Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/3908 K.2010/9504
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat
Dava Tarihi: 17.12.2008
Hüküm: 6.000 TL manevi tazminatın 17.12.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve 1.100 TL vekalet ücreti ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Reddedilen kısım üzerinden 1.100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dava dilekçesi üzerinde hakim havalesi bulunmadığından, dilekçeyi göndermekte aracı kılınan Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yazdığı üst yazının tarihi olan 17.12.2002 tarihinin dava tarihi olarak kabulü ile talep doğrultusunda bu tarihten itibaren yasal faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (1) nolu düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tutuklandığı tarihteki paranın satınalma gücü ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hak ve nasafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve taspiti gerekirken, davacıya bu ölçülere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmedilmesi,
2- Reddedilen tazminat miktarı üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 23.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat
Dava Tarihi: 17.12.2008
Hüküm: 6.000 TL manevi tazminatın 17.12.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve 1.100 TL vekalet ücreti ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Reddedilen kısım üzerinden 1.100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dava dilekçesi üzerinde hakim havalesi bulunmadığından, dilekçeyi göndermekte aracı kılınan Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yazdığı üst yazının tarihi olan 17.12.2002 tarihinin dava tarihi olarak kabulü ile talep doğrultusunda bu tarihten itibaren yasal faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (1) nolu düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tutuklandığı tarihteki paranın satınalma gücü ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hak ve nasafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve taspiti gerekirken, davacıya bu ölçülere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmedilmesi,
2- Reddedilen tazminat miktarı üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 23.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.