Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/15667 K.2012/35779
Özet: Uyuşmazlık, sanığın sahte plaka ve tescil belgeleri ile ilgili sahtecilik suçundan kaynaklanmaktadır; mahkeme, eksik inceleme ve yasal prosedürlerin ihmal edilmesi nedeniyle verilen hükmü bozarak yeni bir karar vermeyi kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühürde sahtecilik ve suç eşyasını kabul etme
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Dosyadaki trafik belgesinden, sanığın aracı satın aldıktan sonra 2004 ve 2005 yıllarında araç muayenesi yaptırdığının anlaşılması karşısında, belgede belirtilen araç muayene işlemlerinin gerçek olup olmadığı araç muayene istasyonlarından sorulmak ve muayeneye ilişkin belgelerde araç trafik ve tescil belgelerindeki bilgilerle motor ve şasi numaralarının farklı olup olmadıkları araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi,
II- Kabul ve uygulamaya göre ise;
1- Suça konu sahte plaka, tescil ve trafik belgelerinin değişik tarihlerde düzenlendiğinin kanıtlanmadığı bu nedenle olayda 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı; belge sayısı, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Belgede sahtecilik suçlarında, sahte belgenin aldatıcı nitelikte olup olmadığının tespiti mahkemeye ait olup, suça konu plaka ve tüm sahte belgelerin duruşmada incelenip özelliklerinin tutanağa geçirilerek ve gerekçeli kararda aldatma niteliği tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle karar verilmesi,
3- Suça konu belgelerin denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulmaması,
4- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5- Suç eşyasının kabul edilmesi suçundan kurulan hükümde, hapis cezası alt sınırdan tayin edilirken adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
6- Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mühürde sahtecilik ve suç eşyasını kabul etme
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Dosyadaki trafik belgesinden, sanığın aracı satın aldıktan sonra 2004 ve 2005 yıllarında araç muayenesi yaptırdığının anlaşılması karşısında, belgede belirtilen araç muayene işlemlerinin gerçek olup olmadığı araç muayene istasyonlarından sorulmak ve muayeneye ilişkin belgelerde araç trafik ve tescil belgelerindeki bilgilerle motor ve şasi numaralarının farklı olup olmadıkları araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi,
II- Kabul ve uygulamaya göre ise;
1- Suça konu sahte plaka, tescil ve trafik belgelerinin değişik tarihlerde düzenlendiğinin kanıtlanmadığı bu nedenle olayda 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı; belge sayısı, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Belgede sahtecilik suçlarında, sahte belgenin aldatıcı nitelikte olup olmadığının tespiti mahkemeye ait olup, suça konu plaka ve tüm sahte belgelerin duruşmada incelenip özelliklerinin tutanağa geçirilerek ve gerekçeli kararda aldatma niteliği tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle karar verilmesi,
3- Suça konu belgelerin denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulmaması,
4- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5- Suç eşyasının kabul edilmesi suçundan kurulan hükümde, hapis cezası alt sınırdan tayin edilirken adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
6- Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.