Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/166 K.2011/30469
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Mala zarar verme
Hüküm: TCK’nın 151/1, 62/1, 51/1-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...'ye ait nüfus kaydı UYAP aracılığı ile temin edilip dosya arasına konulmuştur.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1- Maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından şikayetçi ...'in olayda başkaca görgü tanığının bulunmaması nedeniyle CMK'nın 235/4 maddesi uyarınca duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmesi ve kendisi ile birlikte olay yeri olan evde bulunduğu anlaşılan tanık ...'in beyanının tespiti gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanıkların, şikayetçinin borcunu ödemediği, kendilerine hakaret ettiği, elinde bıçak olduğu halde tehdit ettiği yönündeki savunmaları karşısında, bu hususta tanık olarak, olay yerinde olduğu iddia edilen sanık ... ...’nin kızı, sanık ...’nin kardeşi olan kişinin kimliğinin tespiti ile dinlenilmesinden sonra sanıklar lehine haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Cezası ertelenen sanıklar hakkında 1 yıldan az süreyle denetim süresi belirlenmesi suretiyle TCK'nın 51/3. maddesine muhalefet edilmesi,
4- Yargılama giderinin hatalı hesaplanması sonucu eksik tayini ve sanıklardan tahsiline karar verilmesi gerekirken sanık adı belirtilmeksizin sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 21.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Mala zarar verme
Hüküm: TCK’nın 151/1, 62/1, 51/1-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...'ye ait nüfus kaydı UYAP aracılığı ile temin edilip dosya arasına konulmuştur.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1- Maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından şikayetçi ...'in olayda başkaca görgü tanığının bulunmaması nedeniyle CMK'nın 235/4 maddesi uyarınca duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmesi ve kendisi ile birlikte olay yeri olan evde bulunduğu anlaşılan tanık ...'in beyanının tespiti gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanıkların, şikayetçinin borcunu ödemediği, kendilerine hakaret ettiği, elinde bıçak olduğu halde tehdit ettiği yönündeki savunmaları karşısında, bu hususta tanık olarak, olay yerinde olduğu iddia edilen sanık ... ...’nin kızı, sanık ...’nin kardeşi olan kişinin kimliğinin tespiti ile dinlenilmesinden sonra sanıklar lehine haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Cezası ertelenen sanıklar hakkında 1 yıldan az süreyle denetim süresi belirlenmesi suretiyle TCK'nın 51/3. maddesine muhalefet edilmesi,
4- Yargılama giderinin hatalı hesaplanması sonucu eksik tayini ve sanıklardan tahsiline karar verilmesi gerekirken sanık adı belirtilmeksizin sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 21.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.