Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/4377 K.2012/18539
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜM: Hükümlülük ve erteleme
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay CGK.nun 27.9.2011 gün 168/186 sayılı ve 4.10.2011 gün 171/196 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerini kısa kararda uygulamayan yerel mahkemenin, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmadığını gerekçeli kararın gerekçe kısmında belirtmesi, 5271 sayılı CMK.nda yer alan açık düzenlemeler karşısında usul ve yasaya aykırılık oluşturmadığından, tebliğnamede yer alan bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Bozmaya uyularak; yapılan yargılamaya, toplanan kanıtlara, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
Suçun kesintisiz suçlardan olması ve keşifte tecavüzün devam ettiğinin saptanması nedeniyle suç tarihinin hukuki kesintinin meydana geldiği iddianame tarihi olan “07.10.2005” olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında 25.05.2005 olarak yanlış yazılması ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun uygulanması gerekirken, suç tarihinde yürürlükte olmayan 765 sayılı TCK. ile uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK.nun 326/son madde ve fıkrası uyarınca kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 30.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜM: Hükümlülük ve erteleme
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay CGK.nun 27.9.2011 gün 168/186 sayılı ve 4.10.2011 gün 171/196 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerini kısa kararda uygulamayan yerel mahkemenin, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmadığını gerekçeli kararın gerekçe kısmında belirtmesi, 5271 sayılı CMK.nda yer alan açık düzenlemeler karşısında usul ve yasaya aykırılık oluşturmadığından, tebliğnamede yer alan bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Bozmaya uyularak; yapılan yargılamaya, toplanan kanıtlara, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
Suçun kesintisiz suçlardan olması ve keşifte tecavüzün devam ettiğinin saptanması nedeniyle suç tarihinin hukuki kesintinin meydana geldiği iddianame tarihi olan “07.10.2005” olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında 25.05.2005 olarak yanlış yazılması ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun uygulanması gerekirken, suç tarihinde yürürlükte olmayan 765 sayılı TCK. ile uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK.nun 326/son madde ve fıkrası uyarınca kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 30.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.