Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2016/1066 K.2016/2319
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, bankacılık malının kötüye kullanımı ve hırsızlık suçlarını içeren dosyada, sanık tarafından yapılan temyiz itirazlarını reddederek suçun sabit olmadığı gerekçesiyle hüküm açıklanmasının geri bırakılmasının kaldırılmasına karar vererek, 29.02.2016’da oybirliğiyle kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, hırsızlık
HÜKÜM: Hükümlülük ve erteleme
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Bozmaya uyularak; yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçların oluşumuna, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, suçların sabit olmadığına yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak:
Sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın mahkumiyet kararı niteliğinde bulunmadığı, inceleme konusu dosyadaki suçun işlenme tarihinin de 29.07.2011 olup 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/8. maddesinin yürürlük tarihi olan 28.06.2014 tarihinden önce olduğu ve bozmaya uyulduğu halde, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulup yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşan kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değer- lendirilmesi gerekirken, sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği şeklindeki yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 29.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, hırsızlık
HÜKÜM: Hükümlülük ve erteleme
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Bozmaya uyularak; yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçların oluşumuna, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, suçların sabit olmadığına yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak:
Sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın mahkumiyet kararı niteliğinde bulunmadığı, inceleme konusu dosyadaki suçun işlenme tarihinin de 29.07.2011 olup 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/8. maddesinin yürürlük tarihi olan 28.06.2014 tarihinden önce olduğu ve bozmaya uyulduğu halde, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulup yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşan kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değer- lendirilmesi gerekirken, sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği şeklindeki yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 29.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.