Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/2321 K.2011/3220
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK.nun 34/2 ve 232/6. madde ve fıkralarına göre hüküm fıkrasında verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığının ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken, temyiz süresinin ne zaman başlayacağı ve temyiz merciinin kararda gösterilmediği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul olunarak yapılan incelemede;
Sanık hakkında hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın, TCK.nun 50/1-c madde ve fıkrası uyarınca 2 yıl süre ile bir meslek yada sanat öğrenmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkanıda bulunan bir eğitim kurumuna devam etme seçenek tedbirine çevrilmesi karşısında, sözkonusu seçenek tedbiri için anılan maddenin 1. fıkrasının (f) bendinde olduğu gibi gönüllü olmak koşulu yada sanığın rızasının alınması aranmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, (ONANMASINA), 2.5.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK.nun 34/2 ve 232/6. madde ve fıkralarına göre hüküm fıkrasında verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığının ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken, temyiz süresinin ne zaman başlayacağı ve temyiz merciinin kararda gösterilmediği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul olunarak yapılan incelemede;
Sanık hakkında hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın, TCK.nun 50/1-c madde ve fıkrası uyarınca 2 yıl süre ile bir meslek yada sanat öğrenmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkanıda bulunan bir eğitim kurumuna devam etme seçenek tedbirine çevrilmesi karşısında, sözkonusu seçenek tedbiri için anılan maddenin 1. fıkrasının (f) bendinde olduğu gibi gönüllü olmak koşulu yada sanığın rızasının alınması aranmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, (ONANMASINA), 2.5.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.