Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/4064 K.2012/4455
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 6136 sayılı yasaya aykırılık ve kasten yaralama suçlarından dolayı hapis cezası verilmesi sırasında Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddelerinin (86/3, 53/1-2, 50/1, 51/1) yanlış uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Mahkeme, sanığın hapis cezalarının fazla artırıldığını ve yasal haklarının ihlal edildiğini kabul ederek, kararın iptalini ve ilgili maddelerin yeniden değerlendirilmesiyle yeni bir hüküm verilmesini kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kasten yaralama
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahke- menin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- Kasten yaralama suçunun eşe karşı silahla işlenmesi nedeniyle; sanığa verilen cezanın, 5237 sayılı TCK.nun 86/3. maddesi gereğince bir kez arttırılması gerektiği gözetilmeden, iki defa arttırılması suretiyle sonuçta sanığa fazla ceza tayini,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin 1. fıkrasında sanığın, kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlen- mesindeki özelliklere göre kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilebileceği hükmü getirilmiş olmakla; bu hususlar irdelenmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet etmek suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4- 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla, adli sicil kaydına göre ertelemeye engel sabıkası olmayan sanığın, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık irdelenmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hapis cezalarının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
5- Sabıka kaydında bulunan mahkumiyetinin silinme koşulları oluşan sanığın, 5271 sayılı CMK.nun 231/6-b madde, fıkra ve bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işle- meyeceği hususunda oluşan kanaate göre hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, yeterli ve yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMA- SINA), 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kasten yaralama
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahke- menin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- Kasten yaralama suçunun eşe karşı silahla işlenmesi nedeniyle; sanığa verilen cezanın, 5237 sayılı TCK.nun 86/3. maddesi gereğince bir kez arttırılması gerektiği gözetilmeden, iki defa arttırılması suretiyle sonuçta sanığa fazla ceza tayini,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin 1. fıkrasında sanığın, kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlen- mesindeki özelliklere göre kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilebileceği hükmü getirilmiş olmakla; bu hususlar irdelenmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet etmek suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4- 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla, adli sicil kaydına göre ertelemeye engel sabıkası olmayan sanığın, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık irdelenmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hapis cezalarının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
5- Sabıka kaydında bulunan mahkumiyetinin silinme koşulları oluşan sanığın, 5271 sayılı CMK.nun 231/6-b madde, fıkra ve bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işle- meyeceği hususunda oluşan kanaate göre hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, yeterli ve yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMA- SINA), 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.