Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/14496 K.2012/30702
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 15.10.2012 tarihli kararında, 5237 sayılı TCK’nın 38. maddesi ve 170/1-a fıkrası uyarınca, katılanların benzinle yangın çıkarma eyleminin suç oluşturduğunu kabul ederek, vekil ve katılımcı itirazlarını reddeden, ancak ceza miktarıyla ilgili hak saklı tutarak, kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde yangın çıkarma
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Bozmaya uyularak; yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, katılan vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Katılanlara ait ikametgahın mutfak penceresine benzin dökmek suretiyle yakarak zarar verme şeklinde gerçekleşen olayda, TCK.nun 37/2. madde ve fıkrası kapsamında suça iştirak eden sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 151/1, 152/2-a madde ve fıkralarında düzenlenen yakarak mala zarar verme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, TCK.nun 38. maddesi delaletiyle aynı yasanın 170/1-a madde ve fıkrası ile uygulama yapılması,
2- Kendisini vekille temsil ettiren katılanlar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi,
3- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanunun 53/1. maddesinde yazılı hak yoksunluğuna karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde yangın çıkarma
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Bozmaya uyularak; yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, katılan vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Katılanlara ait ikametgahın mutfak penceresine benzin dökmek suretiyle yakarak zarar verme şeklinde gerçekleşen olayda, TCK.nun 37/2. madde ve fıkrası kapsamında suça iştirak eden sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 151/1, 152/2-a madde ve fıkralarında düzenlenen yakarak mala zarar verme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, TCK.nun 38. maddesi delaletiyle aynı yasanın 170/1-a madde ve fıkrası ile uygulama yapılması,
2- Kendisini vekille temsil ettiren katılanlar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi,
3- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanunun 53/1. maddesinde yazılı hak yoksunluğuna karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.