Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/11100 K.2011/18218
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık, görevli memura direnme ve mühürde/ resmi belgede sahtecilik suçlarından hüküm getirilmesiyle ilgilidir. Mahkeme, temyiz itirazlarını değerlendirerek, ilgili yasaların uygulanması hatalarını düzeltmiş ve 28.12.2011 tarihli kararla sanığın hırsızlık ve direnme suçlarından hükmünü bozmuş, mühürde sahtecilik suçundan ise hüküm getirmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mühürde ve resmi belgede sahtecilik ile görevli memura direnme
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1. Sanık hakkında hırsızlık suçundan yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin oybirliğiyle (ONANMASINA),
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanan kanıtlara, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
3. Mühürde sahtecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanan kanıtlara, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
Belgede sahtecilik suçunun oluşması için suça konu yazı veya mührün kağıt üzerinde olması zorunlu olmayıp metal üzerine yazı yazılması halinde de 5237 sayılı TCK.nun 204. maddesinde yazılı suçun oluşacağı ve anılan maddenin gerekçesinde belirtildiği üzere araç plakalarının da resmi belge olduğu cihetle, somut olayda sahte plaka ile tescil, trafik ve sürücü belgelerinin değişik tarihlerde düzenlendiğinin anlaşılamaması karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı ve sanığın eyleminin aynı yasanın 204/1. maddesindeki sahtecilik suçunu oluşturduğu; belge sayısı, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu gözetilerek ceza tayini ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK. ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanarak hangisinin sanık lehine olduğunun 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca karşılaştırılmak suretiyle belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uy- gulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 28.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, mühürde ve resmi belgede sahtecilik ile görevli memura direnme
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1. Sanık hakkında hırsızlık suçundan yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin oybirliğiyle (ONANMASINA),
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanan kanıtlara, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
3. Mühürde sahtecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanan kanıtlara, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
Belgede sahtecilik suçunun oluşması için suça konu yazı veya mührün kağıt üzerinde olması zorunlu olmayıp metal üzerine yazı yazılması halinde de 5237 sayılı TCK.nun 204. maddesinde yazılı suçun oluşacağı ve anılan maddenin gerekçesinde belirtildiği üzere araç plakalarının da resmi belge olduğu cihetle, somut olayda sahte plaka ile tescil, trafik ve sürücü belgelerinin değişik tarihlerde düzenlendiğinin anlaşılamaması karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı ve sanığın eyleminin aynı yasanın 204/1. maddesindeki sahtecilik suçunu oluşturduğu; belge sayısı, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu gözetilerek ceza tayini ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK. ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanarak hangisinin sanık lehine olduğunun 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca karşılaştırılmak suretiyle belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uy- gulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 28.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.