Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/8191 K.2012/17169
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 2004‑2005 yıllarında silahla ateş etmesi ve tehdit işlemi nedeniyle 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve genel güvenliği tehlikeye sokma suçlarından hüküm giymesidir; mahkeme, temyiz incelemesinde cezanın eksiksiz tayin edildiğini, dava zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle tehdit suçundan hükmü düşürdüğünü ve kararını oybirliğiyle bozup yeniden yargılama gerektirmeden karara vardığını belirtti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık, genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme ve tehdit
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde:
Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan uygulama yapılırken, tüm dosya kapsamından sanığın 17.10.2004 ve 27.01.2005 tarihlerinde silahla ateş ettiği anlaşılmakla, iki eylem arasındaki süre dikkate alınarak eylemlerini yenilenen kasıt ile işlediğinin kabulü ile iki kez cezalandırılması gerekirken TCK.nun 43. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin oybirliğiyle (ONANMASINA),
2- Sanık hakkında katılana karşı işlediği tehdit suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde:
20.10.2004 olan suç tarihinin mahallinde karar başlığına yazılması mümkün görülmüştür.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA) ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek (DÜŞÜRÜLMESİNE), 21.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık, genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme ve tehdit
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde:
Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan uygulama yapılırken, tüm dosya kapsamından sanığın 17.10.2004 ve 27.01.2005 tarihlerinde silahla ateş ettiği anlaşılmakla, iki eylem arasındaki süre dikkate alınarak eylemlerini yenilenen kasıt ile işlediğinin kabulü ile iki kez cezalandırılması gerekirken TCK.nun 43. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin oybirliğiyle (ONANMASINA),
2- Sanık hakkında katılana karşı işlediği tehdit suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde:
20.10.2004 olan suç tarihinin mahallinde karar başlığına yazılması mümkün görülmüştür.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA) ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek (DÜŞÜRÜLMESİNE), 21.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.