Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/15616 K.2012/36713
Özet: Uyuşmazlık, sanığın mühürde ve resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm getirilmesi üzerine temyiz itirazlarıdır; mahkeme, bu itirazların yerinde görülmediğini belirterek, hukuki gerekçelerle cezanın devam ettirildiğine karar vermiştir. Mahkeme, sanığın mühürde ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükmü tesis ettiğini kabul ederek, temyiz itirazlarını reddetmiş ve verilen cezayı sürdürmüştür.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühürde ve resmi belgede sahtecilik ve suç eşyasını kullanmak
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Suç eşyasının satın alınması suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin, eksik incelemeyle ka- rar verildiğine ve fazla ceza tayin edildiğine dair yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Hapis cezası alt sınırdan tayin edilirken adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunası,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
II- Mühürde sahtecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve
../..
S/2
takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanık müdafiinin eksik incelemeyle karar verildiğine ve fazla ceza tayin edildiğine dair yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Belgede sahtecilik suçunun oluşması için suça konu yazı veya mührün kağıt üzerinde olması zorunlu olmayıp metal üzerine yazı yazılması halinde de 5237 sayılı TCK.nun 204. maddesinde yazılı suçun oluşacağı ve anılan maddenin gerekçesinde belirtildiği üzere araç plakalarının da resmi belge olduğu cihetle, somut olayda sahte plaka, tescil ve trafik belgelerinin değişik tarihlerde düzenlendiği belirlenemediğinden 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı ve belgeleri kullanan sanığın eyleminin aynı Yasanın 204/1. maddesindeki sahtecilik suçunu oluşturduğu; belge sayısı, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerekirken yazılı şekilde mühürde sahtecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükmü tesisi,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Suça konu sahte plakalar ile motorlu araç tescil ve motorlu araç trafik belgelerinin dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mühürde ve resmi belgede sahtecilik ve suç eşyasını kullanmak
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Suç eşyasının satın alınması suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin, eksik incelemeyle ka- rar verildiğine ve fazla ceza tayin edildiğine dair yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Hapis cezası alt sınırdan tayin edilirken adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunası,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
II- Mühürde sahtecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve
../..
S/2
takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanık müdafiinin eksik incelemeyle karar verildiğine ve fazla ceza tayin edildiğine dair yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Belgede sahtecilik suçunun oluşması için suça konu yazı veya mührün kağıt üzerinde olması zorunlu olmayıp metal üzerine yazı yazılması halinde de 5237 sayılı TCK.nun 204. maddesinde yazılı suçun oluşacağı ve anılan maddenin gerekçesinde belirtildiği üzere araç plakalarının da resmi belge olduğu cihetle, somut olayda sahte plaka, tescil ve trafik belgelerinin değişik tarihlerde düzenlendiği belirlenemediğinden 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı ve belgeleri kullanan sanığın eyleminin aynı Yasanın 204/1. maddesindeki sahtecilik suçunu oluşturduğu; belge sayısı, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerekirken yazılı şekilde mühürde sahtecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükmü tesisi,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Suça konu sahte plakalar ile motorlu araç tescil ve motorlu araç trafik belgelerinin dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.