sanığı temsil edebilmesi ve müdafiiliğin geçerli sayılabilmesi için atamanın sanığa bildirilmiş ve sanığın da buna itiraz etmemiş olmasının gerektiği,
sanığın atamadan haberdar edilmediği durumlarda zorunlu müdafii sanık lehine gibi görünen bazı işlemleri yapmış olsa dahi bu işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı, gerekçeli kararın sanık ...'a tebliğ edilmesine rağmen hükmü temyiz etmediği de nazara alınarak, Av. ... 'ın usulüne uygun olarak elde edilmiş bir yetkiye dayanmaması, sanık ... ... hakkında kurulan hükmün ise kesin nitelikte olması nedeniyle temyiz taleplerinin CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, 06.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Kasten yaralama, hakaret, tehdit, mala zarar verme
Hüküm: 1- Sanık ... hakkında;
TCK'nın 86/2, 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet (2000 TL APC)
2- Sanık ... hakkında;
a) TCK'nın 86/2, 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet (2000 TL APC)
b) TCK'nın 125/1-3-a, 62/1, 53/1, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
c) TCK'nın 106/1-1, 62/1, 53/1, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
d) TCK'nın 152/1-a, 62/1, 53/1, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan adli para cezasının miktarı ve 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesindeki temyiz sınırı karşısında, hükmün kesin olması,
Sanık ... yönünden ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 18.03.2008 tarih ve 7/56 sayılı kararında da belirtildiği gibi, zorunlu müdafiin sanığı temsil edebilmesi ve müdafiiliğin geçerli sayılabilmesi için atamanın sanığa bildirilmiş ve sanığın da buna itiraz etmemiş olmasının gerektiği,
sanığın atamadan haberdar edilmediği durumlarda zorunlu müdafii sanık lehine gibi görünen bazı işlemleri yapmış olsa dahi bu işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı, gerekçeli kararın sanık ...'a tebliğ edilmesine rağmen hükmü temyiz etmediği de nazara alınarak, Av. ... 'ın usulüne uygun olarak elde edilmiş bir yetkiye dayanmaması, sanık ... ... hakkında kurulan hükmün ise kesin nitelikte olması nedeniyle temyiz taleplerinin CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, 06.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.