Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/1959 K.2012/9240
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 6136 sayılı yasa ihlali, parada sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından yargılanmasıdır; mahkeme, temyiz incelemesi sonucunda para cezası tutarını düzelterek hapis cezasıyla birlikte 375 TL adli para cezasına hükmetmiş ve özel belgede sahtecilik kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık, parada sahtecilik ve özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Parada sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün oybirliğiyle (ONANMASINA),
2- 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanan kanıtlara, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1-5252 sayılı Yasanın 5/2. madde ve fıkrası uyarınca sanığa 6136 sayılı Yasanın 13/1. madde ve fıkrasından tayin edilen temel adli para cezasının 450 Türk Lirasından fazla olamayacağının gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olduğu ve sanık hakkında sonuç olarak adli para cezasına hükmedildiği gözetilmeden anılan maddenin uygulanmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında 6136 sayılı yasanın 13/1. madde ve fıkrası uyarınca hapis cezası yanında tayin olunan 489 TL adli para cezasının 450 Türk Lirası adli para cezası ve 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi uygulanarak belirlenen 407 TL adli para cezasının 375 Türk Lirası adli para cezası olarak belirlenmesi ve hükümden 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkranın çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
3- Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde ise;
Sanığın hayali bir şirket adına tanzim edilmiş sahte faturaları komisyon karşılığında satmaya çalıştığının iddia ve kabul olunmasına, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 01.01.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4369 sayılı Yasa ile değişik 359/b-1 maddesine göre vergi kanunları uyarınca düzenlenmesi gereken belgelerin sahte olarak düzenlenmesinin suçun oluşumu için yeterli olmasına bu belgelerin kullanılması ve vergi ziyaı doğmasının suçun unsuru olmaktan çıkartılmasına göre, suç tarihi de nazara alınarak sanığın eyleminin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/b-1 madde ve fıkrası kapsamında kaldığı ve anılan Yasanın 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaa alınarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden ve suç vasfının tayininde de yanılgıya düşülerek yazılı şekilde "özel belgede sahtecilik" suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 21.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık, parada sahtecilik ve özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Parada sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün oybirliğiyle (ONANMASINA),
2- 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanan kanıtlara, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1-5252 sayılı Yasanın 5/2. madde ve fıkrası uyarınca sanığa 6136 sayılı Yasanın 13/1. madde ve fıkrasından tayin edilen temel adli para cezasının 450 Türk Lirasından fazla olamayacağının gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olduğu ve sanık hakkında sonuç olarak adli para cezasına hükmedildiği gözetilmeden anılan maddenin uygulanmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında 6136 sayılı yasanın 13/1. madde ve fıkrası uyarınca hapis cezası yanında tayin olunan 489 TL adli para cezasının 450 Türk Lirası adli para cezası ve 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi uygulanarak belirlenen 407 TL adli para cezasının 375 Türk Lirası adli para cezası olarak belirlenmesi ve hükümden 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkranın çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
3- Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde ise;
Sanığın hayali bir şirket adına tanzim edilmiş sahte faturaları komisyon karşılığında satmaya çalıştığının iddia ve kabul olunmasına, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 01.01.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4369 sayılı Yasa ile değişik 359/b-1 maddesine göre vergi kanunları uyarınca düzenlenmesi gereken belgelerin sahte olarak düzenlenmesinin suçun oluşumu için yeterli olmasına bu belgelerin kullanılması ve vergi ziyaı doğmasının suçun unsuru olmaktan çıkartılmasına göre, suç tarihi de nazara alınarak sanığın eyleminin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/b-1 madde ve fıkrası kapsamında kaldığı ve anılan Yasanın 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaa alınarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden ve suç vasfının tayininde de yanılgıya düşülerek yazılı şekilde "özel belgede sahtecilik" suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 21.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.