Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/23741 K.2012/27174
Özet: Uyuşmazlık, hükümlünün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinden yararlanması talebinin ve infazın ortadan kaldırılması isteğinin incelenmesiyle ilgilidir; mahkeme, kararın kesinleşmesinin ardından dava zamanaşımının geçerli olmadığını belirleyerek, itirazı reddettiği ve infazın durdurulmasını kabul ettiği 13.10.2011 tarihli kararı kesin nitelikte ilan etmiştir.
Hükümlü ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümlerinden yararlanması konusundaki vaki talep ile bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; hükümlülüğüne ve müsadereye ilişkin kesinleşen karardan sonra davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesi ve hükümlü hakkında infazın ortadan kaldırılması talep edilmekle yapılan inceleme sonunda; talebin reddine dair (SANDIKLI) Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 08.09.2011 gün ve 2008/172 esas, 2008/311 ek karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın mahkumiyetine ilişkin yerel mahkeme kararının 04.04.2002 gün, 13398/4697 sayılı kararı ile onanmasından sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun lehe hüküm içerip içermediğine ilişkin yapılan uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararın da 22.02.2011 gün ve 15324/1486 sayılı kararı ile onanmış ve hüküm kesinleşmiş bulunduğundan, 5252 sayılı Yasanın 9/4. maddesi uyarınca ''kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanamayacağından'', dava zamanaşımı 04.04.2002 tarihinden sonra uygulanamayacağı cihetle, 22.09.2011 tarihli itirazı reddeden merci Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2011 tarihli kararı kesin nitelikte bulunduğundan ve Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin kamu davasının düşürülmesine ve infazın durdurulmasına ilişkin talebin reddine dair 08.05.2011 tarihli kararı ise hükmün infazı ile ilgili bulunduğundan 5275 sayılı Yasanın 98, 101. maddeleri gereğince itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından hükümlü müdafiinin temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca (REDDİNE), gereğinin mahallinde yerine getirilmesine, 13.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın mahkumiyetine ilişkin yerel mahkeme kararının 04.04.2002 gün, 13398/4697 sayılı kararı ile onanmasından sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun lehe hüküm içerip içermediğine ilişkin yapılan uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararın da 22.02.2011 gün ve 15324/1486 sayılı kararı ile onanmış ve hüküm kesinleşmiş bulunduğundan, 5252 sayılı Yasanın 9/4. maddesi uyarınca ''kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanamayacağından'', dava zamanaşımı 04.04.2002 tarihinden sonra uygulanamayacağı cihetle, 22.09.2011 tarihli itirazı reddeden merci Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2011 tarihli kararı kesin nitelikte bulunduğundan ve Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin kamu davasının düşürülmesine ve infazın durdurulmasına ilişkin talebin reddine dair 08.05.2011 tarihli kararı ise hükmün infazı ile ilgili bulunduğundan 5275 sayılı Yasanın 98, 101. maddeleri gereğince itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından hükümlü müdafiinin temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca (REDDİNE), gereğinin mahallinde yerine getirilmesine, 13.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.