Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/16689 K.2012/1730
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 2010/16689 E. dosyasındaki mala zarar verme işlemiyle ilgili hükmü 9.02.2012’de oybirliğiyle bozdu, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazlarını kabul etti.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Mala zarar verme
Hüküm: 765 sayılı TCK'nın 516/3, 522, 647 sayılı Kanunun 4, 5, 6. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- İl Özel İdaresine ait sulama kuyusunun vanasını kırarak zarar veren sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'nın 516/2. fıkrasının 5. bendine uyduğu gözetilmeden aynı maddenin 3. bendi uyarınca ceza tayini,
2- Uygulanan kanun maddesinde yaptırım olarak hapis cezası ile birlikte adli para cezası da öngürüldüğü gözetilmeden, sadece hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
3- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Hüküm tarihinde yürürlükte olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki "hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na ilişkin düzenleme karşısında; suçun niteliği, hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetilip dosyada bulanan adli sicil kayıtları da değerlendirilerek, sanıkların hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Mala zarar verme
Hüküm: 765 sayılı TCK'nın 516/3, 522, 647 sayılı Kanunun 4, 5, 6. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- İl Özel İdaresine ait sulama kuyusunun vanasını kırarak zarar veren sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'nın 516/2. fıkrasının 5. bendine uyduğu gözetilmeden aynı maddenin 3. bendi uyarınca ceza tayini,
2- Uygulanan kanun maddesinde yaptırım olarak hapis cezası ile birlikte adli para cezası da öngürüldüğü gözetilmeden, sadece hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
3- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Hüküm tarihinde yürürlükte olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki "hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na ilişkin düzenleme karşısında; suçun niteliği, hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetilip dosyada bulanan adli sicil kayıtları da değerlendirilerek, sanıkların hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.